SÖYLEMLER MEŞRULAŞTIRIR

‘’Cinsel İstismara Hayır!’’ ‘’Cinsel İstismara Dur De!’’ gibi sloganlarla sık sık karşılaşıyoruz.

Bu söylemler yararlı gibi görünse de aslında bizlere ‘’Ortada bir istismar var ve bunu durdur’’ Mesajını veriyor. Tabii ki durduralım, mücadele edelim fakat odaklanmamız gereken nokta ‘Neden cinsel istismar var?’’ olmalı diye düşünüyorum.

Yaptırımların yetersizliğinden dolayı mı? Prosedürlerin fazla olması veya önleme çalışmalarına geç kalınmasından dolayı mı? Eğitimsizlik mi?

Bence hepsi. Cevap ne olursa olsun sonuç değişmiyor. Cinsel istismar var ve bununla mücadele etmeliyiz.

Yapılan hatalardan birisi de çocuğa mücadele etme sorumluluğunu yüklemek. Oysa çocuğun tek sorumluluğu çocuk olmaktır! Yetişkinden çocuğa yönelen cinsel içerikli her türlü eylem çocuğun cinsel istismarıdır. Yükümlülük, çocuğun değil, yetişkinindir. Elbette, çocuğun kendini korumak hakkı vardır ve “hayır” diyerek bunu kullanabilir. Ama “hayır” dememiş olması, eylemin istismar olma özelliğini değiştirmez.

Çocuk bedeninin farkında olmalı, haklarını ve kendini korumayı bilmeli, hayır diyebilmeli fakat bunları yapmaması da istismarı meşrulaştırmaz. Bizler çocuğa hayır demeyi öğretelim, çığlık atmayı öğretelim diyerek aslında bir yandan da istismarı meşru hale getirmiş oluyoruz. Bunun tek çözümü çocuğa bunları öğretmek değil.

Hayır Diyen Çocuk Hakları

Madem mahremiyet eğitimi ve çocuğa “hayır” demenin öğretilmesinden bahsettik “Hayır diyebilen çocuğa ne hizmet veriliyor?” sorusu ile devam edelim. Nereye başvurabilir bir çocuk? Başvuru yerlerinden biri, ALO 183 telefon hattı. Hattın diğer ucunda bu konuda uzman bir kişi bulunmuyor. Bu hat, müracaatı aldıktan sonra çocuğun bulunduğu yerdeki il müdürlüğüne durumu e-mail ile iletiyor. İl müdürlüğündeki yetkili ise bir sosyal çalışmacıyı görevlendiriyor ve bu kişi çocuğun bulunduğu yere incelemeye gidiyor. Bütün bu işlerin ne kadar süre içerisinde gerçekleşeceği; olayın özelliğine, il müdürlüğü çalışanının kapasitesine ve iş yüküne bağlı. Diyelim ki, bu prosedür eksiksiz işliyor. Etkili olup olmadığı sorusunun cevabı ise istatistiklerde saklı. 2014 yılında, çocuğa yönelik cinsel istismar suçlarından 18 bin dava açılmış. Ne kadar çocuk başvurmuş diye bakmak gerekir.

Sıkça karşılaşılan söylemlerden birisi de ‘çocuk gelin’. Çocuk ve gelin olmak kavramlarının bir arada kullanılması alışılagelmiş olsa da yine var olan durumu meşrulaştırıyor. Çocuk yaşta evlilik yasal olmamakla birlikte; çocuğa zarar veren, çocuğu tüm haklarından mahrum bırakan, çocuk olmaktan alıkoyan bir eylem olduğu için de istismardır. Bu yüzden ‘Evlilik yoluyla istismar edilen çocuk’ demek daha doğru olacaktır.

Aynı nedenlerle ‘Çocuk Pornosu’ yerine ‘Pornografik yayınlar aracılığıyla istismar edilen çocuk’ demek gerek.

Unutmayalım ki söylemler meşrulaştırır!