KADIN

 ‘’Kadın: Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen’’ olarak tanımlanıyor Türk Dil Kurumunca. ‘’Kadın olmak zor bu ülkede, bu hayatta.’’ diyor bir şarkı sözünün nakaratında. Neden bu kadar zor kadın olmak? Oysa ki insan olabilsek kadın-erkek olmak pek de önemli olmayacak. Peki, neden bu kadar anlam yüklüyoruz cinsiyetlere?

 Kadının uyması gereken(!) ve toplum tarafından belirlenen birçok standart sahibi bir ülkeyiz malum. ‘’Kahkaha atmamak, mini etek giymemek, gece dışarıda olmamak, evli veya çocukluysan tüm gardırobunu hatta gittiğin mekanları, yaşam tarzını değiştirmek vs. vs.’’ uymamız gereken kurallardan bazıları. Kim, neye göre belirlemiş bunları meçhul.

Daha çocukluktan başlayan ‘’Aslan oğlum!’’, ‘’Erkektir yapar.’’ Algısıyla yetiştirilen çocuklar büyüdüklerinde de bu zihniyetle kadını değersizleştiren, ataerkil toplumu oluşturan bireyler haline geliyorlar. Çok eşlilik mi dersin, kadına şiddet mi dersin, tecavüz mü dersin hepsi erkeğe mübah oluyor. Zaten bu ülkede tecavüz edilip 20. kattan aşağı atıldığında da intihar diyorlar(!)

Kadın hakları dedik, insan hakları dedik, dedik de dedik… Bu kadar savunmaya ihtiyaç duyulacak halde olmak da ayrı bir utanç meselesi bence. Bırakın kadını erkeği insanlar istediklerini yapsın, istediklerini giysin, istediklerini söylesin. Tabi sadece erkeklere yüklenmek de haksızlık bu noktada. Kadının kadına yaptığı şiddete de sonuna kadar karşıyız. Fark etmeden bile olsa kadınlar birbirlerini yargılayarak kısıtlıyor aslında. Nasıl mı? Bir örnek vereyim: Evlisiniz. Gece bir arkadaşınızla dışarı çıktınız. Yediniz, içtiniz, eğlendiniz. Evinize döndünüz. Ertesi gün komşular kendi aralarında konuşurlarken kulak misafiri oldunuz. ‘’Aa filancayı gördün mü dün gece eve kaçta geldi? Evli barklı kadın bir de yazık. Kocası bir şey demiyor mu acaba?’’ İster öyle deyin ister böyle. Bu yapılan da kadına karşı kısıtlama. Birçok kadın elalem ne der düşüncesiyle kendi hayatlarından ödün veriyor.

Size toplumca cinsiyetlere verdiğimiz önemle ilgili de bir örnek cümle vermek isterim: ‘’Dün gece Beyoğlu’nda trans bir avukat öldürüldü.’’ Bu cümlede ilk dikkatinizi çeken neydi? Öldürülenin trans bir birey olması mı, avukat olması mı, yoksa bir insanın öldürülmüş olması mı? Siz cevap verin.

Bayan Değil Kadın!

Ayrıca biz kadınları rahatsız eden bir diğer konuya değinmek de hakkımdır diye düşünüyorum. Çok takıntılıyım bu konuda. Mesajlaşırken bile ‘’Bayan’’ yazan biri görünce dayanamayıp düzeltiveririm. Peki, neden bayan değil kadın?

Yıllardır bu mücadeleyi veriyoruz. Öncelikle şunu belirteyim: kadın/erkek, tıp dilinde dişi/erkek cinsiyet belirten kelimelerdir. Bay ve bayan kelimeleri ise cinsiyet belirtmeye gerek duyulmadığı durumlarda, birer hitap şekli olarak kullanılır. Kibarlık yaptığınızı sanarak bayan diyorsanız daha da kötü. Çünkü kibarlık yapmıyorsunuz. Kadın kelimesinin ayıp olarak algılanıp, yerine bayan sözcüğü kullanıldığında bir art niyet aramak gayet normal. Çünkü erkek egemen toplumumuzda kadın denilince hemen bu durum, bireyin medeni haline daha da kötüsü namusuna bağlanıyor. Bayan demek tamamen kadını cinsel kimliğinden uzak tutmaya çalışan erkek egemen sistemin bize dayattıklarının bir sonucu. Ayrıca asıl yanlış olan bu kelimeyi ve çağrışımlarını ayıp bulan zihniyettir. İlla kibar olacağım diyorsanız bu kelime yerine ‘’hanımefendi’’ kelimesini kullanabilirsiniz. Çok daha kibar olacaktır.

Tüm kadınların daha özgür yaşayabileceği günlere…

 

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL