OBSESİF-KOMPÜLSİF BOZUKLUK ASLINDA NEDİR?

 Birçok insan zaman zaman çeşitli konularda evham, endişe ve takıntılara kapılabilir. Ancak çoğu kez günlük yaşam içinde ortaya çıkan bu duygular ile baş edebilir ve sorunlarımızı yaşamımızı etkileme noktasına varmadan çözüme ulaştırabiliriz. Takıntılı düşüncelerin günlük yaşamımızı etkileyecek, günlük aktivitelerimizi kısıtlayacak düzeye gelmesi durumuna obsesif-kompülsif bozukluk denir. Bu, obsesyon adı verilen takıntılı düşünce, fikir ve dürtüler ile kompulsiyon adı verilen yineleyici davranışlar ve zihinsel eylemlerden oluşan bir ruhsal hastalıktır.

Obsesif kompulsif bozukluğa sahip olmak hiç kolay bir durum değil. Kişi düşüncelerini ve davranışlarını kontrol edemez. Bir düşünceye veya bir eyleme takılı kalır, aklından çıkaramaz.
Genellikle ergenlik döneminde ve 20-30’lu yaşlarda başlamasına karşın, okul öncesi çağdaki çocuklar dahil herhangi bir yaşta görülebilir. Kadınlarda daha sık rastlanır.

Peki, Bu Hastalığa Sahip Olan Kişilerin Hayatı Nasıl?

Zaman zaman hepimizin endişe duyduğu veya takıntılı olduğu konular vardır. Örneğin ocağı kontrol etmek en yaygın rastladığımız durumdur. Bu davranış normaldir fakat evden çıkmadan ocağı 20 kez kontrol etmek, bu yüzden gideceğiniz yere gecikmek; bu davranışı yapmazsanız kötü sonuçlar doğuracağından devamlı endişe duymak ve huzursuzlanmaksa takıntılı bir davranıştır. Temizlik, titizlik konusu da çok yaygın bir örnektir. Obsesif-kompülsif bozukluğu olan bir ev hanımı günde 10 saatini temizliğe ayırdığını ve bir günde 44 kez tuvaleti temizlediğini söylüyor. Yani kısaca hayatınızın normal akışını engelleyen her tür davranış obsesif-kompülsif bozukluk olarak adlandırılır. Hastalar için ritüelleri yerine getirmek çok önemlidir.

Tedavi Süreci

Bu hastalığa sahip birçok kişi toplum tarafından damgalanmaktan endişe duyduğu için, dalga geçileceği, küçük düşürüleceği endişeleriyle düşündüklerini ve hissettiklerini paylaşmaktan kaçınırlar. Hastalığın ne zaman başladığını bilmelerine rağmen bu endişeler yüzünden tedaviye hastalığın başlangıcından çok sonra başlarlar. Bazı ilaç tedavileri ve bilişsel terapiyle üstesinden gelmek mümkündür. Özellikle bir psikolog gözetiminde aşamalı olarak bu endişelerin üzerine gitmek ve olumsuz düşüncelerin yerine olumluları koymak tedaviyi oluşturur. Eğer bu gibi bir rahatsızlığınız olduğunu düşünüyorsanız hayatınızı dar eden bu hastalıktan kurtulmak için mutlaka bir psikologla görüşmelisiniz.

Aile ve Arkadaşlar Ne Yapmalı?

Aile üyeleri ve arkadaşları hastanın zaman zaman çevreye de huzursuzluk verecek düzeye varan takıntılı davranışlarının hastalar tarafından engellenemeyen, karşı koyamadıkları düşüncelerden kaynaklandığını bilmelidir, tedaviye uyum sağlanması konusunda yardımcı olmalıdırlar. Her iki taraf için de bu süreçte anlayışlı ve sabırlı olmakta fayda var.
Sağlıkla kalın…

 

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL