KRALİÇE ARI SENDROMU

 Sitemizin teması belli, ana konumuz ve üzerinde durmak istediğimiz ve aslında zorunda olduğumuz nokta belli. Gerek kendi yazılarım gerekse ekip arkadaşlarımın yazıları dahilinde kadınların iş hayatları konusundaki sorunlarından bahsettik, yeri geldi yorum yaptık. “Cam Tavan Mı? Oh Ne Ferah!” başlıklı yazımda bahsettiğim egoistik etkilere bu yazımda değinmek istiyorum. Başlıktan da anlayacağınız üzere kadınların kariyerlerinde kendi fişlerini çektikleri durumun adı “Kraliçe Arı Sendromu”.

Kendi potansiyellerinin farkında olan ve özgüven problemi yaşamayıp yüksek mertebelere gelen kadınların bir kısmı bu avantajlarını gerek bilinçli gerek bilinçsiz bir şekilde dezavantaja çevirirler. Çünkü egolarının onları ele geçirmelerine izin verirler ve onun kontrolünde hareket etmeye başlarlar. Bu noktada altlarında çalışan hemcinslerinin yükselmelerini istemez, yükselmemeleri için çeşitli engeller ortaya çıkartır, yapmaları gereken iş yoğunluğuna gereken zamanı ve ilgiyi ayırmaz daha çok diğer kadınlar ile ilgilenirler. Bu duruma “Kraliçe Arı Sendromu” denir.

Bu noktada şu bilinmelidir ki kişi kendinde görmelidir işi! Çünkü bireysel olarak bu sendromun farkına varılıp, bir şekilde önüne geçilmez ise eninde sonunda ortaya çıkacak olan sonuç kişinin kendi zararına olacaktır. Diğer kadın çalışanların hata yapmaları için zemin hazırlamak, bütün kontrolü elinde tutmaya çalışmak, kadın çalışanları komik duruma düşürücü hareketlerde bulunmak veya çalışanları birbirine düşürmek gibi kötü niyetli aktiviteler sergileyen iş kadınları, nihayetinde işlerini kaybetmeyi bırakın, daha da kötüsü iyi niyetlerini ve vicdanlarını da kaybetmiş olacaklardır. Akabinde ise yalnızlık onları bulacaktır.

Eğer iş hayatınızda üstünüz olan bir kadın size bu gibi davranışlarda bulunuyorsa bilin ki, o kişi bu sendroma kurban gitmiştir. Tabi ki kalıcı çözüm psikolojik destek sayesinde olacaktır ancak araştırılıp bulunabilecek birkaç yöntem ile o kişi ile baş edebilir ve hak ettiğiniz nokta için savaşabilirsiniz. Doğru olduğunuz noktadan ve hakkınız olan şeyden ASLA vazgeçmeyin.

Aslına bakılırsa bu sendrom sadece iş hayatında değil, genel günlük hayatımızda da bi çok kadını ilgilendiren bir durumdur. Dolayısıyla herkes kendi öz bilincinde olmalı ve etrafında bulunan insanlara zarar vermeden davranış planlaması yapmayı öğrenmelidir. Bu tarz şeyleri ciddiye almayan ve gereken önlemleri almayan kişilerin hayatlarında yalnız ve mutsuz oldukları bariz bir şekilde ortadır. İnsanların sosyal birer canlı olarak yaratıldıklarını unutmamalı, kendi davranışlarımızı ve karakterimizi buna göre şekillendirmeliyiz. Başarılı bir iş kadını olmak elbette ki çok güzel bir şeydir, oldukça gurur verici bir noktadır. Ancak maddi gelirin başarı olmadan bir anlamı olmaması gibi başarının da etraf tarafından sevgi eksikliği olduğunda bir anlamı yoktur. Başarını ve mutluluğunu paylaşacak kimsen yoksa, sen bir hiçsindir.

Bu yüzden ilk başta kendimizi sevmeli ancak egonun bir mikrop gibi bizleri zehirlediğini bilmeli. Onun bizi kontrol etmesinden ziyade biz egomuzu kontrol etmeliyiz. Kraliçe Arı Sendromu veya Cam Tavan Sendromu gibi sendromların bizleri kısıtlamasına izin vermemeli aksine onların varlığını reddedercesine onlar ile savaşmalıyız. Çünkü her insanın içinde iyilik olduğu kadar da kötülük vardır. Kendi kontrolünüzün, size ait olduğunu unutmayın ve ona göre davranmanın da tüm insanlığa karşı borcunuz olduğunu bilin. İYİ ÇALIŞMALAR!

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL