İNCİR YAPRAĞINA DÖNÜYORUZ

Kadın ve kadına dair her şey bu ülkede krizdir, bölünme riski taşır, ayrılıkçıdır.

Kadın ve kadına dair her şey bu ülkede krizdir, bölünme riski taşır, ayrılıkçıdır. Kadın olmak suçtur, ayıptır, günahtır bizde ve bizim mentalitemizi taşıyan ülkelerde…

Bluğ çağından itibaren -şimdilerde bu yaş 12’lerde- sözün özü 10’lu yaşlardan itibaren 40-45 yaşlarına kadar kadınların adet döngüsü vardır.

Adet/Regl ergenliğin başlangıcı, kadınlık hormonlarının vücutta salgılanması, vücudun regl döngüsü sayesinde kendini yenileme sürecidir. Kişiden kişiye değişen semptomları ve periyodları görülür. Düzenli döngüyle devam eden, sorunsuz yaşayanlar olduğu gibi adet dönemi düzensiz olan ve yoğun sancılı yaşayanları da ne yazık ki mevcut. Biyolojik satin başlaması, biyolojik kadınlığın belirtisi de denebilir kısaca…

Dünyanın her yerinde, her renkten, her ırktan kadının yaşadığı doğal ve olağan dönemdir sonuçta. Bu dönem içerisinde de gelişen çağ ve teknoloji sayesinde kadın pedleri, tampon gibi kişisel hijyenle beraber kamusal alanda da kadına özgürlük ve rahatlık sağlayan ürünler geliştirilmiştir.

Geçmişte daha ilkel yöntemlerle ve daha sağlıksız yaşanırmış. Hepimiz annelerimizden, büyüklerimizden öyle duymuşuzdur. En azından bütün kadınlar diyeyim…

Günümüzde kadınlar ped kullanıyor çoğunlukla! Ped de yetişkin herkesin bildiği bir ürün sonuçta. Kadın ve ped regl olduğu dönem boyunca ayrılmaz ikiliyi oluşturur.

Son 1 haftadır yoğun şekilde bir ped reklamı gündeme damga vurdu. Uluslararası bir kuruluş olan Orkid markasının çektiği son derece çarpıcı reklam filmi herkesi sarstı, belli kesimleri de rahatsız etti.

Filmin özelliği ülkemizde pedlerin gazete kağıdına sarılarak satıldığı fikri üzerinden yola çıkılarak çekilmiş olması. ‘Hayır öyle değil’ diyenler hangi ülkede yaşıyor acaba? Bir marketten, bakkaldan sadece ped alıp herhangi bir şekilde siyah ya da koyu renk poşet, kağıt, gazete kağıdı gibi şeylerle kamufle etmeden çıkabilen var mı? Kaç kişidir? Kaç eş, baba, sevgili ped alıyor?

Filmimiz bununla da kalmamış -ki bana göre en çarpıcı noktası- peddler gazete kağıdına sarılı çekilmiş. Üstelik de o gazete kağıtlarında kadına karşı işlenen suçlar, taciz, tcavüz, kadın cinayetleri haberleri mevcut.

Dananın kuyruğu burada kopuyor! Neymiş efendim ülkemiz kötü gösteriliyor, imajı sarsılıyor, bunlar asılsız, karalama kampanyası diyenler bile var bu fikrin arkasına saklananlarca…

Evet bu ülkede kadın kutsal, kadın el üstünde, baş tacı. Bu ülke kadınlar için dünyanın en güvenli ülkesi. Kadınların can ve mal güvenliği sorunu zaten bizde yaşanmıyor!

Ne güzel hülyalardasınız, nasıl bir kafa yaşıyorsunuz anlamak mümkün değil. Her yıl ortalama 300-400 kadın hunharca, planlanarak katledilmiyor, çocuk yaşta kızlar tecavüz sonucu doğurmuyor gibi bir ülkede de yaşamıyorsunuz, üzgünüm…

Polyannacılık oynayabilir, görmezden gelebilir, yok sayabilirsiniz fakat bu gerçeği değiştiremezsiniz. Riyakar dünyanızda size başarılar!

Böyle bir tablosu varken ülkenizin elbette birileri kör göze parmak sokacaktır… Dert ettiğiniz şey insan hayatı, kadın bedeninin değersizliği, toplumsal cinsiyet eşitsizliği değil de imajsa zaten bir yerlerde sorun vardır. Muhtemelen de vicdan, akli melekeler, insanlıktan uzaklaşma… Adlandırmaları size bırakıyorum!

Ped ülkeyi ortadan ikiye böldü. Reel gerçekleri görenler, dillendirenler ve yok sayma üzerine kurulu yadsıyanlar olarak… Firmanın İsrail kuruluşu olması sebebiyle İsrail’in dış güçler oyunundan tutun da her zaman olduğu gibi boykota, ped kullanmama, markayı alarak para kazandırmama düşüncelerine kadar…

Bu fikri öne sürenler ne acıdır ki öneri getirmediler, getiremediler. Tavsiyelerinizi merak etmekteydik… aybaşı bezlerine mi dönülsün, pamuk mu kullanılsın? Ben incir yaprağı diyorum. Doğada mevcut, ucuz ve kimseye de para kazandırmıyor. Ülkede üretilen, yerine konulabilen bir ped üretilirse Pazar oluşturulabilirse kimse de hayır demezdi sanırım.

Peki sayın imajseverler… Ülkemizde bunca şey olurken, bunca kadınlar yitip giderken neredeydiniz? Başınızı kuma gömmek sizleri yormadı mı? Yoksa pabuç mu pahalıydı? Konforlarınız mı bozulurdu, çocuklar doğurduğunda, kadınlık ve kadın bedeni aşağılanırken, yok sayılırken ‘Durun n’apıyorsunuz siz?’ dediniz mi?

Dünyanın global bir köye dönüştüğü gerçeğini sizzler unutsanız bile iyi ya da kötü herkes olan her şeyi görüyor. Yok saysanız ‘o kadar da değil’ deseniz de ne yazık ki içinde yaşadığımız  ülkenin durumu bu… Dost acı söylermiş! ‘Kadın için en güvensiz ülkeler’ sıralamasında da yerimiz oldukça yüksek…

Imaja takıksınız madem, haklar ihlal edilirken, hukuk çiğnenirken, ekonomi dibe vuruyorken, ülkede katma değerli ürünler çıkmıyorken, eğitim sistemi çöküyorken… neden acaba diye sorgulayın, sessiz kalmayın…

Reklamlar