ZAMANINIZ VAR!

 Belki diğer yazılarımda da farkına varmış olabilirsiniz, zamanın ne kadar kıymetli olduğundan birden çok kez bahsettim, bu konuyla alakalı da Salvador Dali’ nin tablosu güzel bir görsel olur diye düşündüm. Çünkü çoğu kişi tarafından deli dahi diye bilinen ve bazılarına eserleri anlamsız gelen değerli ressam, eserlerinde hayat derslerini barındırmayı seven biri. Tabi ki anlayabilene… (İncelemenizi tavsiye ederim.)

Zaman dediğimiz kavram çoğu kez her şeye çare olduğu gibi bazen en korkulu şeylerimize kapı açan bir anahtar da olabilir. Biz ne kadar kabullenmek istemesek de hemen her şeyin para ile alınıp satıldığı günümüz dünya düzeninde en revaşta olan ürün zamanımız. Biraz üzerinde düşündüğümüz zaman, hayatımızı kolaylaştıran şeyler olarak bize sunulanların, kendi hakkımız olan zamanı, kendi paramızla bize sattıklarını fark edeceksiniz. Tabi ki artık bu tarz uygulamaları veya yöntemleri kullanmamak, bize daha fazla zaman kaybettiriyor, artık buna mecburuz. Çünkü kendi ellerimizle bu düzene kendimizi teslim ettik. Peki bunu en aza indirgemek için ne yapabiliriz? Önemli olan da bu. Hala kendimizin olan bir parça zamanı düzgün kullanmayı öğrenmeliyiz…Çok klişe olacak farkındayım ancak bunun en güzel şekli de planlı davranmak. İlla ki planlarınızı kağıda dökmenize gerek yok, beynimiz mucizelerle dolu, sadece gün bitiminde veya gün başlarken ufak bir plan oluşturmamız bizim için yeterli olacaktır. Tabi planlamanızı yaparken öncelik sıranızı belirlemeniz oldukça önemli.  Bu öncelik sırasını oluştururken gerçekten objektif bir biçimde yapılacak işlerinize yaklaşmanız gerekiyor. Öncelik sırasından sonra vücudunuzun kaldırabileceği, gerçekçi bir plan yaptığınızda, her işinizin tıkır tıkır yolunda ve zamanında gittiğini fark edeceksiniz. Bir günün 24 saat olduğunu ve temel ihtiyaçlarınızı da karşılamanız gereken saatlere ihtiyaç duyduğunuzu unutmamanız bu konuda önemli yere sahip.


 

İşleyen demirin ışıldadığını, 24 yaşımda ben birçok kez tecrübe ettim. Dolayısıyla boş vakitleriniz de dahi size bir şeyler katacak aktiviteler yapmayı tercih etmenizi öneriyorum. Beyninizin bir sünger gibi emdiği bilgilerin, ne zaman nereden geldiğini veya ne zaman nerede kullanacağınızı tahmin bile edemezsiniz. Bu sebeple bilgiye her zaman açık olun, bilgiye kapılarınızı kapatmak belki de hayatınız boyunca kendinize yapabileceğiniz en büyük kötülük olacaktır. Konumuza hızlıca dönecek olursak, geçirdiğiniz her boş ve faydasız dakika, kendi ellerinizle bu Dünya düzenine teslim ettiğiniz zamandır. Bunu unutmayın. Yaşlanmak sadece oksijenin vücudumuzu oksitlendirmesi sonucu derilerimizin buruşması veya metal yorgunluğu ile benzer bir şekilde organlarımızın yorulması olayı değildir, aynı zamanda geçen zamanımızın ardından, arkaya dönüp baktığımızda yapmadıklarımızdan dolayı duyduğumuz pişmanlıktır. Yapmadıklarımızdan diyorum, dikkat edelim, yapamadıklarımızdan değil. Yapamadıklarımız bizde sadece üzüntü veya özlem oluştururken, yapmadıklarımız sonu gelmeyen bir pişmanlık ve kendimize öfke hissi oluşturur. Bu yapmadıklarımızın genel sebebi ise üşengeçliğimiz veya kendimize söylediğimiz ve bir şekilde kendimizi inandırdığımız “zamanım yoktu.” yalanıdır. “Zamanım Yok!” yalanının en büyük destekçisi üşengeçliktir. Şu zamana kadar çoğu kez fark ettim ki atasözleri ve deyimler gerçekten boşa söylenmemiş… Hepsinin bir doğru olduğunu fark etmeliyiz. Tabi keşke ilkokulda bizlere atasözlerini ezberletmek yerine, anlamlarını kavramamızı sağlasalarmış…Orası ayrı. Zamanı güzel kullanmak istiyorsanız, bu konuda ki bilincinizi kuvvetlendirmeniz gerekiyor. Kuvvetlendirmeden kastım, sizin dostunuzmuş gibi gözüküp ama en büyük düşmanınız olan şeylerden kaçınmalısınız. Kendi neslimin ve bizden önce ki nesillerin en büyük düşmanı, bizlere iyi görünüp aslında en büyük kötülüğü yapan sosyal medya ve oyunlar… Eğer objektif ve mantığa dayalı bir yorum yapacak olursam, bunlardan kopmamız tabi ki imkansız ancak en azından kendi lehimize çevirebiliriz diye düşünüyorum.


