DAYATTIĞINIZ GİBİ DEĞİLİZ

Şimdi size çok basit şeyler söyleyeceğim. Farkında olmadan, nefret söylemi olduğunu anlamadan kullandığınız, destek olmaya çalışırken küçümsediğiniz, dayattığınız gibi olmayan sözler… LGBTİ+´ın (lezbiyen, gay, biseksüel, transeksüel, intersex ve...) açılımından çok uzak, sadece kendi bastırılmış duygularınızı ortaya çıkartan sözler.

Dönme mesela… Sosyal medyada gün içinde kaç kere ‘dönme’ sözcüğünün kullanıldığını biliyor musunuz? Evet, evet... Söz konusu kelime, hakaret olarak ya da yumuşatılmış haliyle bile bir nefret söylemi. Kaç insanın hissettiği, hayat bulduğu konum nedeniyle küçük düşürüldüğünün farkında mısınız? Eskiden 140 karaktere sığan tek bir cümleyle LGBTİ+´ları hedef gösterenler, hepimiziz. Söylemlerimizin farkında olmadan, ‘ibne, dönme’ gibi kelimelerle aslında çok büyük bir nefret söyleminde bulunuyoruz.

LGBTİ+ bireylerin, en çok maruz kaldığı muamele, -tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi-   sosyal medyada da ‘hastalık’lı gibi gösterilmeleri. Şunu bilmek gerekiyor ki; LGBTİ+ birey olmak, bedenini tanımlanmış cinsel rollerin dışında hissetmek, sosyal medyada kendini olduğu gibi, çekinmeden göstermek bir hastalık değil, bilakis o kişinin ruh sağlının iyi olduğunu gösterir. 2016’dan önceki sürece bakıldığında sürekli küfürlü ifadelerle nefret söylemine maruz kalan kişiler, meşrulaşan LGBTİ+´a yönelik cinayetlerin de kurbanları haline geldi. Sosyal medya LGBTİ+´ların sesini duyurmasına alan açarken, bir yandan da yüzlerce faili meçhul cinayetin hedefi halin. Özellikle LGBTİ+ bir insandan ziyade  sadece belli alanlarla kullanılan bedenler olarak gören kitle, sosyal medyadaki saldırıları ile ölüm oranlarının da artmasına sebep oldu.

2016 yılına gelindiğinde işler biraz daha değişti… Toplumsal hareketlerin artmasının yanında, bilinçlenen sosyal medya kullanıcısı, LGBTİ+´lı bireyleri hedef gösterenlerden çoğunlukta. Yasaklara ve yok saymalara rağmen, sosyal medyada kendine yer bulan LGBTİ+ üyeleri, meşrulaşan cinayetlere de sesini çıkartmaya başladı. Belli kitlelerin gözünde temsiliyetleri ne olursa olsun ‘Dayattığınız gibi değiliz!’ algısını oluşturmayı başardılar.

Sosyal medya var oldukça, her kitleden kişinin özgür bir şekilde fikrini ifade hakkı bulunuyor. Cinsiyet, tercih, ırk fark etmeksizin… 2016 öncesinde yaşanan durumlar çok daha aza indirgense de LGBTİ+ temsiliyetinin çok daha iyi konumlanması adına güçlü, duyarlı ve kararlı olmak gerekiyor.

LGBTİ+ bireyleri ve tüm sosyal medya kullanıcıları, dayattığınız, dayattığımız gibi değil, oldukları gibiler… Her alanda…

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL