DEVLET BENİ HATIRLADI

Bu satırlarda kendini bulacak yoğun bir kesim olacaktır. Genelde vatandaşlık ödevlerinde anımsanan, kalan ekseriya zamanlarda göze görünmez; nüfus hanelerinde birer rakam, varla yok arası ülke yurttaşları, halk yığınları. İstatistiklerde de yüzdelik dilim içinde “halk”, haklar bazında “ölü” insancıklar…

Varlıkları hacimsel ölçeği büyüten, öte yandan kambur olarak görülen kimsesizler topluluğu, devletsizler ordusu…  Her türlü pis işe koşulacak; yangında, tekne batarsa ilk gözden çıkarılacak olanlar.

En şanslı olanlarını park, sokak temizlerken, bir yerde çay çorba yaparken, belki birilerinin odacısı olarak görürsünüz… Şanslılarına kıyıdan köşeden piyango vurmuştur; düzenli bir gelirleri (gelir denirse), az buçuk sosyal güvenceleri (sigorta) vardır… Hepi topu tüm zenginlikleri de o kadar…

GÖZE GÖRÜNMEZİZ…

Merdiven altı işlerde, yevmiyeci, sokakta pazarda ufak tefek satışla yağında kavrulanlar; uzamayan da kısalmayanlar da… Kazançları gibi; hayatları, hayalleri, toklukları da günlük olanlar… Ömürleri de günlükçüler.

Serbest çalışan olarak, ben de günlükçülerdenim. Yok sayılışım, “görünmezlik zırhım” eskilere, cinsiyet kimliğime dayansa da günün birinde; son kullanma tarihi geçecek olanlardanım da… Yaş geçecek, iş yapamaz konuma geleceğiz elbette…

Son yıllarda, güvencesiz ve gelirsiz yaşamaya mahkûm bırakılan sayısı çığ gibi artmakta. Pandemi ise; oldukça kullanışlı kılıf oldu, beceriksiz yönetimleri, savurganlığı, israfı gizlemek için.

Allah’ın bulunmaz lütfu!” Biri hak arasa, iş istese;” pandemivar kardeşim”, “tek sen misin”, “devlet hangisine yetişsin?” Savunusu gerek yancılardan, sık sık da birincil ağızlardan dökülmekte… Sanki, öncesi güllük gülistanlıktı da…

Müjdeler olsun!  Sürecin en başında, kıytırık 5 maske alma hakkı doğmayan bana; aşı hakkı doğmuş… Hemi de öyle bildiğin aşı hakkı…

Önce “acaba mesaj yanlış mı geldi” diye, iki kez okudum. Daha önce de birinin aşı randevu hatırlatması gelmişti; biraz buruk ve kıskançlık da hissetmiştim, doğruya doğru…

Soyadım, ismimin ilk 3 harfi ve yıldız doğru yere konmuş. Bu sefer, doğru mesajdı yani. Sonrası daha da başa bela… Şimdi devlet beni niye hatırladı? En son hatırladığında; yaşamak için sokağa mahkûm olduğum dönemde yediğim cezaların haczi içindi… Banka hesaplarıma el koymuştu… Ona da 3-4 sene olmuştur.

Bayram değil, seyran değil, ben niye yeniden “görünür oldum?” Dumura uğradım! Durduk yere, “başka ülkelerin 100 Euro, 150 Sterlin aldığı aşıyı”, “devletim” bana “niye beleşe yapsın?

5 maske vermemişti, maske… Acaba tuzlu su mu basacaklar? Seçeceğim aşı yerine, yerli aşıya kobay mı yapacaklar? Hayır, ben belki DNA’larım çalınsın, Gates’in eline geçsin istiyorum. Hakkımı helal etmem bak!

Tamam çözdüm! “Aşılıyım! Eğlenebilirsin” maskesi taktırtıp, saha görevine yollayacaklar 😉 Giderim gitmesine de Delta Varyantı yoktur değil mi orada? Gerçi olsaydı; koskoca bakan söylerdi değil mi?

YA ONLAR?

Biz günlükçüler, sosyal güvencesi olmayanlar da dahil; eşitsizliğe yeniden ve yeniden uğrarız. Misal; bankada ya kredi puanın yetmez ya da adın bankaların kara listelerinin değişmez yıldızıdır… Öyle ya 3 kuruşu boğazına mı verirsin, borç mu ödersin? Borç ödemek için borçlanayım desen; bankalar üzerine sümüğünü atmaz…

Eşitsizlikten, adaletsizlikten bolca nasibini alan bir kesim daha var; evsizler… Hadi, benim adresim, telefonum vardı da bana ulaştın, pek sevgili devletim.

Ötelenmekten, yok sayılmaktan imanı gevremiş evsizler n’olacak? Hiçbir kayıtları olmayan, mevsime göre göçer olan bu insanlar için de “aşı randevusu oluşturuldu mu?

Ben, 2. Sınıf vatandaşım, buna alıştım da… Sokakta yaşamaya mahkûm ettiğin, kimsesiz bıraktığın bu insanlar kaçıncı sınıf, söyle hele devletçiğim?

Benim için bile lüks kaçan “aşı piyangosu”, onlara da vuracak mı? Önceliksizlerin önceliği hakkım için, sağ ol da ya onlar? Benim ayrıcalığım ne, halen peşin vergi ödüyor olmam mı, arzu ettiğinde kayıtlarımı tutabiliyor oluşun mu?

Bir Cevap Yazın