UYAN EY HİPOKRAT!

 ‘’Gücümün yettiği kadar, tedavimi kötülük için değil, iyilik için kullanacağım. Benden ağı (zehir) isteyene bile, onu vermeceğim gibi böyle bir hareket tarzını bile tavsiye etmeyeceğim… İster hür olsun, ister köle olsun erkek ve kadınların vücutlarını kötüye kullanmaktan mazarattan sakınacağım… Gerek sanatımın icrası sırasında, gerek sanatımın dışında, insanlarla münasebette iken, etrafımdaki olup bitenleri; bir sır olarak saklayacağım, kimseye açmayacağım… ‘’

Yukarıda okuduğunuz, belirli bölümleri alınan yemin, M.Ö. 460-370 yıllarında, tıbbın babası Hipokrat tarafından geriden gelecek meslektaşlarına, meslek ilkeleri ve etiği üzerine tavsiyesidir!

Günümüzde Tıp Fakültelerinde özü korunarak ve ilaveler yapılarak, diploma töreninde yemin ettirilir. Yeni yemine şöyle de bir ekleme vardır: ‘’Din, milliyet, cinsiyet, ırk ve parti farklılıklarının görevimle vicdanım arasına girmesine izin vermeyeceğime…. ‘’ sonrasında da namus ve şeref sözü verilir.

Sayın İstanbul Maltepe Devlet Hastanesi Üroloji Polikliği’nde görevli Uzman Doktor Namık Kemal Özalp, sizin de ettiğiniz yemin namus ve şeref sözü verdiğiniz metindi değil mi?

Hekimlik mesleğinin temeli, hümanizm herkese eşit hizmetle beraber, her hastanın sağlık haklarından yararlandırılması değil midir?

Şayet öyleyse, şeref ve namus üzerine ettiğiniz yemin de ortadayken, cinsel kimliğinden ötürü bir gay hastanıza muayene sırasında ayrımcılık yapma, fobik söylemlerle onurunu kırma, “Pasif misin? Kılıf kullanacaksın oğlum! Gerçi oğlum mu diyeyim, kızım mı bilemiyorum” gibi söylemlerle dalga geçme hakkını nerden almaktasın, özel merak konusu!

Muayene esnasında yaşattıkların yetmezmiş gibi, hasta gizliliği, özel hayat mahremiyeti sınırlarını da aşarak (olayın mağduru , yaşadığı haksızlıkları , sosyal medya üzerinden ifşası sonrası bir yorumda hastane kayıtlarının da açıkça ifşa edildiğini öğrenir), hangi amaçları gütmektesin?

Sadece profesyonel meslek değildir, hayatı idame ettirmek için kazanç sağlansa da… İçinizde insan sevgisi, vicdan, merhamet vb duygular yoksa kasap, baytar gibi yapacaksanız, lütfen bu mesleği bırakın!

İşini layıkıyla yapacak olan, gerçekten sağlıkçılığa aşık insanların önünü kesmeyin, lütfen!

“Hipokrat Müslüman değildi, verdiğim sözü tutmak zorunda değilim” diyen Ali İsmail’in doktorundan da tanırız sizleri vayâhutta ergen erkek çocuğunu muayene etmek istemeyen kadın doktordan da tanırız bu zihniyeti!

Sağlıkta, nefretin, ırkçılığın, fobileri, ayrımcılığım yeri yoktur. Karanlık, köhnemiş zihniyetteki ‘doktorlar’ sizi şöyle alalım!

Nefes alamıyoruz, yeter bitin artık!

 

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL