DİP DALGA

En kötü hangisi olacak, kestirebilen var mı? Pandemi, korona evet var da açlık, iflasa giden piyasalar yok mu? Hangisini önceleyeceğiz? Taş yemeye mi mecbur edileceğiz?

1 Haziran artık yeni “normal”imiz. Hoş, hiç evlere kapanamadıksa, bu tarihe kadar neyi bekledik? Ücretsiz izne yollananlar ve görece idare edebilenler evlere kapandık, biraz yavaşlattık hayatı da tamamen karantina uygulanmayınca ne işe yaradı?

Kiralarını, faturalarını ödeyemeyenler, temel ihtiyaçlarını karşılayamayanlar için, sosyal devlet olamadıksa, neyi başardık? Hafta sonları veya tatillerde kısa süreli sokağa çıkma yasakları neyi çözdü? Sokağa çıkamadık ama marketlere gidebildik…  Fırınlar açıktı, zaman zaman tatlıcısı, kargosu, kuryesi hep sokaktaydı. Bunlar da insan! Makineler hizmet vermiyordu. Onlar ailelerine, müşterilerine, mesai arkadaşlarına taşımadılar mı bulaşıyı?

Hal böyleyken, bir kısmımız köleliğe devam ederken, bizlerin kapanması neyi çözdü? Neyi durdurduk ki? Neyi engellemek için, neden engellendim ya da?

İşin özü; elden ele gezdi durdu hastalık… Onca şey olurken, kapanan küçük esnaf da cabası. Sahipsiz bırakılmak, insanın en karanlık açmazıdır. Kısmen benim de yaşadığım anlar oldu, çoğumuzun yaşamak zorunda kaldığını.

Devleti, devletliğini bu zamanda hissetmeyeceksek, ne zaman hissedeceğiz? Hantallaşan kadrolarıyla, gerçek ihtiyaç sahiplerini belirlemekte zorlanıyorsa, devletin gücü nerede, neyi ifade eder?

Sosyal Sigortalar Kurumu, elektrik , su, doğal gaz şirketleri üzerinden, kimler gerçekte zorda ,kimler ekonomik zorunlulukla yaşamaktadır? Belirlemek zor olmamalı sanıyorum?

Bana, “10 ₺ bağış kampanyası” mesajı dışında  ulaşan olmadı, ya size? Kısmi işsizlik sürecimde, arkadaş- dost-aile dayanışmasıyla hayatımı sürdürdüm. Çoğunluk da böyle, biliyorum.

Oturduğum semtte çay ocağı büyüklüğünde mekanlardan tostçu, ev yemeği türevi işletmelerle ayakta durmaya çalışan 2 kadın esnaf süreç içerisinde kapatmak zorunda kaldı. Birinin dükkanı boş, birinin yerine de hemen berber açıldı. Bireyler hadi tespit edilemedi yahut da ‘bizler  vergi diliminde , küçük kazancız, gözden çıkarılabilir kesimiz’, peki esnaf?

Gerekli desteği bulamayan, bulsa da halkın büyük çoğunluğu fakirlik düzeyinde yaşamaya mecbur olduğu için, alışveriş yapamaz durumdaysa, para harcayamıyorsa, esnaf nasıl dönecek? Kirası, stopajı, çalışanın maaşı, şahsi giderleri, kendi bakmakla yükümlü oldukları?  Çarkların dönmesini nasıl bekliyoruz?

Pandemi tedbirleri, toplu taşımlarda uygulanmıyorken, 3-5 masayla iş çeviren, onunda yarısı sosyal mesafe gereği iptal olan işletmeler nasıl ayakta kalacak?

Pazar günü, bir arkadaşımla buluştuk. Yemek ihtiyacı için oturduğumuz mekanın garsonları dert yandılar. Ki, İstanbul’un köklü kuruluşlarından ve hemen her yerde şubesi olan bir markadan bahsediyorum. 1 Haziran’dan beri, ilk kez o gün, doğru dürüst iş yapmışlar. Varın bunun sokak arasındaki, isimsiz esnaf lokantasını düşünün…

Siftahsız kepenk kapatan insanlar var. Giderleri yüksek olduğu için, fiyatlarını artırmak zorunda kalan, alım gücünün aşağı düşmesine yol açan piyasa mı salt suçlu?