 

Sosyal medya uygulamaları ve internet bizlerin hayatını kolaylaştırmak ve bizlere zaman kazandırmak için yaratılmış kodlar bütünüdür. Onların yaratılış amaçlarına zıt bir şekilde hareket etmek bizlerin zararına olacaktır. Bırakın onlar sizin köleniz olsun, siz onların bağımlıları değil. Ayrıca ne kadar boş yere interneti kullanırsanız, üzerinde yaşadığımız Dünya’nın, Küresel Isınma ile verdiği savaşa köstek olduğunu da bilmenizi istiyorum. Biraz araştırdığınızda haklı olduğumu göreceksiniz. Telefonunuzla, tabletinizle veya TV ve bilgisayarınızla geçirdiğiniz zamanın ne kadar gerekli, ne kadar faydalı olduğunu en iyi siz bilebilirsiniz. Kendinize şu soruları sık sık sorun; “ Gerçekten kendim için faydalı bir şey yapıyor muyum? Yapmam gereken şeyler var mıydı? Var ise, şuan bu yaptığım yapmam gereken şeylerden daha mı önemli?”. Zaten bu sorulara dürüst bir şekilde cevap verdiğinizde yavaş yavaş doğru yolu bulduğunuzu göreceksiniz. İnterneti, işlerinizi kolaylaştırıp, daha kısa sürede nasıl halledebileceğinize dair kullanmanızı tavsiye ediyorum. Çevrenizde ki insanların hayatlarını inceleyip, kendi hayatınızdan soğumanızı veya onlara özenmenizi değil. 

 

 

Velhasıl, internette de çoğu tipine rastlayabileceğiniz gibi maddeler halinde sizi yönlendirmeyi sevmiyorum bu tarz konularda. Çünkü bu konuların insanın kendi içinde çözmesi gereken meseleler olduğuna inanıyorum ve ona göre yazılarımı şekillendiriyorum. Eğer siz de “Hiçbir şeye yetişemiyorum, kendime vakit ayıramıyorum.” diyenlerdenseniz, bir an evvel kendinizle yüzleşip bazı şeyleri çözmenizin zamanı gelmiş demektir. Kendinize yalan söylemekten ve kendinize bahane üretmekten sıkılmadınız mı? Bence siz, hayatınızı düzene sokup, zamanı iyi kullanmayı hak ediyorsunuz ve bunu yapabilecek güçtesiniz. Hele ki bunu fark ettikten sonra her şeye vaktinizin bolca kaldığını gördüğünüzde, kendinizle duyacağınız gurur paha biçilemez olacaktır. Mutluluklar!

NOT: BUGÜNÜN İŞİNİ YARINA BIRAKMA! 

 

 

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL