FATMA TURGUT KONSERİ İŞ SANAT’TA

Alternatif rock müziğin güçlü sesi Fatma Turgut, mayıs ayının ilk günü İş Sanat izleyicileriyle buluşacak. Maximum Genç için kaydedilen konserin, İş Sanat YouTube kanalındaki ilk gösterimi 1 Mayıs Cumartesi akşamı saat 20.30’da yapılacak.   

Read more

KAPANIYORMUŞUZ

Başlığı görüp de yanılgıya düşmeyin! Kılık kıyafet, yaşam tarzlarına “müdahale” yok… Herkes her istediğini yapabiliyor da elbette çizilen sınırlarda, ölçülülük içerisinde…

Read more

ÇİNGENE RUHUM

Reenkarnasyon; öldükten sonra başka bir bedende, başka bir kimlikte tekrar dünyaya gelineceğini savunan, günümüzde bile hala tartışılan bir konudur bu. Size bir bilgi verme yetkinliğim yok ama ben inanıyorum tekrarlanan yaşamların olduğuna…

Read more

93. AKADEMİ ÖDÜLLERİ’NE DAMGASINI VURANLAR!

Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından düzenlenen Oscar Ödülleri, bu yıl 93. kez sahiplerini buldu.

Read more

VATANDAŞLIK, YURTSUZLUK, AİDİYETSİZLEŞTİRME…

Doğumla başlayan; içine doğduğunuz “ülke” adı altında sınırları belli olan, toprak parçasının ferdi olma hakkını “vatandaşlık” diye tarifleyebiliriz. Vatandaşlık; aynı zamanda ülkelerin sınırları, adı, statülerinin değişmesiyle değişebilir ve/ya kişisel tercihlerle de değiştirilebilir… Temelde; içine doğulan toprak parçasının, ferdi, yurttaşı, bireyi olmak olarak ifade edebiliriz.

Genel tanımı böyle olmak ile beraber, iki taraflı yükümlülükler silsilesine de dönüşür. Bireyin içinde olduğu topluluğa, toprak parçasını çevreleyen, yönetim sistemine karşı ödevleri vardır. Yöneticilerin ve sistemin de birey/ler/e karşı yükümlülükleri elbette.

Vergi vermek; seçimlerde seçme ve seçilme hakkını kullanmak, askerlik yapmak (bazı ülkelerde sadece erkeklerin ödevi) yasalarına uyma zorunluluğu gibiyükümlülükler “genel itibariyle”, toprak parçası içindeki tüm bireylerin, uymak ile zorunlu olduğu yazılı kurallardır.

Devlet; onun memurları, çevrelediği toprak parçası içindeki yurttaşları yönetme adına görev alan herkes, tüm bireylerin refahını, mutluluğunu, doğumla veya seçili yurttaşlıktan doğan hakları dolayısı ile kazanılan eğitim, sağlık, iş ve aş güvencesi, insan hakları, özgürlük, eşitlik gibi yükümlülüklerden sorumludurlar. En azından, yazılı anayasalarda/kanunlarda geçen ibareler…

Kişi, anayasalarda yazılı olan “vatandaşlıktan çıkarılma” işlemi gerçekleştirilmemiş ise kim, kimci, ne olduğuna bakılmaksızın hak sahibi ve de hak talebinde bulunma hakkına da sahiptirler. Çeşitli kanunlar, ulusal veya uluslararası hukuk, metin, anayasalarda hak ve hak aramaları güvence altındadır…

AİDİYETSİZLİK/AİDİYETSİZLEŞTİRİLME…

Uzun bir giriş yaptığım, temelde de aslında hepimizin bildiği ve/ya yaşatılan haksızlıklar ile öğrendiğimiz sözde haklarımız çerçeve olarak böyle…

Her birimize özgü çeşitli sebeplerle, güç geçmiyor ki bağlarımız zayıflaması/zayıflatılmasın… En çok da kadın+’ların hissettiği güvencesizlik; eşitsizlik, özellikle gün geçtikçe artan yoğun yoksulluk, bunun ile beraber; kaynakların, servetin eşit dağılmayışı, talanlar, kayırmacılık, belirli zümrenin şatafatını gözümüze sokması, çarçur edilen geleceğimiz, vergilerimiz, hesap sorulmayış/verilmeyiş zaten yeterince sebep oluşturuyor…

Ağır faturalısı ödediğimiz derin yoksulluk; yeterince yük değilmiş, bazı zamanlarda 24 saate 5-6 intihar yetmiyormuş gibi, buhranın etkisiyle insanlar canı burnunda gezmiyormuş gibi; önüne gelen herkes herkesi “devletin ekmeğini yemek, suyunu içmek” ile yaftalamakta…

Devletin ekmeği bunca bol ise; sokaklarda açım diye yardım isteyenler kimler? Avuçlarına” çocuklarıma iyi bakın” yazarak, ölüme yürüyenler kimler?  Ekmeğin bolluğunda mı ki fırınların camlarında afişe edilen “bayat” tanımı; hayatımızın yeni gerçekliğine dönüştü?

BİZLER KOVULAN IRGATLAR MIYIZ?

Önce şurada uzlaşalım! Hepimiz; doğumdan gelen yurttaşlık, vatandaş olma hakkına sahibiz… Irk, dil, din, etnisite, cinsiyet kimliği, ten rengi türevi farklılıklarımız ne ötekileştirme ne de ayrıcalık sebebi değildir…

Hiç birimizin doğruları, savunuları, algıları, beklentileri aynı olmak zorunda değildir… Bu sebeplerle, birbirimizi dışlayamaz, anayasada belirtilen “terörist olmak” yaftasını, kimseye bol keseden dağıtamayız… Devletin aşağıdan yukarıya tüm memurları da dahil…

Devlet, kimsenin tapulu malı değildir! Fert, devlete karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğinde nasıl ki yaptırımlara tabii ise; devlet organları, onu temsil edenler, işleyişi için göreve gelen gerek memurları gerek ise de seçilenler, bu gerçeği unutmamak zorundadırlar…

AKP Genel Başkanı/Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en temel ödevi; eşitlik ilkesine uymak, tüm halka aynı derecede davranmak zorundadır… Tıkadıkları sistem, kötü yönetim, ötekileştiren dili sonucu, hele de çoğu zaman kaçırdığı kantarın kopuzu neticesinde; zayıflayan bağlar üzerinden yeniden kimseyi yaralamamak, en temel görevlerindendir…

Yeniden dolaşımda olan, İstanbul’da yaptığı bir konuşmasındaki üslubunun kimseye faydası yoktur… “İstanbul’da, Türkiye’de yaşayamam diyenlerin, hayatla bağları kopmuştur. Biletlerini alalım gitsinler” deme hakkına kimse sahip değildir…

Cumhurun başı olmak; başkanlığını yaptığınız parti atamalarında kullandığınız, ikinci bir sıfat değildir… Oyunu alamadıklarınıza karşı da yük yükler… Sorumluluğunuzu yerine getirmekte gönülsüzseniz de sadece ayan beyan ortalarda dile getirmeyin…

Hayat hepimizin yeterince belini bütmekte, sizde tuz biber ekmeyin… Sizden seçilenlerin “icraatlarından olan”, gri pasaportla gidenlerin sözcüklerinden bihaber değilsinizdir umalımda…

 “Kurtuldum!”, “Et yüzü göremiyordum, burada her gün et yiyorum…” Bunlar derin yoksulluğun ve çaresizliğin haykırışı… Oy verenlerinizin sözleri de üstelik… Kaldı ki; bu yaşadıkları “rahatı” yurttaşlık veya oturum izni ile de kazanmamışlar, ifadeleri öyle… Kaçak ve günübirlik işlerde, inşaatlarda çalışmalarına rağmen, standartlarının yükseldiğini söylemekteler… Varın gerisini siz hesaplayın…

