KİTAP ÖNERİSİ: KONSTANTİNİYYE OTELİ

Hayat hepimizin biriktirdiği hikayeler ile akıp gidiyor. Kendimizin, yanı başımızdaki insanların, hiç tanımadığımız belki de tanımayacağımız ya da yıllar içinde tanışacağımız insanların hikayeleri… Ama bu hikayelerde eksik kalan bir noktanın olduğunu Livaneli Konstantiniyye Oteli´nde bize anlatıyor. Bunlar ölülerin hikayeleri. Eskimiş ya da daha taptaze olan ama sadece ölü oldukları için hatırlanmayan hikayeler.

Kitabın konusuna bakacak olursak; kitabın baş karakteri Zehra Ertan, Rus/Kazak zengini ortağı Gaydar Rustemoviç Hamzatbekov ile beraber Konstantiniyye Oteli’ni inşa eden Ergun Berket’in yönetici asistanıdır. Otelin açılış gecesini organize eder. 30 masada da ağırlanan davetlilerin ve onlara hizmet eden garsonların hikâyeleri birinci masadaki davetlilerden başlayarak sırayla anlatılır. Zehra’nın yazar olma heveslisi Emre ile olan ilişkisi tüm hikâyeleri birleştiren çerçeve olarak kullanılır. Gezi Parkı protestoları sırasında başına aldığı darbenin sonucu olarak ara ara baygınlık ve nöbetler geçiren Zehra; bu nöbetler sırasında ölülerle konuşur; böylece binlerce yıl önce İstanbul’da yaşamış kişilerin hikâyesi de romanda anlatılır.

İstanbul’u tarihiyle, yaşayan ve ölmüş kişilerle, hayvanlarla, binalarla, eşyalarla ve yollarla her şeyiyle anlatıyor yazar. Böyle derinlemesine bir anlatımı Linaveli’nin muhteşem edebi diliyle okurken, adeta Konstantiniyye gözümüzde canlanıyor. Birden fazla bölüm ve hikâyeden oluşan bu büyüleyici romanı okumanızı tavsiye ediyorum.

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL