DÜNYA MALI DÜNYADA KALIRMIŞ

Mal merakı nedir? Nedir budünya malına tamah? Boş verin bunları, biraz pazar keyfi yapalım mı? Maldan, mülkten uzak, rahat kafalarla…

Hadi, biraz kafa dağıtalım. Odaklarımızı kaydıralım. Diyar diyar gezelim mi? Sıkılmayız canım, dinginlik niye boğsun ki bizi? “Alışmamış don” kadar da iğreti durmaz ya dinginlik hayatımızda?

İL İL ECE…

Hazırlanın! Seyahatimiz başlıyor. Kuşbakışı göz atalım mı başkentimizde neler oluyor? Ülke gezilecek ise, önce yönetimin merkezinden başlamalı ama…

Aa, orada bir hareketlilik var. Kargaşa, gürültü almış başını yürümüş. Durun, az daha yaklaşalım. Tanıdım, evet ben de tanıdım burayı.

Meclis binası. Milletin meclisi. Camdan sallanan şey de ne? Kocaman bir afiş var, devasa boyutta. Üstünde bir şeyler yazıyor da benim gözüm net görmez ki. Az daha yaklaşmalı.

128 Milyar Dolar Nerede?”

İyi de çok para bu? Kaybolması mümkün mü? Para nereye gider ki? Duymuştum; o kadar parayla, ülkenin önde gelen futbol kulübünden birisi 1000 kez daha kuruluyormuş…

Afişi sallandıran adamı da tanıyorum. Şey bu şey; hani şu çuvalların üstünde, beş yıldızlı otel yatağında gibi poz veren vekil yok muydu? Çıkaramadınız mı? Arada tomaların da üstüne çıkar… Bildin mi?

Ee, bu topluyor afiş mi neyse onu? Bitti galiba, sonuna yetiştik. Aşağıda da itfaiye arabası var. Yangın mı çıktı ne ola ki?

Az soluklanalım, yangın nerede, onu görürüz bari.  Araba da gidiyor. İtfaiye köşeyi dönüyor, yangın da yokmuş. Camdan gene bir şey çıktı. Durun, az önceki afiş bu… Koca koca adamların canı sıkıldı demek ki? Oyun oynuyorlar, itfaiye geldi topla; as topla as topla…

DEDİKODU SEVER MİSİNİZ?

Belli, sıkıldınız siz. Hadi size, yeni duyduğum bir dedikoduyu anlatayım. Dedikodudur yani… Aksini insanın aklı almaz… Ülkenin birinde; taşrada bir başkan varmış. Pek bir cevvalmiş kendisi.

Cevval bey; iyi huylu, insan sevdalısı, hele de vatandaşlarına karşı da çok merhametliymiş.  İnsan gibi insan yani… Öyle severmiş ki halkını; 3-5 insancığın haline pek acırmış. İşsiz güçsüzler hem karınları doysun hem de vatana da zararları dokunmasın diye; tutup ellerinden, kaçakçılar gibi uzak memleketlere taşımış bunları…

Sırf iyilik olsun, garibanlar iş bulup; ana babalarına da biraz altın olur, döviz olur para yollasınlar; kazan kazanla herkes mutlu olsun istemiş, cevval bey.

Dedim ya, iyiliğinden yapmış. Yoksa paragöz olsa; 43 tanecik insandan, eski bir kamyon parası almazdı değil mi? Onu da kendine almamış ki hem, çalıştığı belediyeye almış…  Art niyetli olsa, onu da üstüne yapardı…

Bana göre; dedikodudur yani. Kocaman devletin seçilmişi, böyle bir şey yapar mı? Katiyen inanma taraftarı değilim… Meyve veren ağacı taşlıyorlardır… Siyasi rakipleri, adamın istikbâliyle oynamak için; dedikodu üretmişlerdir… İnanmam yani…

KAZAN KAYNIYOR YİNE…

Belli, size de malzeme lazım. Yok canım… Can sıkıntısından, yoksa ne işiniz olur dedikoduyla? İyi ya madem. Bir tane daha anlatayım. Bak, baştan da diyorum; dedikodudur…

Neyse! Bizim İstanbul’un, Adalar diye bir ilçesi vardır. Pek de güzel, püfür püfür, şirin şirin adacıklar. Adalar nasıl güzel ise; oraya yakışmayan faytonlar vardı. Atlar ha babam, taşır da taşırdı canı tatlıları, cüzdanı kalınları.

İki seneye yakındır, Adalar faytondan, atlar da iki ayaklı yükten kurtuldular… Sen sağ, ben selamet… Bu atları, çeşitli haralara, belediyelere hediye etmişti İmamoğlu.

50 tanesini de güneyde bir belediyeye yollayasıymış. İşte, olayda burada başlıyor. Sözüm ona; atların 43 tanesi kayıpmış… Koca koca atlar nereye gidecek? 3-5 tane de değiller ki, kurt kapsın…

Her yere bakmamışlardır bence. Başkanımız da yaşlandı sanki? Gözleri görmüyordur belki de… Durduk yere; masanın, yatağın altına iyice bakmadan, elin günahını mı alıyor ki acep? Onca at, nereye gidecek ki? Kesmediler ya?

Kız, ister misini bunun içinde bir afiş yaptırsınlar? “47 at nerede” diye, bunu da meclisin camından sarkıtmasınlar?  Yapar mı yapar bu muhalefet…

Gezmelere çıktık, dedikodulara da doyduk ise; hadi siz de bugün erkenden uyuyun, yarın iş var… Görüyorsunuz; ne ülkeler, dünyada ne yöneticiler var… Cennette yaşıyoruz, herkesin gözü üstümüzde, daha ne olsun?

Bir Cevap Yazın