Zorbalığınız Öldürüyor

Kaçınız internet denilen şu dünyada gerçek sizsiniz?

Hanginiz saf kimliğiniz ya da gerçek duygularınızla sosyal medyada yer alıyorsunuz? Sosyal medya denilen sanal ortamda çizdiğiniz hümanist kimliğin yanında gerçekte ne kadar zorbasınız? Ya da sosyal medyada fütursuzca zorbalık yaptığınız, yargıladığınız insanların karşısına çıktığında gerçekten düşündüklerinizi söyleyebiliyor musunuz? Sahi kuzum siz kimsiniz?

Sosyal medya dediğimiz ortam ağzı olanın konuştuğu, insanlarla dalga geçmek, insanları yargılamak ve kendi ezik duygularınızı, egolarınızı tatmin etmek için kullandığınız bir yer mi gerçekten?

Sorularımın cevabını siz de bilmiyorsunuz belki de ya da insanlığınızı sorgulamaya bile yanaşmayacak kadar karakterleriniz kokuşmuş. Ölüm, doğum, doğal afet, dış görünüş hakkında aklınıza ilk geleni söylemenin insanlar üzerinde nasıl bir etki yaratacağının farkında değilsiniz. Belki size hiç bu yaşatılmadı ya da o kadar çok yaşadınız ki öfkenizi bu kadar adice dışarı atmaya çalışıyorsunuz.

Siber zorbalık… İnsanların her türlü zayıflığını kullanarak onların acılarına ya da varlıklarına yüklediğiniz anlamlar. Kimsenin sizinle aynı olmak zorunda olmadığını öğrenene kadar devam ettireceğiniz bir iğrençlik…

Son yıllarda siber zorbalık yüzünden kaç kişinin intihara sürüklendiğini, psikolojilerinin alt üst olduğunu ya da onların hayatlarını nasıl etkilediğini bilmemek mümkün değil. İnsanların acılarını yargılayacak kadar sosyal medyada vakit geçirenler olarak bir fikriniz olmadığını da iddia edemezsiniz.

Siz insanların acılarını yaşama şeklini ya da sosyal medyayı nasıl kullandıkların yargılayacak yetkide değilsiniz, hiçbirimiz değiliz. Belki bir an gerçek hayattan soyutlanmak için sosyal medyada var olunabileceğini, yazılanların her zaman gerçekleri yansıtmak zorunda olmadığını anlamanız ne kadar sürecek?

Yargıladığınız insanların hangisinin hayatını biliyorsunuz? Sibel’in dış görünüşüyle dalga geçenlerden farkınız var mı? Yok! İnsan dışı duygularınızla fırsatçılık yapmanız haklı olduğunuzu göstermiyor. Özellikle kendi kimliğinizi bile kullanmadan yazdığınız şeylerin insanların hayatında ne derece etkili olduğunu düşünemeyecek kadar insanlıktan uzaksınız.

Siber zorbalık öldürüyor farkında mısınız? İnsanları tek bir model üzerinden dış görünüşüyle yargıladığınız her an özgüveni düşük kadınlar, belli bir kalıba sığmak zorunda hisseden erkekler, başkasına benzemek için her şeyi yapan çocuklar yaratıyorsunuz. Bazıları uyum sağlıyor sizin siber zorbalıklarınıza ama doğallıkları yok oluyor, ölüyor. Kimisi de kendini öldürüyor uyum sağlayamadığı düzen içerisinde sizin siber zorbalıklarınıza dayanamayarak.

Sahi herkes sizin istediğiniz gibi güzel mi olmak zorunda? Sosyal medyada belli kalıplarda mı yer almak zorunda? Yaşadığı her duyguyu açıkça yazmak, paylaşmak zorunda mı?

Kadınlar… Kaşı, gözü, yüzü, vücudu herkesinki gibi olmak zorunda değil. Biri 30 kilo biri 130 kilo olabilir. Birinin iki gözü de badem gibi, birinin bir gözü az görüyor olabilir. Birinin yüzü pürüzsüz, diğer sivilceli olabilir. Ne siz bu fiziksel durumları yargılayabilicek konumdasınız, ne de insanlar sizin yüzünüzden psikolojik sorunlar yaşamak zorunda! Ama yaşatıyorsunuz…

Erkeklerin hepsi iyi iş sahibi, üniversite mezunu, yakışıklı, kaslı olmak zorunda değil. Kadınlar obje olmadığı gibi erkekler de sizin objeniz değil ve sosyal medya onları yargılayabileceğiniz bir alan değil, siz buna inansanız da!

Çocuklar, hayvanlar, korunmaya ihtiyaç duyan hiçbir canlı sizin yargı kaynağınız değil, hiçbiri sizden çekmek zorunda değil.

‘Beğenmeyen, üzülen bakmasın’ diyecek kadar da yüzsüzleşebileceğinizi biliyorum. Hayır kardeşim! İnsanlar sizin yaratıklıklarınızdan kaçmak için kendi zevk aldıkları ortamdan uzak durmayacak, onun yerine siz kendinize gelmeyi öğreneceksiniz. Attığınız her adımın bir sorumluluk taşıdığını, yazdıklarınızın hayatları etkilediğini, bilmeden yaptığınız yorumların insanları daha da travmaya sürüklediğini öğreneceksiniz!

Reklamlar