Monthly Archives: Şubat 2020

SUNULAN BU MU?

Bizler halk olarak yöneten, yönetmeye tabii olanlardan umut bekliyoruz.

Read more
Reklamlar

BCB NETWORK’un BCBTALKS SÖYLEŞİLERİ BAŞLADI

Boğaziçi Consultants for Business (BCB) Network için Robert Kolej Mezunlar Derneği ile düzenlediği değişen dünyanın yarattığı kaygıları, heyecanları ve olanakların konuşulduğu BCBTALKS söyleşileri Robert Koleji Mezunları Derneği’nde gerçekleştirildi.

BCBTALKS şirketler, sivil toplum kuruluşlarına yönelik düzenlediğideneyimli danışmanlarının etkili ve katılımı teşvik eden söyleşileri bu kez RKMD için “Esinlen, Öğren, Paylaş” temasıyla organize edildi. Konuşmalar Haziran ayına kadar devam edecek.

Pelin Yenigün Dilek’in konuşmasıyla başlayan BCBTalks, kısa ve uzun vadeli risklerin anlatılmasıyla devam etti. Gençler için kısa vadeli ve uzun vadeli perspektifinin örtüştüğünü ve çevresel risklere odaklanıldığını belirten Dilek, Türkiye ekonomisinde 2020 yılında büyüme ivmelenirken cari açık ve işsizlik verilerinin önemli olacağını; orta vadede ise verimlilik darboğazını aşmaya yönelik politika tercihlerinin yön belirleyeceğini söyledi.

Konuşmaya mikro ekonomi ve şirketler boyutunu ele alarak devam eden Didem Taner, yeni dönemde verimliliğin, nominal büyüme rakamlarından daha önemli olacağını, şirketler için verimlilik odaklı bir yaklaşımınrekabet gücünün artırılmasını, dolayısıyla istikrarlı büyümeye ulaşılmasını sağlayacağını belirtti. “Dönüşen dünya ve değişen ekonomik koşullarda iş dünyası da sürekli bir devinim içinde ve kredi risk yönetimi de artık eskisinden daha kritik” diyen Taner, etkin bir risk yönetiminin de müşteri yaşam döngüsünün her aşamasında bilgiye ve analize dayalı farklı enstrümanların entegre bir şekilde kullanılması ile mümkün olduğu söyledi.

Bir sonraki etkinliğin 4 Mart’ta olacağı BCB Talks, etkinlik gelirlerini Robert Koleji Mezunları Derneği’ne bağışlıyor.

Etkinlik takvimi ve detayları için:

http://rkmd.org.tr/etkinlikler/yaklasan-etkinlikler/bcbtalks@rkmd-soylesileri/128

SANAT DOĞASI GEREĞİ SIRA DIŞIDIR!

‘Kadınların iş hayatının içinde olmasının hastasıyım. Hatta keşke çalışma arkadaşlarımın tümü hep kadın olsa dediğim çok oldu. Kadın da aynı sanat gibidir.’

Kimi insan hayal kurar ama o hayale ulaşmak için çaba sarf etmeye cesaret edemez, kimisi de hayali için savaşır ama engeller karşısında yılar. Bazısı ise engel tanımaz ve hedefine doğru ilerler. Başarının anahtarı ise; bu karakterlerin elindedir. Hatta başarılı, ünlü ya da tarihe yön veren liderlerin hayat öykülerine bakıldığı vakit ‘imkansız’ sözünün onları pek etkilemediğini görürsünüz. İşte Ersin Candoğan böyle bir portre. Kurduğu Events Across Turkey ile ülkemizin kültür sanat etkinliği anlayışını global standartlara taşıyarak sadece bireysel amaçları için değil ülkemizin yurt dışındaki prestijine katkıda bulunacak pek çok proje üretiyor. Ancak kariyer basamaklarını tırmanan herkes gibi Candoğan’ın da bu noktaya gelmesi hiç kolay olmadı. Onun serüveni 10 yıl önce Rock ve Blues konserleri düzenlemekle başladı. Ardından yaptığı işler, global çapta ses getiren kapsamlı etkinlikler düzenleme aşamasına evrildi. Fark yaratan portreler serimizde bugün sıra dışı ve bir o kadar masalsı marka inşa sürecini ve önümüzdeki projelerini konuşmak üzere Events Across Turkey’nin Kurucusu Ersin Candoğan ile bir araya geldik. Elbette bu buluşmada diğerlerinde olduğu gibi hayatı ıskalamadık. Umarız siz de bizim kadar bu sohbetten keyif alırsınız…

İlginç bir hikayeniz var… Tahmin ediyoruz ki; bu noktaya ulaşmak kolay olmadı.. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Ersin Candoğan kimdir?

32 yaşındayım. Ankara doğumluyum. Sakarya Üniversitesi Ekonomi bölümünde yükseklisansımı tamamladım. Üsküdar Üniversitesi Medya ve Kültür İlişkileri üzerine doktora eğitimim devam ediyor.  Şimdilik bu kadar…

Müzikle ilginiz ne zaman başladı?

Çocukluğumdan beri blues müzik hayranıyım. 10’lu yaşlarımda  Beatles Hendrix, Cream, BB king, Eric Clapton gibi kalplerde derin izler bırakmış müzisyenlerin melodileri ile karşılaştım. Bu müzik bende tarifi imkansız duygular uyandırdı. Hatta bu mesleğe başlamam için bana ilham verdi diyebilirim. 18’li yaşlarımda aynı zamanda hayranı olduğum Batu Mutlugil ile tanışarak kendimi artık dinleyiciden öte profesyonel müzik üreten tarafta buldum. Bir konser sonrasında elini sıkmak için gittiğimde kısa bir sohbetin ardından bana ‘sen artık hiçbir yere gitmiyorsun, bizimlesin demesiyle sahne arkasında göreve başladım. Mesleğimin ilk 10 yılı Rock ve Blues konserleri düzenlemekle geçti.

Anladığım kadarıyla Events Across Turkey’i anlatmak için sabırsızlanıyorsunuz. Peki şirketinizin hikayesine geçelim… Nasıl başladı bu masal?

Blues’un yanı sıra iyi bir klasik müzik dinleyicisiydim. Fakat bu türde konser düzenlemek aklımın ucunda bile yoktu. Taa ki 2013’te Itzhak Pearlman İstanbul Konseri’ni düzenleyene kadar… Bir şekilde bu konserde kendimi organizatör olarak buldum. Bu vesile ile hayatımda yeni bir pencere açılmış oldu. Farklı türde insan ve sanatçı çevresi ile dostluklarım başladı. Bunlardan biri de 2000’lerin başında -Tom Cruise ve Nicole Kidman’ın baş rollerinde yer aldığı- Eyes Wide Shut filmi müziklerinin bestecisi olarak tanıdığınız Jocelyn Pook’tu. O dönem filmin müzikleri pek çok insan gibi beni de derinden etkilemişti. Jocelyn Pook ile tanışmamızın ardından onunla bir İstanbul konseri yaparak, müziklerini canlı dinlemeyi ve İstanbul dinleyicisine canlı dinletmek gibi bir hayalimiz vardı. Bu fikrimi Jocelyn ile paylaştıktan sonra çok sevindi ve konser hazırlıklarına başladık. Lakin, o dönem ülkemizde üzücü olaylar o kadar arka arkaya geldi. Haliyle konseri gerçekleştirmek için doğru zamanı bulamazken bulduk kendimizi. Öyle ki; sevgili Jocelyn duygusal davranarak  aksiliklerin kendisinden kaynaklandığını düşündü. Tom Cruise’yi de yanında getireceğini söyledi, kendince bize meydan okudu. Bu durum aslında bizim lehimize bir gelişmeydi. Bu sayede Tom Cruise ile tanışmış olduk. 5 yıldır kültür ve sanat üretmeye çalışan Events Across Turkey adı, o gün Tom Cruise tarafından konulmuş oldu. Bu davetimizin ardından kendisi de  ülkemizi  arama motorlarında Türkiye’deki etkinlikler, olaylar anlamına gelen ‘Events Across Turkey’ olarak arattığını söyledi. Bu şekilde hayatımızın yeni çatısının ismini belirlemiş oldu. İşte masal böyle başladı…

Hikayenizden çok etkilendim… Masalınızı paylaşmak üzere Work’ Women’i seçtiğiniz için teşekkür ederiz. Turkcell Platinum İstanbul Night Flight  tüm müzikseverler tarafından sabırsızlıkla beklenen bir kült haline geldi… Peki yeni sezonda bizleri hangi sürprizler bekliyor?

2020 sezonunu bugünlerde ilan etmeye hazırlanıyoruz. Bugüne kadar yaptığımız işler de çok değerliydi elbette ancak; 2020 bizim açımızdan çok özel bir sezon olacak. John Malkovic, Yo-Yo Ma, Berlin Symphony gibi klasik müziğin büyük isimlerini ağırlayacağız. Bizim için en heyecan verici yıl olduğunu söyleyebilirim.

Peki Turkcell Platinum İstanbul Night Flight dışında yeni projeleriniz var mı? Biraz bahsedebilir misiniz?

Bizim her sene 29 Ekim’de gerçekleştirdiğimiz ‘An Epic Symphony’  konserlerimizi bu sene AYNI zamanda dinleyiciye özel bir seri halinde sunuyor olacağız. İlkini, 31 Ocak’ta Hayko Cepkin ile gerçekleştiriyoruz. Mazhar Alanson ve Funda Arar gibi isimlerle devamını getireceğiz. Merak edenler Turkcell Platinum İstanbul Sound Flight olarak araştırabilirler. Eylül ayında Göbekli Tepe’de çok özel ve büyük bir konser düzenleyeceğiz. Bunu da EAT Production ailesi olarak canlı yayınlayacağız. Bu aralar Avrupa ülkelerine EAT Production olarak tanıtım filmleri hazırlamaya başladık.  

Hepimizin bildiği gibi dünyamız çok tuhaf bir dönemden geçiyor. Savaşlar, depremler, salgın hastalıklar ve bitmek bilmeyen ekonomik kriz… Bu durum haliyle ülkelerin turizmini, kültürünü, sanatını derinden etkiliyor. Sanki özellikle içimizden bir şeyler gelmesin diye uğraşan bu dünyanın, getirdiklerine rağmen içimizdekileri paylaşmaya çalışıyoruz. EAT Production da bu direnci gösterenlerden bir tanesi. Ülkemizi Avrupa’ya, Avrupa’yı dünyaya tanıtmaya, anlatmaya çalışan bir diğer kolumuz…

Biliyorsunuz ki Work’n Women kadınlara, özellikle çalışan kadınlara yönelik bir site. Sizin de yeni evlendiğiniz duyumunu aldık. Hatta Ses Tiyatrosu’nda evlendiğinizi biliyoruz. Bu çok özel olsa gerek… Hem bize biraz bunun öyküsünü hem de evlilikle iş hayatının nasıl gittiğini anlatabilir misiniz?

Kadınların iş hayatının içinde olmasının hastasıyım. Hatta keşke çalışma arkadaşlarımın tümü hep kadın olsa dediğim çok oldu. Kadın da aynı sanat gibidir. Dokunduğu yeri nüanslara ve zerafete dönüştürür. Geçtiğimiz Haziran Ayı’nda evlendik. Genelde Rock ve Blues kökenli insanların, ruhları çok evliliğe ya da düzenli ilişkiye yatkın değildir ama; bu hayatı en topta yaşamış Batu ağabeyin(Mutlugil) bir sözü vardır: Doğru kadını bulduğun zaman, heykel gibi kalacaksın’ der. Benim için de öyle bir andı evlenmek.  Ses Tiyatrosu gerçekten dediğiniz gibi çok özel bir yer. Sıkı bir Ferhan Şensoy hayranı olarak, Ses Tiyatrosu’nun Ferhan(Şensoy) ağabey için ne kadar değerli bir yer olduğunu biliyordum. Eşimle ilk izlediğimiz tiyatro oyunu Ses Tiyatrosu’nda sahnelenen Ferhangi Şeyler’di. O gün hissettiğim ‘bir gün evlenirsek o mekan burası olmalı’ idi. Bu hayalimi eşimle paylaştım ve mutlu olduğunu gördüm. Bu mutluğu gerçeğe dönüştürmek için Ferhan Ağabey’in kapısında yattığımı söyleyebilirim… Her ne kadar Ferhan Ağabey ‘manyak mısınız?’ dese de, sonunda ikna oldu ve Ses Tiyatrosu’nun sahnesini bize verdi. Ses Tiyatrosu hikayesi böyle…

Evlilik ve iş hayatı hem zor hem çok kolay diyebilirim. Sevgili eşim Cansın, çok yetenekli bir yönetmendir. Bu yetenekleri sayesinde  Events Across Turkey’nin  kurumsal vizyonu, tasarımları, farklı bir boyut kazandı. Ama daha da ötesi ve önemlisi hayatımıza anlam kattı. Bir şirket veya süreç yönetmek belirli bir eğitim sürecinden geçtikten sonra ortlama bir insanın yapabileceği bir durumdur. Önemli olan hayatın yönetilmesidir. Sevgili eşim Cansın da yaşamı çok iyi yöneten bir kadın. Dolayısıyla konuya evlilik ve iş hayatının uyumlu olup olmamasından çok bu pozisyondaki bireylerin niteliği üzerinden değerlendirmek gerekir. Mutlu bir ilişki ve huzurlu hissettiğiniz çalışma ortamı yakalamak için çaba vermenin daha anlamlı olduğu kanaatindeyim. Ne derler, bilirsiniz; olaylar aynı, insanlar farklıdır. Bu da bunun gibi bir şey…

Son olarak olarak okurlarımıza iletmek istediğiniz bir şey var mı?

Konserlerde kadın seyircinin çoğunlukta olması Events Across Turkey ailesi olarak ülke adına iyi hissettiren bir durum. Çünkü sanatın ancak kadın izleyici sayesinde yayılarak özgürleşeceği ve özgünleşeceği kanaatindeyiz. Dolayısıyla Work’n Women okurlarını da konserlerimizde ağırlamaktan mutluluk duyarız. Bizi takpte kalsınlar, tabii sizi de.

« Older Entries