GÜZEL Mİ HER ŞEY?

 Yılan hikayesine dönen İstanbul’u kimin yöneteceği, hatta biraz “iktidarvari söylemle” İstanbul’un yeni patronu belli oldu. Dokuz doğurmalarımız, kaygılı bekleyişlerimiz nihayetlendi.

31 Mart 2019 sonuçları “şaibeli” ilan edilip, “dıdısının da dıdısına” itirazlar sonucunda 6 Mayıs tarihinde “anlamadığımız bir şeylerin olması” neticesinde de YSK eliyle yeniden seçim kararı alınarak 23 Haziran’a gelindi. 13.659 farkla önde Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu, yaklaşık %49 olan yüzdesini 23 Haziran’da rakibiyle arasını açarak %54,2’ye yükseltti. Bu da yaklaşık 806.426 oya denk düşüyor.

İmamoğlu’nun dişe dokunur vaadeleri vardı. Elinden alınan başkanlığını kapsayan 18 günlük süreçte de doğru hamleler yaptı: Öğrenci aylık akbili 40 TL’ye indirmek – gerçi teklifi 50 TL idi, AKP meclisinin çoğunluğu seçim yatırımı olarak aşağı çekti-, suya %40’a varan indirim uygulaması. Bu iki proje bile halkta “istenirse yapılabilir” algısını oluşturdu doğru kaynak kullanımıyla…

Kuşkusuz ki oluşan “Demokrasi Bloğu”nun etkisi tartışılmaz ya da uğradığı haksızlığa duyulan tepkinin etkileri de göz ardı edilemez. Kısmen kazanılan “kararsız seçmen” oyları ve elbette çeşitli gerekçelerle aradığını bulamayan Cumhur İttifakı seçmeninden de oy gelmiş olabilir. Şu da bir gerçek ki, bahsettiğimiz “Demokrasi Bloğu”nun taraftarlarından olan HDP ve özelinde de İstanbul’daki Kürt seçmen oylarının etkisi oldukça büyüktür. Bu gerçeği de ayrı bir not olarak herkes akılda tuta…

28 Haziran’da devralınan İBB’de durumlar çok da iç açıcı değil. Bu gerçek de göz ardı edilmesin. 30 milyara yakın borçla devralındı. 2018’de 18 milyar gelir, 20 milyar tutarıda borç bildiriminde bulunulmuş bilançolarda. Yeni yönetim önceki dönem borçlarının da muhattabı elbette.

Bunlar bilanço gerçekleri. Mazbatayı almadan Ekrem İmamoğlu üzerine atılmaya çalışılan “2500 öğretmenin sözleşmesini feshetti” türevi karalama kampanyaları da işinin zor olacağına dair başka emareler.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde ilk hamleleri de denenen tüzük değişikliğiyle Seçilen Başkan’ın atama yetkilerinin lağvedilme çalışmaları…

Bir Belediye Başkanı düşünün ki bünyesindeki belediye şirketlerine yönetim atayamasın, yetkileri çoğu anakent ve içle belediyelerindeki AKP çoğunluklu meclise devredilip başkanı çalıştırılamaz duruma getirilsin, her atama için mahkeme yoluna gidilsin.

İBB özelinde envanterdeki araçların bir kısmının belediyede bulunmadığı, çeşitli kurumlara hibe edildiği ya da başka kurum ve kuruluşlarca kullanıldığı ayyuka çıkan söylemlerden. Elbette görev yeni alındı, mutlaka derin araştırmalarla gerçekler su yüzüne çıkacaktır. Ekrem İmamoğlu belediye araçlarındaki israfı göz önüne sermek ve araç fazlalığını da Yenikapı’daki miting alanında deşifre etme sözü vermişti. Yapılırsa ortalık çok şenlenir kuşkusuz. Nasıl bir alanı kaplar bahsi geçen araçların teşhiri benim özel merakım ayrıca.

Belki lüks araçlar önünde poz da verirken heba olan vergilerimiz hayıflanır, sefalet itilen halka yaşatılanlara ağız dolusu söverken buluruz kendimizi…

Köprü yenileme çalışmalarının zamanlaması, süresinin uzunluğu, oluşturacağı trafik çilesi de hele ki İBB görev ve yetkilerinden bi’haber ya da algı spetülörlerince başkanın hanesine negatif girdiler için bulunmaz fırsattı kuşkusuz.

Başkan görevine hızla başlayıp köprülerdeki sorunun önüne geçmek için Marmaray Tüneli’nin kullanımını yoğunlaştırma adına, kullanım ücret indirimi için yazışmalara başladığını ve alternatif projeler için kollarını sıvadığını da duyurdu 1 Temmuz itibariyle. Bu önemli hamle bile takdiri hak eder. Bu duyuruyla beraber 4 yaşına kadar çocuğu olan annelerin toplu taşımadan ücretsiz yararlanmaları yönündeki projesinde de –ki vaadlerindendi- fizibilite çalışmasının hızlandırıldığını da duyurdu. Bu proje de çok önemli ve aile bütçesine katkı sağlayacağı da tartışmasız.

Sözün kısası Ekrem Başkan’ın ve yönetmekle yükümlü olduğu ‘Dev İmparatorluk’ içib yol çetin fakat aşılamaz da değil! Doğru ve uzun vadeli projelerle işinin ehilleriyle çözümsüz de değil…

Taksim Meydanı’nı betondan ve soğuk griden kurtaracağını da açıkladı, bu da ayrı bir sevinç kaynağı! Geçmişin acılarını silmesini beklemiyoruz elbette, sadece çirkinliğiyle yaralarımızı kanatmasın yeterli…

Sonbahar ya da 2020 baharında yapılacağını düşündüğüm erken seçime kadar İstanbul ne kadar nefes aldıracak muhalif kesime ve karşı cenah küskünlerine, alternatif oluşturabilecek mi, Millet İttifakı ve Demokrasi Bloğu zihniyetinin bu halk için çözüm oluşturulabilir imajının oluşumunda ne tarz katkıları olacak, yaşayıp öğreneceğiz.

Haydi İstanbul, sahne senin! Bizi daha yükseğe taşı! Her şey çok daha güzel olsun. Birleşir ve ihtiyaç halinde gerektiğinde İBB’nin de yanında olursak bunu da başarabiliriz. Görev belediyenin, yönetenin, gelecekse bizim… Eleştirirken çözüm üretip el de verirsek bütün mümkünsüzlükleri alt edebiliriz.

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL