İLLA BİR ÇIKAR PEŞİNDEYİZ

 Geçenlerde bir haber okudum. Mehmet Ali Erbil’in eski eşi Tuğba Coşkun, uzun süredir hastanede olan komedyenin iyileşmesi için durumu olmayan çocuklara yardımlarda bulunmuş. Takdir edilesi bir hareket gibi her yerde haber oldu, sosyal medyada paylaşımları yapıldı. Hareketin sonucunun çocukların gülümsemesine sebep olması gerçekten iç ısıtıcı ama çıkış noktası yine insanlığın çıkarlarına dayanıyor.

Evet, belki Tuğba Coşkun düzenli olarak yardımlarda bulunuyor olabilir, hedef göstermek yanlış ama en azından haberlerin bu cümlelerle çıkmış olması bir hayli üzücü. İlla başımıza bir sıkıntı gelmeden yapamıyor muyuz bu yardım işlerini? Sadece dua almak ya da kendimizi tatmin etmek için mi yapıyoruz? Aslında hiç karşılıksız yardım inancımız kalmadı mı? İçimizdeki vicdanı rahatlatmak bile aslında gerçekten birilerinin hayatlarına dokunmaktan daha önemli?

Artık neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar veremediğimiz bir noktadayız. Gerçekten kendi içlerinden gelerek birilerinin hayatına dokunan o kadar insan varken, neden bazıları gözümüze sokmaya çalışıyor bir de bunu bir nedene dayandırıyor. Küreselleşme mi getirdi bu bencilliği, duyarsızlığı yoksa internet mi? Bahanelerimiz çok ama aslında işin temelinde hepimiz benciliz. Kendimizi tatmin edecek olan ne varsa onu yapıyor, sonunu da bir hayır işine dayandırıyoruz.

‘İyilik yap denize at’ lafını ne çabuk unuttuk, belki de aslında her zaman rol yapıyorduk. Hiçbir zaman inanmıyorum insanların çıkarsız bir iş yaptığına. Kendi vicdanları için bile yapılsa bir şekilde kendisine pay biçmeyi biliyor insan. Ne zaman bu kadar bencil olduk diye sorgulamaya gerek yok. Her zaman bencildik ve her zaman her işimizi bir kılıfa uydurmasını bildik.

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL