Tebligat Göndermişsiniz, Zahmet Olmuş

Hürriyet Gazetesi skandallarla gündeme geliyor.

Medyanın elindeki güçlerin tekelleşmesi, özgür basın kavramının ortadan kalkması, gazetecilerin haksız yere aylarca belki yıllarca hapis yatmasını tartışırken başımıza gelene bakın! Demirören Holding’e satılmasının üzerinden çok fazla vakit geçmemesine rağmen Hürriyet Gazetesi skandallarla gündeme geliyor.

Gazetecilik ve habercilik skandalları mı? Hayır! Artık haberciliklerini sorgulamayı bırakıp iş etiklerine ve insan kaynaklarına yönelik tavırlarıyla gündemdeler. Dün özellikle kaç yıllık yazarları Gülse Birsel’in istifasından sonra daha çok yayılan gelişmeler insana olan değerin ne kadar aza indirildiğini ortaya koyuyor.

Olay şu: Dün sabah saatlerinden itibaren Hürriyet Gazetesi’nin en deneyimli yazarlarından tutun da diğer elemanlarına kadar 20’den fazla işten çıkarma gerçekleşti ki halen de devam ediyor. Kimsenin ne kadar uzun yıl olursa olsun birlikte çalıştığı insanı işten çıkarması ile ilgili problemi yok, olamaz da. Fakat yöntemi böyle mi olmalı?

Hürriyet’in uyguladığı yöntem yazarların ve çalışanların evine tebligat gönderip mail adreslerini kapatmak. Bunu yaptıkları sırada işten çıkardıkları bir kısım çalışan mesai saati gereği ofislerinde işlerinin başındaydı. Bir kısmı ise maillerini kontrol ettikleri sırada öğrendiler ya da evde aile üyelerinin eline geçen tebligatın haberi geldi.

İşten çıkarmak için çok geçerli ya da geçersiz sebepleriniz olabilir. Kurum olarak fikirleriniz uyuşmayabilir, işini artık beğenmeyebilirsiniz ya da şirketiniz krizde olduğu için eleman çıkartmaya karar vermiş olabilirsiniz. Faksat yıllardır büyük bir holdinge bağlı olarak varlığını devam eden Türkiye’nin en büyük gazetelerinden Hürriyet çalışanlarına bu kadar mı değer veriyordu?

Sadece çıkarılan büyük yazarların ekişbinde olabilmek için bile kurumu sonuna kadar savunan çalışanlar, medya patronunun tarafı ne olursa olsun habercilik yapmaya çalışan gazetecileri ne hakla İnsan Kaynakları ile bile muhattap etmeden bu kadar küçük düşürürsünüz? Ne haddinize!

‘Kanser tedavisi gören…’

Sadece benim, bizim gibilerden değil, haberin yayılması üzerine Gazeteciler Sendikası da tepki gösterdi. Twitter hesabından yaptığı paylaşımla çalışanların sendikalaşması yüzünden çıkarıldığının da altını çizdi. O tweet’te “Demirören yönetimi Hürriyuet’teki üyelerimizden 43’ünü işten attı. Kanser tedavisi gören, doğum izninde olan emekçiyi kovacak kadar alçalan bu yönetim anayasayı çiğnemektedir. Üyelerimizin hakkını hem sokakta hem mahkemede sonuna kadar savunacağız. #SendikaHürriyettir” ifaleri yer alıyor. Sendikaya bağlı olan işten çıkarılan gazeteciler ise hakları doğrultusunda toplantılarına devam ediyor.

İşten çıkarılan ve kesin olarak bilinen isimler İpek Özbey, Çınar Oskay, Banu Tuna, İpek Yezdani, Sebati Karakurt, İbrahim Yurtbay, Kenan Başaran, Önder Öndeş, Dürdane Kırçuval, Serkan Ocak, Mesude Erşan, Aydil Durgun, Aslı Barış, Mustafa Doğan, Arda Akın, Emre Özpeynirci, Ece Emre, Levend Korkut, Nigar Akan, Ahmet Can Şit, Şebnem Turhan, Ceyhun Kuburlu, Doğaner Gönen, Cenk Öz, Deniz Dallı ve Cansu Topçu.

Sayının bununla sınırlı kalmadığı, kalmayacağı ve farklı departmanlardan da aynı sadece tebligat göndererek çirkin bir yöntemle işten çıkarmalara devam edileceği biliniyor. Hürriyet Gazetesi ya da Demirören Holding ise kesinlikle hala kurumsal bir açıklama yapmış değil. Sıvama aşamasına geçecek cesaretleri bile yok demek ki.

Işten çıkarılan artık eski çalışanlar insan kaynaklarından yeterli bilgi ve gerekçe alamadıkların da ifade ediyor.

Reklamlar