BİR ARAŞTIRMA OLARAK DEZAVANTAJLI ÇOCUKLAR

Yitirmeden veya büyürken kirlenmeden önce; hepimiz saf sezgilere sahiptik. Çocuk olmanın verdiği duygu durumuyla sevgiyi, nefreti, korkuyu anında sezinler; kimi zamanda çocukça kaçışlara yönelir, belki de sevgisiz dünyaya küser; kabuğumuza da çekilirdik.

Büyükler dünyasında gelişen nefreti, ayrımcılığı hisseder; ötekileştirmeye maruz kalır, nedenlerini çözemezdik; buna neden uğrardık, suçumuz neydi aklımız almazdı?

Nihayetinde hepimiz çocuk, hepimiz insan değil miydik? Biz çocuklar bir aradayken, birbirimizle oynarken, aramızdaki bağları neden kesmeye çalışırlar; bazılarımıza niçin “Tü kaka” der; öyle bakarlar kestirebilmemiz güçtü…

Olana bitene anlam veremeyince; bazı bazı daha hırçınlaşır, kafamız karıştıkça da yapmamamız gereken hatalar yapardık. Ne de olsa çocuktuk…

Roman Çocuklarının Kaçış Yolu Uyuşturucu Mu?

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) İzmir Milletvekili Özcan Purçu; içişleri, sağlık, kadın ve sosyal politikalar bakanlarının cevaplaması talebiyle, geçen hafta meclise bir soru önergesi verdi.

Soru önergesi madde bağımlılığının araştırılması üzerineydi. Purçu, “Ekonomik kriz, özellikle Roman mahalleleri gibi yoksul yerleşim yerlerinde gençlerin madde kullanımının artmasına neden olmuştur. Risk altındaki bu bölgelerde uyuşturucu madde kullanma yaşının 9 yaşa kadar düştüğü tespit edilmiştir.” Sözlerinin devamında; “ AKP (Adalet ve Kalkınma Partisi) iktidarı tarafından yürütülen politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini” belirtti.

“Türkiye’de, aileleriyle birlikte yaklaşık 4 milyon kişi madde bağımlılığı ile mücadele etmektedir. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Ofisi’nin, 2021 Dünya Uyuşturucu Raporu’na göre Türkiye en fazla kokainin ele geçirildiği ilk ülke. Aynı zamanda en çok eroinin ele geçirildiği üç ülkeden biri konumunda. Rapora göre Türkiye’de 2019 yılında 347 kişi madde bağımlılığı nedeniyle hayatını kaybetmiştir. 2010 yılından bu yana uyuşturucu madde kullanımı dünyada yüzde 22 artmıştır.

“Saha araştırmalarında Türkiye’de madde bağımlılığına en çok neden olan faktörlerin işsizlik, yoksulluk ve bunlar gibi ekonomik sorunların kişi üzerinde yarattığı travmalar, eğitim oranlarının düşüklüğüdür. Son yıllarda ülkemizde artan ekonomik kriz, özellikle Roman mahalleleri gibi yoksul yerleşim yerlerinde gençlerin madde kullanımının artmasına neden olmuştur. Bu kesimler, madde bağımlılığı bakımından risk altında bulunmaktadır. Risk altındaki bu bölgelerde uyuşturucu madde kullanma yaşının 9 yaşa kadar düştüğü tespit edilmiştir.”

Özcan Purçu’yu Destekler Başka Bir Rapora Göre

Vekil Purçu’nun önergesinde de geçen “Anayasa’nın 58. maddesine göre devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden suçluluk, kumar vb. kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür”, ibaresine atıfta bulunan bir rapor da Amerika Birleşik Devletleri senatosuna sunuldu.

“ABD Dışişleri Bakanlığı her sene ABD Kongresi’ne sunduğu Uluslararası Narkotik Kontrolü Strateji Rapor’unu yayımladı. ‘Uyuşturucu ve Kimyasal Kontrolü’ ile ‘Para Aklama’ başlıkları altında, iki cilt olarak yayımlanan raporda Türkiye ve KKTC ile ilgili dikkat çekici tespitler yer alırken Sedat Peker’in Türkiye-Venezuela arasındaki kokain ticaretine ilişkin iddialarından söz edilirken, “Büyük Türk suç örgütleri daha az incelemeye, engellemeye ve kovuşturmaya tabi tutuluyor” denildi.

Beril  Köseoğlu’nun haberine göre: “Fakat tanınmış mafya lideri Sedat Peker’in, iktidardaki AK Parti’ye yakın bir VenezuelaTürkiye kokain bağlantısı iddiasıyla yayılan yolsuzluk söylentileri yaygın” denildi. Türkiye’nin uyuşturucuyla mücadele politikasında tedaviden ve kullanımı önlemekten çok operasyonlara önem verildiği belirtilirken, “Hükümet büyük ölçüde, terör şebekelerinin özellikle İran ve Afganistan üzerinden eroin kaçakçılığına dahil olmasına odaklanırken, büyük Türk suç örgütleri daha az incelemeye, engellemeye ve kovuşturmaya tabi tutuluyor” ifadeleri kullanıldı.

Raporda Türkiye’nin yanında, “para aklama” bölümünde; KKTC’nin (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) de adı, sıkça geçmekte.

Genel itibariyle; bulunduğu coğrafik konumunda etkisiyle, hem mücadeleyi salt maddeyi yakalamak boyutunda algıladığı, beraberinde de kullanımı önleyici adımlarında etkisizliğe; kendi içindeki suç örgütlerine “toleranslı” davranmak vurguları öne çıkıyor ABD Dışişleri Bakanlığı raporunda.

Çocuklar Yalnızlığa Mı İtilecek?

İki ayrı rapor ama ortak vurgu gösteriyor ki kullanımı önleme konusunda yetersizlik, yanlış politika yürütülmekte.

Hele de milletvekilinin vurgusu çok yürek parçalayıcı. 9 yaşında bir çocuğun uyuşturucuya bunca kolay ulaşabilmesi, sağlanması; o yaşta kullanıcı da olması, hem bireyin/ailesinin hayatını karartırken, beri yandan da toplumda önlemez suç sarmalına katkı sunacaktır…

Eşit Yurttaşlığın Önemi

Yalnızlaşmanın, suçun, madde kullanımın önüne geçebilmenin yolu; eşit yurttaşlıktan, herkesin gerek yasalar gerekse de  servetin bölüşümü; eğitim, sağlık, iş, aş gibi hizmetlerin tüm yurttaşlara aynı ölçüde sunulmasından geçmekte.

Herhangi ayırıma tabi olmadan her bireyin, yurttaşın; kendini saygın, değerli bulması/hissettirilmesiyle, dahası her insanın önemine vurguyla çözülecektir…

Çocuklar toplumun, insanlığın geleceğidir. En güzel yıllarında çocukluklarının, umutlarının, geleceklerinin ellerinden kayıp gitmesine göz yummayalım.

Çocukluğu Öldürmeyin!

Onlar nihayetinde çocuktur! Ne sebeple olursa olsun ayrıştırıcı, öteleyici, nefret dolu tutumların, yönetimlerin ve politikaların çocukları suça, maddeye itmese bile; ruhlarında açacağı derin yaraları unutmayın…

Bırakın çocuklar büyüyebilsinler! Her ne sebeple olursa olsun ölmesinler. Geleceklerini, gülüşlerini, saflıklarını, yaşamdan haz alma arzularını çalmayın…

Çocuklar, çocuk kalabilsinler…

Bir Cevap Yazın