İŞ YERİNDE TOKSİK İNSANLARLA BAŞA ÇIKMAK İÇİN 4 ÖNERİ

Dolu dizgin kurum içi eğitimler, onca kişisel gelişim seminerleri ve daha nice çabalar verildi iş barışını tesis etmek adına.

Ancak yine de ofislerdeki toksik insanlar motivasyon kırmaya devam eder. Eh peki bu nedenle işi mi terk edeceğiz? Elbette bu da bir seçenek olabilir ama başka iş yerine geçmek de çoğu zaman toksik insanlardan kaçınacağınız anlamına gelmez. O nedenle üzerimizdeki negatif etkilerinden özgürleşerek; yolumuza devam edebilmek için birkaç taktik geliştirmek iyi olacak…

İş hayatında kendini kabul ettirmek önemli bir meziyet. Eğitimler eş olsa bile çok farklı enerjilerde, yapılarda kişilerle bir arada yaşamak, ortak bir dil tutturmak ‘to do list’ inizin başında yer alıyor. Kariyer yolunda hedeflediğiniz noktaya ilerlerken, şirketinize katkı sağlayacağını hayal ettiğiniz fikirlerinizin önünde insan kaynaklı engeller çıkabiliyor. Dahası iş rutininde çalışma arkadaşlarınızı iyi bir iş çıkardığınıza dair ikna etmeye çalışırken bulabiliyorsunuz. Dedikoducusu, komplekslisi, rekabetçisi, şekilci ve kendini beğenmişi bu karakterlerden kaçış yok. Toplantıda, kahve molasında, iş planlamasında her yerde onlar var. Sözün özü, iş hayatı bir çeşit savaş ve yergiler de size doğrultulmuş silahlar… Dolayısıyla meraklısı için; ofisteki mücadeleyi hafif sıyrıklarla atlatarak hayatta kalmaya yarayacak bir kılavuz hazırladık. Umarız bu 4 maddelik reçete ruhunuza iyi gelir. Sizi rakiplerinize karşı metanetli kılar.

Kendi Gücünüzü Keşfedin!

İzin vermediğiniz takdirde kimse size zarar veremez- Elenor Roosewelt

Unutmayın! Başımıza gelenler üzerinde pek bir kontrolümüz yoktur ancak; bize bir eylemde bulunulduğunda, ona nasıl karşılayacağımızı biz belirleriz. Yani bu durumlar karşısında çaresiz değiliz. İnc.com’un yazarı Larry Kim’e göre eğer muhatabınızın kötü niyetini seziyorsak, sözlerine değer vermemeliyiz. Dürüst olmak gerekirse; kötü sözlerden etkilenmemeyi başarmak zor… Ne var ki; bunu sabrımızı test eden bir deneyim olarak var sayabilir ve nötr davranarak saldırının şiddetini azaltma ya da tekrarını önlemek için büyük bir avantaj elde ederiz. Ayrıca bu tavır onlara duvar örmemizin ilk adımıdır. Benliğimizi özgürleştirdiğimizde savaşta üstünlük bizdedir. Bir sözcükle manipüle edilemeyeceğimiz bir kez zihinlere kazındı mı, ilk zaferi elde etmiş oluruz.

Kendimize alan yaratın!

Toksik insanlara mesafe koyun. Mümkünse onlardan uzaklaşın. Eğer imkânınız yoksa duygusal olarak kendinizi ortamdan soyutlayın. Nasıl mı? Bu noktada kulaklıkla bir çözüm olabilir. Müzik spritüel alemde de sizleri farklı boyuta taşır. Gündüz düşleri müzik eşliğinde imdadınıza koşarak; dikkatinizi kem sözlere değil olumlu düşüncelerde toplarsınız. Ayrıca öğle yemekleri, kahve molaları ve iş çıkışlarında guruptan ayrı takılarak da kendinizi bu insanlardan soyutlamanız mümkün. Yine de bu adımı uygularken kaçar gibi görünmemeye dikkat edin. Çünkü bu algı da sizin hanenize negatif puan olarak eklenebilir.

Sözlerle hadlerini bildirin!

Önceki öneriler yetmedi mi? O zaman başa çıkmak için sert çarelere baş vurmak kaçınılmaz görünüyor. Muhatap almadınız olmadı, soyut attınız anlaşılmadı. O halde sıra sözlerle sınırınızı çizmeye geldi demektir. Bu maddeyi örneklerle açalım. Mesela üstünüzün gözüne girmek için                  -yeteneğine güvenmemek kaynaklı- algı yaratarak sizi projeden ekarte etmeye çalışan bir rakibiniz yanınıza geldi. Hazırladığınız sunuma bakarak olmadık laflar etti. Hatta öyle ki; kendi görüşlerini sizinle paylaşmakla kalmadı, sizi milletin ortasında küçük düşürdü. Eh bundan sonrası nefsi müdafaaya girer ve bir söz söylemeniz gerekir. Bu tarz tiplere cevap verirken yaptığınız işlere hâkim izlenimi vermeniz önemli bir rol oynar. Hazırladığınız sunum ya da Excel tabloda neyi neden yaptığınızı ifade ederek işe başlayın. Bu açıklamanın kapsamı oldukça kısa ve net olmalıdır. Anlatımınızın ardından saklayacak bir durumun olmadığını fakat hesap vereceğiniz merciinin kendi eşitiniz olmadığını hatırlatın! Bunu söylerken kelime seçiminize de dikkat etmeniz lehinize olacaktır.

Ters köşe bir davranış: kötülüğü yok saymak…

Son olarak bir tavsiyemiz daha var: Art niyetli insanları görmezden gelin… Evet yanlış duymadınız. Negatif insanlara görünmez muamelesi yapın. Mecbur olmadıkça konuşmayın ve ilgilenmeyin. Bizim kültürümüzde hayır demenin zor olduğunu biliyoruz. Yine de bu yolu denemeniz hem performansınızın hem de motivasyonunuzun artması açısından önemlidir. Beyin yapısı itibari ile sanal ile gerçeği ayıramadığından sözlerin niteliğine göre onları gerçek addeder. Sıkça tekrarlanan ifadeler gerçeğiniz oluverir. O nedenle tercih hakkınızı olumlu enerji alabileceğiniz insanlardan yana kullanın. Ruhsal olarak aşağıya çeken insanların kişisel gelişime hiçbir katkıda bulunmadığı artık farklı disiplinlerden pek çok uzmanın ortak görüşü. Siz de işi bilenlere kulak verin. Kötülüğü görmezden gelip olumlu insanlara ve pozitif telkinlere kapı açtığınızda iş yeri başta olmak üzere hayat kalitenizin yükselişine siz de şaşıracaksınız. İnanın mucize sizsiniz!

Reklamlar