Bende para yoksa, bakkala gidemem. Olmayan parayı harcayamayacağım için, bakkal da toptancısına ödeme yapamayacaktır. Zincirleme domino taşları devrilecek kuşkusuz…

Şarj kablom kopuktu, Pazartesi günü düzenli gittiğim, bir nevi ahbap da olduğumuz telefoncuma uğradım. Kendisi de küçük esnaf. Sokak arasında minicik bir yeri var. Eskiden yardımcı elemanı vardı, şimdi yalnız çeviriyor. Onunla da sohbetimiz aynı geçti. “İnsanların bir kısmı da tatile gitti galiba” dedi. Şu şartlarda tatile giden, gidebilen kaç kişidir bilinmez ama halkın yoğun şekilde parasızlık çektiği aşikâr…

Kimse zaruriyet hissetmiyorsa, yeni bir şey almamaya, değiştirmemeye özen gösteriyor. Evde yapabileceklerimizi, kendimizin yaptığının yeni rutinlerimizi dönüştüğünü de zaten belirtmek lüzumsuz.

Piyasaları rahatlatmak adına küçük ölçekli ve bireysel kredi açıklamaları yapıldı, olmayan parayla para kazanmak. Fakat ona bile ulaşamayan, onay alamayanlar çoğunlukta. Pandemi öncesinde çarklar zor dönüyordu. Çoğumuz bankaların kara listelerindeydik. “Piyasayı canlandırıcı kredi paketleri”ne ulaşmamız, iyice hayal oldu…

Devletin yap(a)madığını, bireysel çözümlerle kendimiz çözmeye çalışıyoruz da orada da sonuç yok. Borçlarımızı yeni kredilerle yapılandırma, öteleme, ötelerken de daha uzun vadede borçlanma gayretlerimizin de önü çıkmaz sokak…

Kaldı ki, borcu borçla çevirmeye çalışanlar için, çözüm “yeni kredi paketleri” de değil. Sıtmaya da razı olduk. Sıtma bizi kabul ederse elbette ki…

Evet, bir dip dalga ufukta görünüyor. Dalga salt korona bazlı olmayacak. Bu gerçek, yöneticilerce de bilinmekte, bilinmiyorsa asıl o zaman vay halimize… Çözümleri neler? B, C planları var mı? Plan için niyetleri var mı yahut? “Pandora’nın kutusu” açılırsa, sadece halk savurulmayacaktır…

Kendi dayanışma ağlarımızı daha da büyütür; belki bizler de yüksek ücretli konserler vererek, yaralarımızı aramızda sararırız…

Ben, konser başı 50.000 ₺’den aşağı çıkmam. Sesim de sanırım, o konserlerdeki çoğu “sanatçı”nın çıplak sesinden iyi değilse de yakındır.

Son söz; kayıkta olanların yolu nereye açılacak, sonumuz “imamın kayığı” mıdır? Küreksiz kaldığımız sandalda, kollarımızdan daha ne kadar kürek  olmaya dayanacak? Gelecek dip dalga, kaçımızı karaya taşıyacak, boğulursak da sadece biz marabalar mı boğuluruz, önümüzdeki günler nelere gebe?  Haydi, hayır ola diyelim…

Reklamlar

SAHA’DAN COVID-19’DAN ETKİLENEN SANATÇI VE İNİSİYATİFLERE AÇIK ÇAĞRI

SAHA – Çağdaş Sanatı Destekleme Girişimi, görsel sanatlar alanında üretim süreci Covid-19 pandemisinden olumsuz etkilenen ya da pandemi nedeniyle ortaya çıkan sorunları ele almak isteyen sanatçı ve inisiyatiflere destek olmak amacıyla yeni bir fon oluşturduğunu duyurdu. SAHA Sürdürülebilirlik Fonu’na, pandemi yüzünden kaynaklarını kaybeden, iptal edilen veya yarım kalan sergi, program ve projelerini tamamlamak için ek desteğe ihtiyacı olanların yanı sıra pandemi döneminde görsel sanat sektöründe ortaya çıkan sorun ve ihtiyaçlara yönelik yeni bir sanat projesi hayata geçirmek isteyenler başvurabilir.

SAHA Derneği tarafından fon kapsamında pandemi yüzünden kesintiye uğramış ya da bu dönemin ihtiyaçlarına özgü yeni geliştirilecek 15 farklı sanat projesine teşvik amaçlı olarak 8.000 TL ile 20.000 TL arasında destek aktarılması planlanıyor.

SAHA Sürdürülebilirlik Fonu ile ilgili soru ve başvurular 2 Temmuz Perşembe, saat 17.00’ye kadar application@saha.org.tr adresine iletilebilir.

Kimler başvurabilir:

  • Türkiye’de yaşayan ve görsel sanatlar alanında faaliyet gösteren sanatçılar, kolektifler ve kâr amacı gütmeyen sivil toplum kuruluşları başvurabilir.
  • Ticari kuruluşlardan, bu yıl başka kapsamda SAHA’dan destek alanlardan, SAHA çalışanları veya üyelerinin dâhil olduğu oluşumlardan başvuru kabul edilmez.

