KADININ İŞ DÜNYASINDAKİ “ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİĞİ”

 Kadınların iş dünyasındaki yeri ve önemi her geçen gün artıyor. Küreselleşen ve feminist düşüncenin hakim olmaya başladığı toplumlar, kadınların sadece işçi olarak değil yönetici konumunda da kendilerini göstermeleri için büyük bir ortam hazırlıyor. Peki buna rağmen kadının iş dünyasındaki öğrenilmiş çaresizliği ne kadar değişiyor? Kadınlar aslında hala içten içe kendilerini yükselme konusunda arka planda mı hissediyor?

Öğrenilmiş çaresizlik, canlıların belli bir durum sonucunda sürekli aynı olumsuz tepkiyi alması ile gerçekleşen başarısızlığı kabul etme hali olarak tanımlanıyor. Toplumlar içerisinde özellikle ezilen kesimlerin sürekli yaşadığı öğrenilmiş çaresizlik, iş dünyasındaki kadınlar üzerinde de etkisini gösteriyor. Eğitim seviyesi ve donanımı ne kadar yüksek olursa olsun, ataerkil çalışma sisteminin desteklendiği Türkiye gibi ülkelerde kadınların öğrenilmiş çaresizliği ön planda yer alıyor. Çocukluk dönemlerinden beri evde sorumlulukları olan, eve para getirenin, kariyer yapanın erkek olduğunu kabullenen kadın, iş dünyasında ne kadar kendini gösterirse göstersin hak ettiği yerde bulunamayacağı algısı ile çalışmaya devam ediyor.

Kadın işe başlarken kariyer anlamında çok fazla hedef koyamıyor. Belli standartlar çerçevesinde alan yaratmaya çalışan kadın, zaten çoktan üstleri tutan erkekleri hiçbir zaman geçemeyecekleri ya da onlar kadar başarılı olamayacaklarını düşünüyor. Sürekli olarak yerleri belli olan statüler ve kadınların bu alanda kendilerini gösteremeyecekleri kanısı, sürekli bir çalışma azminden çok ‘ne yapsam kardır’ durumuna yerini bırakıyor.

Kadınların öğrenilmiş çaresizliği içerisinde direkt erkekleri suçlamak doğru olmaz. Kariyer anlamında kadınları çok fazla destekleyen, her bakımdan önlerini açmak için gayret gösteren çok başarılı yöneticiler ya da çalışma arkadaşları mevcut. Buna rağmen kadınların öğrenilmiş çaresizlikleri tamamen kendi kafalarında bitiyor. Bilinçaltlarına o kadar işlemiş ki başarılarının bir yere kadar olacağı, sadece oraya kadar gidip durmayı, sınırları zorlamamayı tercih ediyorlar. Bunu kabul etmeyip denediklerini iddia edenler de aslında en ufak zorluğu büyüterek, sanki her yolu deneyip olmamış gibi davranmayı tercih ediyor.

Kadınlar olarak zamanında hiçbir şekilde iş dünyasında olmamıza yer bile verilmezken elde ettiğimiz bu başarıyı neden öğrenilmiş çaresizliğimizle sınırlandırıyoruz? Madem yeteneğimiz, yetkinliğimiz olduğuna sonuna kadar inanıyoruz, neden duruyoruz? Kadının iş dünyasındaki öğrenilmiş çaresizliğini yenmek için en iyi yol kendi verdikleri savaşı kazanmaları. “Erkekler önümüzü kapatıyor. Bize istediğimiz gibi iş yok. Bizi durduruyorlar.” değil, “Benim yeteneğim ve donanımın oldukça yeterli. İstediğim ve doğru olan adımları attığımda, istediğim konumda bulunabilirim” diyerek öğrenilmiş çaresizliği yenebiliriz, erkekleri suçlayarak değil, kendimizi yenerek.

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL