ARMUT DİBİNE Mİ DÜŞÜYOR?

Gün geçmiyor ki bu ülkede utancın derinliklerinde boğulmadığımız…

Her sonraki bir öncekini aratır cinsinden… Bu haberi mümkün olduğunca olduğu gibi vermeye çalışacağım. Artık utancımı anlatacak sözcükler tükendi!

Aksaray ilinde hepimizin dudaklarını uçuklatacak, okunduğunda da yeni trend “Zaytung haberi mi” ikilemine düşürecek bir olay yaşandı.

Aksaray Merkez Mehmetçik İlkokulu’nda veliler otizmli öğrencileri YU HA LA DI LAR! Okuduğunuzu kolay anlayın diye hece hece ve büyük harflerle yazdım. Sayın okur, zekana hakaret etmiyorum, olayın inanılmazlığı için öyle yazdım!

Zaten karantinaya alınmış gibi ayrı bölüm açılmasına mı yanarsınız yoksa akran zorbalığı diye düşünecekken koca koca adamlar, kadınlar tarafından yapılabildiğine mi şaşarsınız?

352 öğrencili, 42 tanesi otizmliler başta olmak üzere özel eğitim gerektiren çocuklardan oluşan bir okul Merkez Mehmetçik İlkokulu.

Müdür Yönetimiyle Başlayan Süreç…

Aksaray Otizmli Çocuklarla Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Cennet İncesöz “Öncelikle okulun müdürü değişti. Sonra otizmli öğrencilere karşı ufak ufak tavırlar değişmeye başladı. Sonra öğrenciler okula alınmamaya başladı. Biz bugün valilik ile görüştük. Müdür ve muhtar hakkında soruşturma başlatıldı.” açıklamasında bulundu.

Müdürün, muhtar ve okul aile birliği başkanı birlikte velileri okul önüne yığdığını da belirten İncesöz açıklamasına şöyle devam etti: “Otizmli çocukların kendi çocuklarının psikolojisini bozduğunu söylediler. Çocukların yemek yemeyeceğini, uykusuz kalacağını söylüyorlar. 50 veli var burada çocukları yuhalayan. Bizim yanımızda duran veliler de vardı. Bu çocukların kaynaştırma eğitimi alması lazım. Maalesef almıyorlar.”

Çirkinliğin sosyal medyaya yansımasıyla çığ gibi büyüyen tepkiler sonucunda müdür ve muhtar hakkında soruşturma açıldı. Sonuç çıkar mı? Ben de size sormuş olayım…

İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği Başkanı Sedef Erken de suç duyurusunda bulunacağını, olayın yakın takipçisi olacağını söyledi. Erken 10 senedir bunların yaşandığını, bu konuda hiçbir müdür, öğretmen ya da yetkilinin savcıya ifade vermediğini vurguladı: “Sonunda veliler günah keçisi ilan ediliyor. Olayların bu şekilde üstü örtülüyor. Görevini yapması gerekenlerin görevlerini yapmadığı yetmez gibi velileri doldurarak terbiyesizlik yapmalarına yol açıyorlar. Bu artık bir insanlık suçu! Görev ihmali değil.”

Sözün özü nereden tutsan elinde kalır. Nereden baksan aymazlığın, hadsizliğin köhnemişliğin dik alası… Bu anne babalar, bu eğitimciler çocuk yetiştirecek, insanlık öğretecek, eşitlik, adalet, insan sevgisi aşılayacaklar… Hadi canım sen de!

Bu çocuklar bunlarla büyürse yarın ne mi olur? demiştim habere “yorum yapmayacağım”… Şayet yorum yapmış olsaydım beynimden çıkan kıvılcımlar ekranı delerdi.

Yorum yapmış olsaydım “Bu çocuklar büyüyünce doğa düşmanı, hayvan düşmanı, ırkçı, türdeş, fobik, Kürt düşmanı, Ermeni, Alevi düşmanı, öteki düşmanı, cinsiyetçi, belki de gelecekteki kadın, çocuk suçlarının failleri olurlar!” derdim. Daha neler neler derdim… Yorumsuz kalmayı seçiyorum yine de!

Saygının, sevginin olmadığı yerde en gür orman bile çoraklaşır… Sevgiyi, saygıyı bize kimler öğretmek zorunda? Anne-baba, öğretmen, yukarıda bahsi geçenler mi? Gölge etmeseler çocuklar yine aralarında doğruyu bulurlardı… Dışarıdan nefret ekilmesin yeter!

Reklamlar