Başvuru şartları:

  • Yeni bir sanat projesi için başvuruluyorsa projenin sergi, kamusal program, araştırma, arşiv, ağ oluşturma ve dayanışma platformu gibi modellerle pandemi ve sonrasında bağımsız sanat üretiminin sürdürülebilirliğine odaklanması
  • Yarım kalan bir sanat projesine ek destek için başvuruluyorsa, projenin 2019-2020 yılında başlamış ve pandemi yüzünden kaynak veya olanak kaybına uğramış olması
  • Projenin herhangi bir ticari faaliyet ya da organizasyon içermemesi
  • Projenin 2021 yılının ilk yarısında tamamlanabilir olması
  • Projenin tamamlanması için mevcut kaynaklarla beraber SAHA’dan alınacak fonun yeterli olması

Başvuru belgeleri:

  • Başvuran sanatçı/inisiyatifin özgeçmişi ve iletişim bilgisi
  • Başvurulan projenin kapsamıyla ilgili metin ve görsel
  • Mevcut proje ise kesintiye uğrama biçim ve nedeni
  • Yeni proje ise misyon ve hedefleri
  • Projenin uygulama planı, ekibi ve takvimi
  • Proje bütçesi, mevcut kaynaklar ve destek istenen bütçe kalemleri

Başvuru Süreci ve Sonucu:

  • Başvuru belgeleri application@saha.org.tr email adresine “SAHA Sürdürülebilirlik Fonu 2020” konu başlığıyla 5 MB’ı geçmeyecek tek bir PDF dosyası olarak iletilir.
  • Son başvuru tarihi: 2 Temmuz Perşembe, saat 17.00
  • Sonuçların açıklanması: 27 Temmuz 2020

Başvuru belgeleri ve bilgi için tıklayınız.

SAHA Derneği

SAHA, Türkiye’den sanatçı, küratör ve sanat yazarlarının uluslararası üretim ve etkileşim ortamlarını geliştirme hedefiyle sanat kurumları ve sanatçıları derinden etkileyen kriz günlerinde de projelerine devam ediyor. Farklı ülkelerdeki müze ve sanat kurumlarıyla kurduğu işbirlikleri ve yarattığı fonlarla Türkiye’den davet edilen sanatçı ve sanat profesyonellerinin uluslararası sergilere ve gelişim programlarına katılımını ve yeni eser ya da yayın üretmesini sağlıyor. Türkiye’de ise SAHA Sanat İnisiyatifleri Sürdürülebilirlik Fonu kapsamında 5 farklı kentte ve dijital mecrada 8 bağımsız sanat inisiyatifine fon sağlarken İstanbul, Çanakkale, Mardin ve Sinop bienallerini destekliyor. İstanbul’da kurduğu SAHA Studio ve SAHA Yazı Dizisi ile davetli sanatçı, küratör ve yazarlarla geliştirmek istedikleri projeler için birebir çalışıyor.

www.saha.org.tr

instagram.com/sahadernegi/

facebook.com/SAHA-Dernegi

twitter.com/SAHA_Istanbul

Yıldız Holding’e Ait Eserin Müzayede Geliri Sağlık Çalışanlarına Aktarılacak

Yıldız Holding, Covid-19 salgınına karşı özveriyle mücadele eden sağlık çalışanları yararına düzenlenen online müzayedeye destek verdi.

Yıldız Holding koleksiyonunda yer alan sanatçı Ekrem Yalçındağ’a ait ‘Kontrastlar’ adlı eser, müzayedede satışa sunuldu. Eser, geliri İstanbul Tıp Fakültesi Vakfı’na bağışlanacak online müzayedede 44 bin TL’ye alıcı buldu.

Yıldız Holding, Covid-19 salgınıyla mücadelede ön saflarda yer alan sağlık çalışanları yararına düzenlenen ve sanat dünyasını bir araya getiren online müzayedeye destek verdi. Gelirin tamamı İstanbul Tıp Fakültesi Vakfı’na bağışlanacak müzayede, Artam Antik müzayede evi tarafından 30 Mayıs Cumartesi günü online olarak gerçekleştirildi. Yıldız Holding sanat koleksiyonunda yer alan, sanatçı Ekrem Yalçındağ’a ait ‘Kontrastlar’ adlı eser online müzayedede 44 bin TL’ye alıcı buldu.

Yıldız Holding süreç boyunca sağlık çalışanlarının yanındaydı

Yıldız Holding, pandeminin en yoğun yaşandığı dönemde, resmi yardım kuruluşları aracılığıyla Türkiye genelindeki hastanelere gıda destek paketleri de gönderdi. Yıldız Holding salgın sürecinin hemen başında Bezmialem Üniversitesi Hastanesi’nde kullanılmak üzere; yoğun bakım monitörü, ultrasonografi cihazı, EKG cihazı, defibrilatör, steteskop, laringoskop, video laringoskop gibi tıbbi cihazların yanı sıra hijyen uygulamaları için dezenfektan el antiseptiği, yer yüzey dezenfektanı gibi toplam 3 bin adetlik medikal ürün desteğinde bulundu. Yıldız Holding, ayrıca pek çok kamu ve üniversite hastanesine ürün gönderimi de gerçekleştirerek sağlık çalışanlarına destek verdi.

BAŞ ÖĞRETMEN KORONA MI?

Yaz beklerken, kış yaşıyoruz! Dünyanın bilmem neresi için hayallerimiz vardı. Yeni arabalar, evler, maceralar, tatiller, aşklar, heyecanlar, elbette ki bütçelerimiz veya hayallerimiz de doğrultusunda…Devamını Oku

ŞİMDİ AVM’Lİ OLDUK, BERBERLERİ DOLDURDUK!

Çocuklar gibi şendik. Normalleşiyorduk, hayatımızı geri alıyorduk?

Devamını Oku

Hürriyet Emlak’tan Tüm Emlak Ofislerine 10 milyon TL’den Fazla Destek

Emlak arayanlar ve ilan verenleri aynı çatının altında toplayan Hürriyet Emlak, koronavirüs salgını sebebiyle zor günler geçirmekte olan emlak sektörüne büyük bir destek paketi açıkladı.Devamını Oku

sahibinden.com’dan Koronavirüs (COVID-19) salgınına karşı Sağlık Bakanlığı ve sağlık çalışanlarına destek!

sahibinden.com, Türkiye’yi de etkisi altına alan Koronavirüs (COVID-19) salgınına karşı yürütülen mücadelede, sağlık çalışanlarının ihtiyaçlarının karşılanmasına destek olmak için Sağlık Bakanlığı ile acil teçhizat ve tıbbi malzeme tedarikini karşılamak üzere Devlet Üniversitesi Hastanelerine toplam 2 Milyon TL bağış yaptı.

sahibinden.com tüm dünya ile birlikte ülkemizi de etkisi altına alan Koronavirüs (COVID-19) salgınına karşı topyekûn yürütülen mücadeleye katkı sağlamak amacıyla 2 milyon TL tutarında destek sağladı. sahibinden.com, salgına karşı canla başla mücadele eden sağlık çalışanlarının ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığına 1 milyon TL bağışta bulunurken, ek olarak Devlet Üniversitesi Hastanelerinin acil ihtiyaç duyduğu teçhizat ve tıbbi malzemelerinin tedariki için de 1 Milyon TL’lik fon ayırdı.

Yapılan destekle ilgili görüş bildiren sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş, “Sağlık ve ekonomi alanlarında etkilerini yaşadığımız Koronavirüs salgınına karşı tam bir seferberlik içindeyiz. Bu süreçte gerek bireyler gerekse kurumlar olarak hepimiz, Devletimizin öncülüğünde tam bir dayanışma içinde, alınan önlemlere uyarak bunun da üstesinden hep beraber geleceğiz. Yurdumuzun her köşesinde büyük bir özveri ile hizmet veren doktorlarımıza ve sağlık çalışanlarımıza minnettarız. Biz de bu zor süreçte, acil ihtiyaçların karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığımıza desteğimizi sunmak istedik. Dileğimiz, en kısa sürede sağlıklı günlere kavuşmak” dedi.

sahibinden.com hakkında

Aksoy Group bünyesinde 2000 yılında kurulan sahibinden.com, Ar-Ge merkezinde geliştirdiği yenilikçi ürün ve hizmetlerle Türkiye’nin lider teknoloji şirketlerinden biri olmaya devam ediyor. Şubat 2020’de ayda 48,6 milyon kullanıcının 376,4 milyon kez ziyaret ederek, 12 milyar sayfa görüntülediği sahibinden.com; 650’den fazla çalışanı, 5 milyondan fazla aktif ilan ve yüz binlerce ürün çeşidiyle Türkiye’nin en büyük elektronik ticaret ve ilan platformlarından birisi olma özelliğini taşıyor.

Devamını Oku

KADIKÖY BELEDİYESİ KORONA VİRÜS ÇALIŞMALARI ARALIKSIZ SÜRÜYOR

Kadıköy Belediyesi’nin, yeni tip koronavirüsün yayılmasını önlemek amacıyla verilen hizmetleri koordine etmek üzere kurduğu Korona Kriz Masası, ihtiyaç sahibi olan ve öncelikle yalnız yaşayan yaşlıların ilaç ve yiyecek alışverişi ile sıcak yemek taleplerini karşılıyor.

Devamını Oku

Bedenininiz KoronaVirüsten Korurken Psikolojinizi de Unutmayın

Koronavirüs gündemi endişe ve korku yüzünden birçok kişinin psikolojisini de etkiliyor.Devamını Oku