UYARLAYAMADIKLARIMIZDAN MISIN?

 Dizi sektörü Türkiye’de hem çok popüler hem de çok büyük zorluklarla ilerliyor. Büyük bir televizyon izleyicisinin yanında, yurtdışından da hayranlık yaratan yapımların varlığı adeta göz boyuyor. Türk dizi sektöründe en çok şikayet edilen konu süreler olmasına rağmen, izleyici bunun farkında ve talep her geçen gün artıyor. Bu noktada da özgün senaryo fikri her geçen gün daha hızlı şekilde rafa kaldırılıyor ve uyarlama diziler ön plana çıkıyor.

Şu anda ekranlarda olan ya da yeni sezonda yayınlanması beklenen birçok yapım uyarlama. Son dönemlerin en popüler dizilerinden yola çıkılarak yapılan uyarlama Türk dizileri çok takip edildiği gibi, aynı zamanda çok da fazla eleştiri alıyor. Bundan 10 yıl öncesine kadar yabancı dizi izleyenlerin sayısının az olması uyarlama dizilerde sorun yaratmıyordu. Artık dünyaya açılan ve internet sayesinde her ülkenin dizilerine ulaşabilen ekran severler, daha çok kıyaslama ve beraberinde daha çok eleştiriyi de ortaya koyuyor.

Uyarlama Türk dizileri dendiğinde ilk örneklerinden olan Tatlı Hayat ve Dadı ön plana çıkıyor. İnternet dünyasının gelişmesinden önce bu iki başarılı yapımın uyarlama olduğunu neredeyse bilen yoktu. Oldukça başarılı ve orjinaline yakın bir şekilde uyarlanan bu iki dizinin en büyük avantajı yine süre konusunda da yakınlık göstermesiydi. Klasik sit-com kurallarına uygun yapılan çekimler sayesinde, uzun yıllar boyunca bizden biri gibi bu iki diziyi de takip ettik, hala da eski bölümleri ile gülmeye devam ediyoruz.

İnternet dünyasının gelişmesi ve dizi sürelerinin uzaması, uyarlama dizi konusunu artık daha da problemli hale getirdi. Yabancı dizilerde neredeyse 10 bölümde gerçekleşen olay örgüsünü, Türk dizilerinde tek bir bölümde görüyoruz. Bu da dizinin orjinalindeki senaryoyu uzatmak ve daha da karmaşık hale getirmek anlamına geliyor. Arka fonda çalan uzun müzikler ve bitmeyen bakışma sahneleri de cabası…

Uyarlama dizilerin Türkiye versiyonlarının eskisi kadar tutmamasının bir sebebi de kültürel normların değişmesi. Toplum içindeki değişen algı, siyasetin değişmesi doğal olarak RTÜK kurallarını etkiliyor. Bu kurallar çerçevesinde, oldukça modern bir akış içinde olan yabancı diziler de uyarlama noktasında büyük sorunlar yaşıyor. Shameless dizinin Bizim Hikaye olarak yayınlanmaya başlamasından bu yana kültürel farklılıkların dizi kültüründe fazlasıyla ön planda olduğunu gördük. Eskiden bu durum fark edilmezken, dizinin fragmanından itibaren sosyal medyada büyük bir tartışma konusu çıktı. Bu açıdan bakıldığında da artık yabancı dizilerin uzun sezonlar boyunca Türk ekranlarına uyarlanması mümkün değil gibi gözüküyor.

Türk dizi sektörü uyarlama dizilerden vazgeçer mi diye sorulduğunda, bu şartlar altında pek olasılık dahilinde değil. Aynı zamanda kültür farklılıklarının da Türkiye’nin aleyhine olacak şekilde işlemesi durumu daha da çıkmaza sürüklüyor. Bu durumda sorulabilecek en doğru soru: Uyarlayamadıklarımızdan mısınız?

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL