ELBETTE SEVE SEVE

 Kişisel merakımla başladı aslında bu yazının konusu ve 1.30 civarında da ete kemiğe büründü. Yaklaşık 24 saat sonrası için yürekler ağızda bir bekleyişe geçildi. Sağır sultanın bile duyduğu 31 Mart Mahalli İdareler Seçimi gündem konusu.

Mahalli İdareler demiştik değil mi? Aslında kazın ayağı hiç de öyle değil, bizde oluyor muydu, en azından 2014 Mart ayından beri değil… Yerel seçimden genel seçim havasına sokulunca, hatta daha da öteye geçince, referandum güven oylamasına dönüştürülünce kafalar hayli karıştı. Görünen o ki adaylardan öte, ittifakları ve sistemi –ki o da kalmadı- oylayacağız. Hal böyle olunca oy kullanmayacaklarla beraber kararsızlar da mercek altında. Oy kullanacakların kullanım gerekçelerinde de son yıllarda sıkça duyduğumuz ‘Stratejik Oy’ kavramı, sadeleştirirsek ‘Tepki Oyları’ ana konumuz.

Tepki olaylarının bir nedeni de HDP’nin batı illerinde aday çıkarmaması, Millet İttifakı’nın adaylarının önünü açmak, onların adayları yoksa da bağımsız da olsa kazanabileceklere görünmez bir destek sunmak.

Aday çıkarmayacak olsalar da HDP’ye oy veren bir kitle de mevcut batıda. Bu seçmenler Cumhur İttifakı karşısında yerlerini alırken, öte yandan da Millet İttifakı’nın da belirleyicisi olacaklar, her ne kadar ittifakın dahilinde değillerse de. Bu konunun yanında, günlerdir iktidar ve dahili olduğu ittifakça sertleşen söylemler, muhalefet adaylarına karşı ağır ithamlar, gözdağına varan tavırlar sandığa küskün olanların da kararlarında değişime yol açtı. Vatandaşın çöpünün toplanması, yerel sorunların çözümü gibi konuların ‘Vatan millet Sakarya’ üzerinden beka meselesine dönüştürülmesiyle kaçınılmazdı elbette. Cephe alıp, vermeyi oylar olduk!

Kafalar karışıktı ya da oyların rengi belli edilmiyordu artık adına ne dersek? Yayınlanan seçim anketleri de tuzu biberi. Özellikle İstanbul, Ankara gibi büyük metropollerde yüzdelerin yakın, zaman zamansa her iki taraf arasında gidip geliyor oluşu da yine nedenler denebilir.

13 saati kapsayan başta da dediğim gibi kişisel merakımdan ortaya çıkan, yazarı olduğum Work’n Women’ın da desteği ile ‘Hadi haberleştirelim’ önerisiyle açılan anket yoğun ilgi buldu. 769 kişi katılım sağladı. ‘Stratejik oy kullanacak mısınız’ sorumuza %76 evet, %17 hayır diye oylarken, %7 de kararsız olduğunu belirtmiş takipçilerimiz. Farkındayım uzun bir girişten sonra, biraz da anketimize odaklanalım. İstatistik ya da seçim stratejileri veya seçim analizleri uzmanlığım değil, baştan da belirtmiş olayım. Sadece bir gözlem, vatandaş okuması diyelim. Anketim şöyle de bir veri oluşturabilir: Gerçek sosyal bir insan oluşum, çok yerle dirsek temasım sonucu, onunla beraber her kesimden takipçilerimin varlığı elbet yazdığım portalın da desteği ile farklı kesim ve kişilere de ulaşmış oluyor. Bu da önemi bir done sanırım.

Stratejistlerimizin, tepki oycularının oranı için %76 demiştik, evet diyenlerin yahut. Oldukça yüksek bir oran bana göre. Yaklaşık 500 kişiye yakın insan, içine sinmeyen, gönlü rahat etmese de oy kullanacak, hoşnutsuz olduğu bloğa karşı tepkisini gösterip ‘Seni onaylamıyorum, icraatlarından mutsuzum! Diyecek! Anket katılımcılarını ülke nüfusu olarak varsaysaydık, oldukça vahim bir dilime denk düşer derdim. Burada şöyle bir okuma yapıyorum, hayırcı ve kararsızların içinden son dakika fikir değiştiren/değiştirecek 5 puanlık gibi bir dilimle %80-85 dolayında bir katılım olabileceğini düşünüyorum. Yerel seçimler için oldukça yüksek bir yüzde. Hele de 2014 yılında %74’lük bir oran varken. Mahalli İdareler Seçimi gibi olmadığı/olmayacağı belliydi, işaretleri oldukça netti. Kader oylaması hep denildiği gibi ‘bu son dönemeç’teki dönemeç galiba 31 Mart…

Hayırcıları %17 olarak belirtmiştim. Kararsızlardan buraya kayma olacağını pek düşünmüyorum adıma, bununla beraber azalma da bekliyorum hayırcılardan. Elbette burada kafamı kurcalayan bir şey de var: Bunların içinde partisinin gösterdiği aday kim olursa destekleyecekleri için hayır diyenler de var mıdır? Belki de adaylar tercihlerini yansıtıyordur. Anket sosyal medyadan olunca ve benden kaynaklı bir yetersizlik de olabilir, devamında bir anket koyup, hayırsa neden hayır, oy mu kullanmayacaksınız, adayınızdan hoşnut musunuz diye sormak da gerekebilirdi. Bu da kendime eleştirim olsun.

Son dakikacılara geldik. %7 ile her iki taraf için belirleyici olmakla beraber, kayıp bir oranı oluşturan kitle. Bunlar küskün olmakla beraber savundukları görüşün galibiyetini/yenilgisini kesin görüp, sandığa gitmeyi yersiz bulanları da kapsıyor olabilir. 1-2 puan düşeceğini, son dakika karar alacakları görüşündeyim. Yine de gitmemekte direneceklerin AKP-MHP bloğu küskünleri arasında olduğunu var sayanlardanım, özellikle gençler derim. Öyle ya da böyle fark yaratan ya da fark atanlar olacak. İstanbul’da özellikle, adaylar arasında 1-2 puanla galipler değişebilecekken… Karar sizin elbet kararsızlar.

Yazının son cümlelerine geliyorken, birden bir şeyi fark ettim: Hayırcılar arasında kütüğünün olduğu noktada olmayanlar da mevcut. Anket altı yorumlarda gözüme çarpmıştı. Oy kullansalar ne kadarlık yüzdeye düşer orası da muamma. 1 oy bile fark yaratır deniyorken…

Kuyruğuna geldik, tanzimin değil elbette. Oylayanından sayanına, seçileninden seçilemeyenine, hayırcısından kararsızına, kuşlayanından standçısına, taşıyanından tedarikçisine hayırlara ulaştırması dikeklerimle. Sandığın neresinde görev alırlarla alsınlar sabır, kolaylık ve çelik gibi bir irade diliyorum. Yaşadım, halinizi çok iyi anlıyorum, emekleriniz büyük.

Seçmenin seçim hakkının, seçilmenin tabii ki de seçimlerin değişime yol açacağı zaruriyetten değil de isteyerek oylayacağımız adaylara… Seçimlerinize saygı duyuyor, mutluluğa yol açıp aramızda beraberlik köprüleri kurabilmesini umuyorum.

Sen seç! Seçimin ne olursa olsun… Seçim sorasında sonuçları ve üzerimizdeki etkileri için baharda görüşmek üzere. Bahar derken, havaların ısınması diyelim. Bunca strateji yeter sanki? Anketi açma sebebim de sonraki yazıya sevgili afacan kurlarım, renk vermeden yazıyı bitirmeye çalışıyorum şurada ?

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL