ÇOCUK BAYRAMI MI?

Bu 23 Nisan’a değişen yaşam koşullarımız nedeniyle farklı bir açıdan bakmaya ne dersiniz?

Tüm dünyada etkisini gösteren Covid-19 salgını kapsamında tüm insanlığın yaşayış biçimi değişti diyebiliriz. Her birimiz bu süreçten psikolojik, fizyolojik, sosyal ve daha birçok alanda etkilendik. Bu süreçte belki yetişkinlerden de çok etkilenenler çocuklar oldu. Çocukların pandemi sürecinde yaşadıklarını farklı açılardan değerlendirmek gerek.

BM ÇHS’nin Şemsiye Hakları dediğimiz haklara bakacak olursak:

  • Ayrım gözetmeme
  • Çocuğun yüksek yararı
  • Yaşama ve gelişme hakkı
  • Çocuk katılımı

İlkelerinden bahsedebiliriz. Peki, bu süreçte çocuklar bu haklardan ne kadar yararlanabildi? Hangi hakları ihlal oldu?

‘Evde Kal’ ‘Hayat Eve Sığar’ gibi sloganlar şuan insanlar için hayati önem taşısa da biraz bu sürecin tozpembe boyutunu yansıtıyor.

Bu süreçte mülteci çocuklar/yetişkinler, çalışmak zorunda olan çocuklar/yetişkinler, evsiz olanlar, devlet koruması altında olan çocuklar gibi daha niceleri ne kadar düşünülüyor?

Unicef’in verilerine göre evde kaldığımız süreçte çocuğa karşı şiddet, cinsel istismar vakaları artış göstermekte. Daha önceki salgınlarda da bu durumun yaşandığını vurgulayan Unicef, 20 Mart’ta yaptığı açıklamada hükümetleri hastalıktan kaynaklanan yoğun sosyo-ekonomik çöküntülerin ortasında çocukları korumaya ve refahını sağlamaya çağırdı.

Sosyo-ekonomik açıdan yetersiz olan aileler, çalışmak zorunda olan çocuklar; 20 yaş altına sokağa çıkma kısıtlamasının gelmesi de göz önünde bulundurularak devlet tarafından düşünülmeli ve destek hizmetleri sağlanmalı. Çocuk işçi konusunun da ayrıca devlet tarafından önlenmesi gerek.

Diğer bir konu ise çocuğun eğitim hakkı. Ülkemizde de EBA üzerinden veya okulların kendilerine ait online eğitim sistemleri üzerinden yürütülen bir uzaktan eğitim sistemine geçildi. Fakat bunun alt yapısı yine çok fazla düşünülmemişti. Uzaktan eğitime erişemeyen çocuklar var ki köy okulunda sobalarını bile kendileri yakan çocuklar… Birçoğunun kendine ait telefonları veya bilgisayarları yok. Eğitime ulaşamıyorlar, bu da bize yine çocuğun eğitim hakkının ihlal edildiğini gösteriyor.

Farklı gelişim gösteren ve özel eğitim kurumlarında eğitim alan çocuklar ve aileleri için ise durum yine çok zorlayıcı. Onların seviyesinde, engel düzeyine uygun bir eğitim sistemi düşünülmemiş. Hem görme hem duyma engeli gibi komplike engeli olan çocuklar yine uzaktan eğitim sürecinden verim alamayan çocuklardır. Bir köy okulunda çalışan öğretmen çocuklarının Türkçe olarak anlayamadığı şeyleri Kürtçe açıkladığını söylüyor şuan ki eğitim sisteminde bu durum düşünülmediğinden çocuklar ayrım gözetmeme haklarından da mahrum kalabiliyor.

Bir diğer konu ise ev içerisinde sık rastlanan cinsiyet ayrımcılığı. Özellikle bu süreçte kız çocuklarının okula gitmediği için evde annesine yardım etmesi veya doğrudan ev içi sorumlulukları yerine getirmesi beklenebiliyor. Fakat bu durum erkek çocuk için geçerli olmayabiliyor. Bu da cinsiyet ayrımcılığı demek oluyor. Evde eşit iş bölümü yapılması gerekliliğini bir kez daha vurguluyoruz.

Çocuk haklarının korunmasında devlet, aile, toplum ve çocuklar önemli rol oynuyor. Bu süreçte çocuk haklarının ihlal edilmemesi ve çocukların sağlıklı gelişim gösterebilmeleri için devletin gereken özeni göstererek:

  • Sosyo-ekonomik düzeyi düşük ailelere destek vermesi,
  • Her çocuğun (din,dil,ırk farketmeksizin) eğitime yararlı şekilde ulaşmasını sağlaması,
  • Gerekirse (ihmal ve istismar durumlarında) çocuğun yüksek yararı gözetilerek çocuğu koruma altına alması,
  • Her çocuğun (din,dil,ırk farketmeksizin) sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağlaması,
  • Çocukla çalışan kurumlara gerekli desteği ve teşviki vermesi gerekiyor.

Aileler ise:

  • Ev içerisinde her zaman olması gerektiği gibi çocuğun katılım hakkını göz ardı etmemeli,
  • Hiçbir türlü ayrımcılık yapmamalı,
  • Çocuğu korumalı,
  • Çocuğun haklarına saygı göstermeli,
  • Gelişimini desteklemeli,
  • Hiçbir türlü ihmal ve istismara maruz bırakmamalı.

 

Tüm bunları toparlamak gerekirse, bu süreçten sonra da devletin eksik kaldığımız konularda iyileştirmeler yapmasını isteyerek ve her birimizin birey olarak sorumluluklarını yerine getirerek, çocukların bu süreçten en az zarar ve en yüksek yarar ile çıkmasını umut ediyor; elimizden geleni yapmalıyız diyorum.

Her çocuğun eşit haklara sahip olduğu, sağlıklı bir dünyaya… 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!