KENDİNİZE BİR ŞANS VERİN

Yönlendirilmekten, alt metinli yönetilmekten, kültürel kirlenmeden yorulmadınız mı? Yediğinizden içtiğinize, nasıl yaşadığınızdan ne düşüneceğinize dair adınıza karar verilmesi şart mı? Hayat ve özgür irade size ait değil mi? “Evet bende” diyorsanız üzgünüm yanılıyorsunuz.

Günün 4-5 saatini miskince bir koltukta hele de uzun uzun oturarak, televizyon karşısında geçiriyorsanız, üzgünüm kaybedenlerdensiniz. Miş gibi yaşıyorsunuz, hatta bunun farkında bile değilsiniz!

Reklamından ürün yerleştirmesine, rating uğruna “az sonra”ya dönüşen tek yanlı, az haberli, bol gözyaşı, kan dolu haberleriyle hayatlarınız kuşatılmış. Tüketim kültürünce çepeçevre sarmalanmışsınız…

Tek bölümü bile 4 saati bulan dizilerle, bol gerilimli az gerçekli, sinir katsayısı yüksek, içeriğinden çoğu reklam kuşağı ile eğlenmiyor, oyalanıyorsunuz… Hayat gözünüzün önünden akıp giderken aktığını da göremeyecek kadar diziye, ekrana, televizyona gömülmüşsünüz.

Siz aksini yapmadığınız içindir ki çocuklarınız da gelişemiyor; tüketen, asosyal, cinsiyetçi, türdeş, özenti bireylere dönüşüyorlar, üzgünüm. Ekranda sunulan hayatlar bol raconlu, çokça entrikalı, az düşünen, itaat eden, kof ve balon köpüğü hayatlar. Sevmenin ayıplandığı, şiddetin kutsandığı, sözüm ona mangalda kül bırakmadığınız toplumun örf ve adetlerine taban taban zıt abur cubur tüketmelikler, tüketilen hayatlar. Sonra da “Biz böyle değildik, bu topluma ne oldu?”

22 Nisan belki de siz ve sevdikleriniz için bir pencere açabilir! İhmal ettiğiniz kendinize, eşe dosta, iletişime, gelişime kapı aralayabilir.

1995 yılından beri “TV Turnoff Week” yani “TV Kapatma Haftası” ilan edilmiş durumda. Aaa sahi sizin haberiniz olmayabilir, sakın başından kalkmadığınız TV’lerde duyurulmadığı için olabilir mi?

TV Turnoff Network adlı bir organizasyon öncülüğünde başlatılıp sonrasında da TV-Free America adlı özel bir kuruluşa dönüşmüş. Kar amacı gütmeyen bu kuruluşun temel amacı öncelikle çocuklar olmak üzere, TV başında geçen saatlerden insanları kurtararak farkındalık oluşturmak. 1 haftalık TV perhizi belki de hayatınıza çok şey katabilir. Sloganlarını ben çok beğendim açıkçası: “Turn off TV, turn on life!”. Yani “Televizyonun düğmesini kapat, hayatın düğmesini aç!”

RTÜK’ün 5 bin 300 kişiyle yaptığı anket sonucunda TV’siz yaşamayan bir ülke olduğumuz gerçeği de perçinleşmiş. Ortalamamız 4 saat, %20’miz ise 5 saat izleyicisiymişiz. Zaman sıkıntımız vardı oysa ki bizim. Hafta sonları uzun, hesaplaması zor değil.

İletişimsizlik başta insan ilişkileri, eşler, çiftler, aileler için, dostlar hatta TV başında kendimizle kopan bağlarımızın en büyük düşmanı.

Bahar geliyor, havalar da fena gitmiyor. TV kapalıysa bile birkaç sayfa okumaya, belki uzun zamandır ihmal ettiğimiz sevdiklerimize, ev içinde basit egzersizlere, gönlünüz neyi istiyorsa fazladan birkaç saatin ne zararı olur ki?

Teknoloji bunca çığır açıyorken, internet üzerinden haber okuma şansınız, okumakla kalmayıp çok sesli kaynağa ulaşabilmeniz de mümkünken hele… Kişisel merak ve becerileriniz için de bolca alternatifler sunuyor internet. Orada da ölçüyü kaçırmadığınız sürece elbette… Bir ekrandan başka bir bağımlılığa sevk ediyorum gibi algılamayın aman ha!

Ortaya bir kumanda bırakıyorum. Hangisini açıp kapatacağınız size kalıyor!

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL