SAĞLIĞIMIZ DA SABRIMIZ DA YOK!

 Ülke olarak kimin nerde durması gerektiğini bilmeyen, sağlıksız, sabırsız ve şiddet eğilimlisi tımarhanemsi bir yere dönmüş durumdayız. Herkes birbirine saldırmaya yer arıyor, birileri birilerini dövmeden stresini atamıyor, hatta bazı öldürmeden bir türlü rahat edemiyor. Hadi her şeyi anladık, otobüste, sokakta, evde, sinemada, cafede, okulda şiddetli yanınıza engel olamıyorsunuz… Peki doktor, hastane personeli öldürmek, hastaneleri basıp şiddeti sağlık kurumlarına taşımak nasıl bir şizofreni?

Her hafta mutlaka sağlık sektöründen kötü bir haber geliyor. Hastası iyileşemediği için doktora saldıran mı dersiniz, ameliyata alınmadı diye hemşireyi mi öldüren dersiniz, sıra beklemekten sıkılıp hastane personeline saldıran mı dersiniz… Her geçen gün farklı bir olay farklı bir şiddet haberi. Üstelik sağlık merkezlerinde!

Sağlık hizmeti veren kurumların da çok masum olduğu söylenemez. Sistemin getirdiği yanlış uygulamalar yüzünden kuyruklarda bekleyen insanlar, çözüm bulamayan acilde mağdur olan yaşlılar… Devletin bir numaralı görevlerinden olan sağlık hizmetinin getirdiği yanlışları kesinlikle savunmuyoruz ama bunun karşılığında bir insanın, bir doktorun, görevini yapan birinin canına kastetmek ne demek?

Yaralandığında, hastalandığında, yakınına bir şey olduğunda koştuğun yer yine aynı doktor değil mi? Senin dün gece sinir krizi geçirip öldürdüğün doktor değil mi binlerce hastanın hayatını kurtaran, binlerce kişinin hayatını kurtaran ya da mesleğini yaparak kurtaramasa da elinden geleni sonuna kadar yapan?

Neden öldürüyoruz? Gerekçemiz basit. Gerçek suçluların cezalandırılmadığı, iyi halden dışarlarda katil olarak gezdikleri bir ülkede öldürmek artık hobimiz. Bir doktor öldürürüm ertesi gün bir tanesi hayatımı kurtarır değil mi? Maalesef ki bu ülkede işler böyle. Şiddet uygulanan değil, şiddet uygulayan haklı!

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL