NE GÜNLER AMA

Işık hızında bir devre girmiş olabiliriz. Öyle değilse dahi, ülkemiz için garip bir dönüşümün; her taşın altından ayrı pisliğin, haksızlığın, acının fışkırdığı bir sürece mi girdik; göreceğiz…

Epeydir söylüyor, hissediyor ve de yaşıyoruz. En çok da 2015 sonrası süreçte yaşananlar; başkaca medeniyetler, coğrafyalar, ülkeler için; on senelerin, belki birkaç yüzyıllık tarihlerinde görülen şeyler…

Geçe(meyen)n Hafta ve Hayatlarımız

Her şey 30 Mayıs’la başladı galiba. Ülkenin gündemine bomba düştü; bildiğimiz her şeyi unutturdu da. Ülkenin kalbinde, İstanbul’un Bebek Sahili’nde; güpegündüz, herkesin de geçtiği cadde üzerinde; aleni cinsel ilişki görüntülerine tanıklık ettik…

Sonrası daha da feciydi olayın. Ülke olarak ikiye bölündük; kimisi kişiler “yabancı uyruklu”, diğer kesim; erkeğin ülke vatandaşı olduğu yönünde görüş ayrılığı yaşadı.

Asıl şoke eden durum; erkeğin “Pandemi kaynaklı, cezaevinden izinli çıktığı”, suçları arasında; çocuk tacizci dahil kabarık suç dosyası varken, nasıl mümkün oluyorsa dışarıda oluşu…

Suçlamaları da kabul eden şahıs; ilişkiye girdiği kadının akıl (valilik açıklaması)  sağlının bozuk olduğunu bilmediğini iddia etti.

31 Mayıs tarihinde; simsiyah kostümlü, tırpanın andıran  aletliyle; bir kişi Galata Kulesi (İstanbul) önünde kendini yakmaya çalıştı. O konuda da çeşitli spekülasyonlar söz konusuydu… (Kurumlara güven öylesine düştü ki kimse hiçbir açıklamanın doğruluğundan emin değil…)

Aynı gün, Gezi Direnişi’nin 9. senesi anmasına katılan insanlara ağır müdahale, İstiklal Caddesi üzerinde bulunan TMMOB’a (Türkiye Makina Mühendisleri Odası); saatlerce  hapsedilmesi, ters kelepçe de dahil “yoğun sevgi gösterileri” sergilendi…

Haziran’da Kendini Güçlü Hissettirdi…

Daha 2 gün önceki pornografik görüntüleri anlamlandırmaya çalışırken; bu seferde Anadolu Yakası’nda, bir metro istasyonu civarında benzer görüntüler önümüze düştü… Neyse ki  bu bari akşam saatiymiş de dedik…

Üst üste çıplak kadın ve yanında çocuklar, sonra yine çıplak bir kadın videosu… Bunlar gündelik hayatın içinden olaylardı.

Cumhurbaşkanı /AKP ( Adalet ve Kalkınma Partisi) Genel Başkanı tarafından; “terörist”, “çapulcu” tarzı itham edici , ayrıştırıcı yaftalarından sonra “çürük” ve de “sürtük” (Gezi Parkı’na katılanlara dair) ilan edildik…

Erdoğan, ertesi gün “Halkımızın dilinden konuştuk. Halk ne söylüyorsa, onu dile getirdik” şeklinde; söylediğinin arkasında durdu ve konuyu daha da deşti….

Yeni yapılan (AKSOY Araştırma 06/06/2022) bir ankete de göre halkın %39’u, cumhurun başı ile aynı fikri savunmaktaymış… Cumhur İttifakı’nın oy oranını buradan ölçebilir miyiz, bilemedim?

Acep, kendisi sadece %39’un mu cumhuru reisidir, kendi bileceği şey; lakin tarafsızlığı inandırıcı durmamakta…

Bu sırada, çeşitli partilerin kadın örgütleri, kadın dernekleri ve  STK’lar (Sivil Toplum Kuruluşu) dava açtılar. TDK (Türk Dil Kurumu), “sürtük” kelimesinin anlamları içinde tariflediği “fahişe” tanımını; sitesinden de sildi…

Durdurun Dünyayı

Ülkenin, siyasetin bir kontrol merkezi, masası var mıdır bilinmez? Şayet varsa da bütün düğmelere aynı an da basıldığını söylemek, abartıya kaçmak da olmazdı…

Buna niye ihtiyaç duyuluyordur peki? Kişisel fikrim; ülkede başta ekonomik tablo olmak üzere, her şey öylesine zıvanadan çıktı, büyükçe yönetim boşluğu mevcut haldeyken; sihirbazın da numarasını  gizlemek için baş vurduğu yol olan “gözleri merkezden uzaklaştırma”; halkın ve toplumun ilgisini başka yöne çekmek ihtiyacı hissediyorlardı sanırım…

Bir başka gerçeklik; mevcut iktidarın, kutuplaşmayı, ayrıştırmayı sevmesi. Hele de seçime 1 sene kaldığını da biliyorken; oylarını konsolide etme hedefi de başka bir açıklama olabilir.

Son sözü kendi adıma söyleyeyim; ne çürük ne de sürtügüm… 9 sene önceye dönülebilse, gene başta parkı; yaşamımı, ilkelerimi, doğrularımı savunurdum… Her türlü yaftaya, yaşatılan onca zulme rağmen yine de “Gezici” olurdum…

Sürtmedik direndik! Velev ki “sürtüğüm”; kime ne ki bundan? Hayat, beden, kararlar benim; kimsenin de üzerimden söz ve de nefret üretme hakkı yok, hele de devlet yöneticisinin…

Bir Cevap Yazın