Kimse, en azından çoğumuz, ülkeyi ve/ya insanını sevmediği için gitmiyor, gitmeyi düşünmüyor; karnını doyurabilmek, biraz nefes alabilmek, en çok çoğu da değerli hissetmek, insanlığını hatırlamak arzusuyla bu kararları alıyorlar…

Size tavsiyem; bilet parası önerinizi unutun, tekrar dillendirmeyin… Astarı yüzünden pahalıya gelebilir… Nüfusun yarısının, hatta yarıdan fazlasının, bilet tutarının ne kadarlık bir meblağ edeceğini, ben hesaplayamadım da…

KÜÇÜK BİR MERHABA

Selam!

Read more

TÜRKİYE TİYATRO VAKFI ETKİNLİKLERİNE DEVAM EDİYOR!

Hrant Dink Vakfı öncülüğünde Türkiye Tiyatro Vakfı ve Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık işbirliğiyle hazırlanan “Kulis: Bir Tiyatro Belleği, Hagop Ayvaz” sergisi, 25 Temmuz 2021 tarihine kadar Yapı Kredi Kültür Sanat’ta ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Sergi üç ana bölümden oluşuyor. İlk bölüm Hagop Ayvaz’ın tiyatro yaşamına, ikinci bölüm 1946-1996 yılları arasında aralıksız çıkardığı Kulis Dergisi’ne, üçüncü bölüm Osmanlı ve Türkiye tiyatro tarihinin kilometre taşları olan sanatçılara, topluluklara, oyunlara ve mekânlara odaklanıyor.

Read more

KORONAYI DA BİLMİŞLERDİ

Koronavirüs herkesi olduğu kadar astrologları da yakından ilgilendiriyor. Pandemi sürecini yıldızlara göre yorumlayan Okült Astrolog Nazan Gönültaş, Çin’de ilk vakanın çıktığı tarihte yıldızların bunu insanoğluna söylediğini ancak bu durumun algılanamadığını ifade etti ve ekledi: “Mart 2023’e kadar koronavirüsün tam bir bitişinden bahsetmek zor. Virüsün gündemimizden yavaş yavaş kalkmasının ardından ise yepyeni gündemlerimiz olacak.”

Read more

KÖYLERE TEKNOLOJİ SINIFLARI KURULACAK

20 Nisan 2021 – Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği tarafından dijital geleceğe hazır nesiller yetiştirilmesi hedefiyle hayata geçirilen “Yarını Kodlayanlar” projesinde eğitimde fırsat eşitliği sağlamak üzere yeni bir adım atıldı. Beşinci yılına giren projede, kırsal bölgelerdeki öğrencilerin teknolojiye erişimini artırmak amacıyla 30 köy okulunda tam donanımlı teknoloji sınıfları kurulacak. Projeksiyon cihazı, 3D kalem, bilgisayar, 3D yazıcı, eğitim ve STEM kitleri, Zoom iletişim ve etkinlik araçlarının yer alacağı sınıflarda öğrencilere kodlama başta olmak üzere çeşitli teknoloji eğitimleri verilecek. Köy okullarında kurulacak teknoloji sınıfları aynı zamanda EBA Destek Noktaları olarak kullanılabilecek. Ayrıca, ailelere yönelik özel buluşmalar ve eğitimler düzenlenerek, ebeveynlere 21. yüzyıl yetkinlikleri, dijital dünyada yararlanabilecekleri kaynaklar ve dikkat etmeleri gereken önemli konular aktarılacak.    

Read more

CEVHERDEN BAKIR ELDE EDİLEN TEK FABRİKA CAN SUYU OLUYOR

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 600 Milyon doları aşan yatırım değeriyle 254. sırada yer alan Eti Bakır A.Ş.’de bugün, Samsun, Küre, Murgul, Halıköy ve Espiye işletmelerinde toplam 2500 kişi doğrudan çalışıyor ve buna dolaylı istihdam da eklendiğinde sayı 10 bine kadar yükseliyor..

Read more
1 2 3