HÜMANİZM BİZİM KAPIMIZDA YEŞERMEZ

Başlığa kanıp, yazıyı ilk satırından terk etmezseniz; konunun nasırlaşan bir kalp -ki ona bile hakkım var- olmadığı; bir öznenin hislerine, gücenmiş ruhuna ait olduğunu keşfedebilirsiniz. Lgbti+’ların öznesi, trans kadının serzenişi üzerine kurulu bir yazı okuyacaksınız; fazlası veya eksiği yok; sadece duygu durumuma dair…

Zbilyonuncu kez yasaklanan; barışçıl ve anayasal hak olan bir yürüyüşün, temel hakların gasp edildiği gün; üstelik de rekor gözaltı (30’u çocuk, 373 kişi) yaşanırken; gündeme bomba gibi bir video düşüyor…

Video; +18 dediğimiz, yetişkin düzeyinde. O sebeple, içeriğine dair detay vermeyeceğim, çoğunluk öyle ya da böyle izlemiştir, hoş izlenmesini gerektirecek bir durum da yok normalde…

Önemi Nedir Derseniz?

İçerikte 3 tane erkek var, cinsel ilişki halindeler. Buraya kadar da bir gariplik yok, en azından benim açımdan… Garip bulanlar da bence biraz kendilerini sorgulamalı, aşmalılar…

Dünyada sadece heteroseksüeller yok; eş cinseller, benim gibi trans kadın ve erkekler, biseksüeller, interseksüeller…, cinsiyetsiz olarak adlandıran daha nice cinsiyet kimlikleri ve yönelimler mevcut…

Asıl sorunum; videodaki erkeklerden birinin durduğu yer, savunduğu fikirler; dahası savunduğu fikrin, benim (lgbti+’lar) yaşam hakkımı elimden alması, fiziki, ruhsal veya ekonomik anlamda da ölümüme yol açması…

Sapla Samanın Karıştırıldığını Düşündüğüm Nokta Da Burası

Videodaki kişilerden birisi; baskın fobik ideallerin savunusunu yapan cenahın önde gelenlerinden. Bu uğurda yayın yapan bir kanalında yöneticisi olduğu da söylenmekte.

Kanala yakın isimler, bunu yalanladılar. Sonuçta; kıyısından köşesinden, ne kadar geçmişte olursa olsun, temas etmiş veya yayın politikalarıyla, fikirleriyle de baskın tutumda parmağı var.

Cinsiyetçi, fobik tutumların yaygınlaşmasına bir şekilde etkisi olmuş; bu tutumun siyasetini de destekler nitelikte yerlerde oluşu; benim için yeterli…

Cinsel yönelimi, eş cinsel veya biseksüel olması yahut da açık kimlikli yaşamaması kendini bağlar. Cinsel yönelimini açıklayamayan, ömrünün sonuna kadar öyle yaşayan insanlar da tanıdım. Bu da kişiyi bağlar. Bizim gibi ülkelerde; durumu anlaşılır da bulmaktayım hatta…

Bir konuda herkesle aynı düşünüyorum; kişilerin özel hayatına saygı duyulmalı, şantaj malzemesine dönüşmemeli ve fakat bu konu; sıradan sade vatandaş için geçerli.

Siyasete soyunan -şahıs bir partiden aday adayı olmuş-, savunduğuyla farklı yaşayan; bana ölüm kusarken; beni kınadığı, lanetlediği şeyi; gizli kapılar arkasında yaşayamaz… Hele de hakkımda söz söyleme, hüküm kurma yetkisine sahip olmak isteyerek; biz bütün Lgbti+’lara, kadınlara, çocuklara, hayvanlara kan kusturan politikaları yaşatma gayesiyle…

Eşitliği Herkes İçinde İsteyin!

Bu konuda “Ama ailesi” diyenler var; doğru, ailesi var; ama biz sıradan insanların, şiddete, nefrete uğrayanların; Lgbti+’ların yok mu?

Pazar günü, çoğunluğu şiddetle gözaltına alınan, Onur Haftası’na katılanların yok mu? İçinde çocuklarında olduğu; 373 kişi yerden mi bittiler?

 O insanlar görünüşte sadece gözaltına alındılar; ama kimisi sonuçta işini, ailesini, öğrenciyse kaldıkları yurtları, öğrenci kredilerini yitirebilirler -yitiren örnekleri de mevcut-; örselenen ruhları, acıyan canları ne olacak?

Gözaltı sebebiyle; kim bilir kaçının ailesi, travmatik şekilde durumdan haberdar da olup; çocuklarını yalnızlığa itilecekler? O çocuklar, gençler n’olacak?

Zati cinsiyet kimlikleri, cinsel yönelimleri sebebiyle; hayata bilmem kaç sıfır geriden başlayan bu insanların zararlarını ne olacak?

Sıradan insanın yeniden bir hayat kurma şansı, yüzde kaç? Parası yoksa, ayrıcalıklı sınıfa dahil değilse; onu hangi duvarlar, yasalar koruyacak?

Misal; zor şartlarda 2 üniversite bitiren, kıt kanaat geçinen yazarınız bu ülkenin yurttaşı değil mi? Ben de aynı hümanizmi, hoşgörüyü hak etmiyor muyum?

Biz alttakilerin suçu; açık kimlikle yaşama, hak talebinde bulunma, kendinden başkasına zararı dokunmaması mı? İlle de biraz ilgi, şefkat ve hoşgörü için ; ikili yaşam mı zorunluluk?

Bir Cevap Yazın