DEĞİŞEN DÜNYA

Devir, dünya, hayat, algılar, yaşam tarzlarımız değişiyor, evriliyor… Adına evrilmek denir mi, yoksa zorunlu uyumlanma getirisi, öte yandan da dayatma mı bilinemese de evriliyoruz…

Çağımız teknoloji, internet, bilişim çağı olunca yaşamlarımız, ilişki kurma, iletişim biçimlerimiz de bu yönde çeşitlilik gösterirken, bir yandan da zaruriyete de dönüşüyor sanki… Şöyle ki iletişim, bilişim anlamında hız kazanan hayat; sokakta, sokak tabir edebileceğimiz iş, ulaşım, trafik, stres durumlarında daha da ağırlaşmaya, çekilmez hâl almaya devam etmekte…

Ömrümüzün yarısı bu keşmekeş, bezgin ruh hâliyle sürerken, hepimiz sokakta, iş-okul gidiş dönüşü gibi zorunlu yolculuklarımızda daha gergin, mutsuz, içimizdeki ‘Ben’in gizlediğimiz robotlaşma sürecine de giriyoruz.

Kadın penceresinden bakarsak; taciz, tecavüz, tehdit gibi durumların da doğurduğu korunma/kendini koruma adına takılmak zorunda bırakılan ‘maskeler’ in de getirisiyle, iletişimin, temasın en minimuma indiği hayatlara dönüşüyor dış dünya…

Bunlar olurken, artık hayatın olanını-bitenini izlediğimiz alanlar, mecralar, haber alma kanallarımız da değişim gösteriyor diğer taraftan.  Günlük hayatı gözlemleme, hızlı göz atma amacıyla başlayan sosyal mecralardaki girişlerimiz, kalışlarımız başkaca dünyalara kapı aralarken; dostluklara, arkadaşlıklara, kaçınılmaz olarak yönelimlerimiz üzerinden flörtleşmelere de dönüşmeye başladı elbet…

SOSYALLEŞMENİN YENİ HÂLLERİ…

Eş, dost, çöpçatan, düğün, toplantı eskilerde tanışma, kaynaşma çoğunluğu içinde evliliğe kapı aralayan yaşamımızın olmazsa olmazları idiler.

Ayak uydurduğumuz, o yöne doğru itilim gösterdiğimiz teknoloji dünyası, sanal alem aynı zamanda bizlere sonsuz seçenekler de   sunmaya başladı. Hemcinsimiz, karşı cinsimiz, arkadaşlık, tanışma kaynaşma ya da varsa başkaca arayışlarımız…

Baş rollerini Meg Ryan ve Tom Hank’in oynadığı, “Sleepness In Seattle/ Seattle’daki Uykusuz” veya “Sevginin Bağladıkları” adıyla vizyona giren filmi izlerken, zatî bildiğimiz bir gerçek üzerine anket açma fikri doğdu. Ülkemizde insanlar nasıl tanışırlar, evlenirler ya da uzun süreli ilişkilerinin başlangıç noktası nasıldır?

Konusu üzerinden hareket ettiğim film; eşi ölen genç bir baba, oğlu ve radyo programıyla değişen hayatları merkezli. Acısını hissettiği, yalnızlığını, mutsuzluğunu bildiği babası için, radyo programı üzerinden babasına, yeni bir eş, kendine de anne aramak ister. Bu kadar anlatım yeter, belki izlemeyenlerimiz vardır.

Bende buradan yola çıkarak takipçilerime: “Son partnerinizle/ eşinizle nasıl tanıştınız?” diye sormuştum. Cevap şıklarına da” Hayatın içinden, eş/dost desteğiyle, sosyal mecralar” ve de “flört siteleri” şıklarını koydum.

KLASİK VAZGEÇİLMEZİMİZ YOKSA HAYATIN GETİRİSİ Mİ?

Klasik tutkumuz mu, anketi cevaplayanların çoğunluğu evli midir veya da yaş ortalamız mı yüksekti bilinmez ”Hayatın içinden” en yüksek oylanan olmuş. Oransal olarak %56 ‘yı yakalamış ilk şıkkımız.

Çarşı pazarda, düğünlerde, toplantılarda, sosyalleşilen her alanda, belki bir gün işe gidiş dönüş anında toplu taşımda, bir çay bahçesinde, kim bilir bir cam bakışmasıyla… Gerçi, benim en favorim komşu evlerde camdan cama bakışmaktı… Tadı, heyecanı ve lezzeti ayrıdır. Misal, yorum olarak “aynı iş yerinde” cevabı da almıştım. Hayatın içinde tanıma/tanışmaya dâir.

Mahallemizin “çöpçatan ablaları, teyzeleri”, belki arkadaşların, ailelerin birilerini bizlere yakıştırmaları, okul arkadaşları/ buluşmaları da” bir/iler/ini” bulduğumuz alanlardır kuşkusuz ki. Anketimizi oylayanlarda oran %5’miş,” Eş/dost desteğiyle” bir araya gelmiş olanlar.

HAYATIN GETİRİSİ Mİ?

Yazının başında da kısmen değinmiştim. Hayatımız, dünya, bakış açılarımız, hayatın dayatmasıyla da teknolojinin merkezlerimize oturması gibi çeşitli gerekçeler/zaruriyet, bizlere bir yandan da başka sınırsızlık, bilinmezlikle dolu alan açıyor. Sosyal mecralar gibi…

Belki iletişim, haber ağlarının çeşitliliği, hızlı oluşunun da etkisi kaçınılmazdır bu da gerçek. Bu tarz temel ‘tercihlerle’ hayatımızın vazgeçilmezi olan alanlarda sosyal mecralar.

Sosyal mecralardaki her gönderi gerek kişisel paylaşım olsun gerekse haber türevli olanlarda dahil, bir temas kurma, iletişim halini de doğuruyor…  Böyle böyle, bazen aynı bakış açısına sahip olduğumuz veyahut da karşı pencereden bakan birileriyle “iletişim/ temas/tanışıklık” boyutunda yakınlaşmalara yol açmakta.

Dostluklar, arkadaşlıklar, tanışmalara dönüşmesi bir noktadan sonra kaçınılmaz da haliyle… Burada da fiziksel, cinsel, duygusal çekimin oluşmayacağını düşünmek de abesle iştigal olurdu…

Sözün özü; artık sosyal mecralar üzerinden tanışan, ilişki yaşayan ve hatta evlenen çiftleri de çevremizde görmek mümkün. Azımsanmayacak orana da sahipler. Ankette, sosyal mecralardan tanıştıklarını söyleyenler %35’lik bir dilim.

Arada mesafe olan; aynı şehirde belki aynı bölgede olan, “sanal alem” diye adlandırılan sosyal mecralar üzerinden tanışmak, birliktelik uyum sağlanabilirse de ileriye taşınması, günümüz için oldukça olağan.

Seçenek bolluğu olan internetin başkaca tanışma yöntemleri de var. Bir dönem mahallemizden, yakın çevremizden alışık olduğumuz çöpçatanlık. Zamanın çoğu sanal dünyada geçince, hele de hayat temposunun yoğunluğu, iş, trafik stresi kaynaklı ‘zamansızlık’ neticesinde; “ruh eşimizi”, “hayat arkadaşımızı” modern çöpçatanlık sitelerinden, arkadaşlık sitelerinden arar, bulur olduk.

%4’ü “flört siteleri” üzerinden tanıştım demiş. Flört/çöpçatan siteleri oldukça büyük bir pastayı da ellerinde tutuyorlar. Her cenah için bu tarz siteler mevcut. “İslami Usülle Evlilik” siteleri bile mevcut artık, sanal dünyanın gerçekliğinde…

Artık sokaktaki her on kişiden dördü, sosyal mecralar ya da flört siteleri sayesinde bir araya gelmekte. Mutlaka hepimizin çevresinde bu tarz ilişkiler, evliliklere şahit olmak da kaçınılmaz…

Bekar olup, 15-45 yaş arasında olup da  flört bazlı tanışmamış, ilişki kurmayan/yaşamayanımız, neredeyse parmakla gösterilecek kadar azdır.

Yazarınızın da bu örneklem içerisinde. Sanaldan, gerçek hayata taşınan, arada mesafeler olup da gidebildiği yere kadar giden birkaç deneyime ben de sahibim…

Devamında iki anketim daha olacak ve finalde de sanal alemde tanışıp, evlilikle noktalayan genç bir çiftin, yakın arkadaşlarımın röportajıyla devam edeceğiz.

Tanışma, ilişki kurma günümüzde nasıl, yöntemlerimiz neler? Hayatlarımız ne yöne doğru gitmekte, bu ilişki biçimlerinin artıları, eksileri nelerdir? Serinin devamında nasıl bir ‘genelleme’ yapılabilir, yapmak mümkün mü netleşeceğimizi umuyorum.

Bir Cevap Yazın