ÇOCUKLARIN MAGNA CARTA´SI

Çocuk kavramı, zaman içinde değişik anlamlarda kullanılmıştır. Antik dönemde bebeklik ile yaşlılık dönemleri arasında kalan bireyler çocuk olarak adlandırılmış. Orta Çağ’da çocuklar 5-7 yaşlarına kadar bebek olarak, bu yaşlardan sonra ise küçük yetişkinler olarak görülmüştür. Aynı zamanda, Orta Çağ’da yaşam standartlarının düşük olması, doğum ve bebek ölüm oranlarının yüksek olması, ailelerin, altı yaşına kadar olan çocuklarını ailenin bir üyesi olarak algılamamalarına neden olmuştur.

Orta Çağ’daki çocuk anlayışı, Rönesans’la birlikte değişmeye başlamış, çocukların yetişkinlerden farklı bireyler olduğu anlayışı 19. yüzyıl boyunca devam etmiştir. Tarımsal ekonominin sanayiye kayması, ailenin yapısının ve rolünün değişmesi, çocuk ölümlerinin azalması, anne-baba-çocuk ilişkisinde duygusal bağın önem kazanması gibi etkenler bu değişimde önemli rol oynamıştır.


Sanayileşen toplumlarda çocuklardan ucuz işçi olarak yararlanılması ve çocuğun cinsel açıdan mal olarak algılanmaya başlaması çocuk işçiliğini gündeme taşıyan etkenler arasındadır. Sanayi devrimiyle çocuk işçiliği konusunda gelişen kötü tablo, özellikle İkinci Dünya Savaşı ve sonrasında çocukların zor koşullar altında yaşamasının eklenmesiyle çocukların yaşam koşullarının düştüğü en kötü dönemlerden biri olmuştur. Çocukların yaşam standartlarının düşmesi, sosyal devlet anlayışının ve buna bağlı olarak çocuk haklarının gelişmesinde önemli rol oynamıştır.

Birleşmiş Milletler tarafından oluşturulan, Çocuk Hakları Sözleşmesi ülkemizde de 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Çocuk hakları, çocukların bedensel, sosyal, ahlaki ve kültürel açılardan sağlıklı ve nitelikli bireyler olarak yetişmeleri için belirlenmiş uluslararası ilkelerdir. Çocukların Magna Carta’sı olarak anılan Çocuk Hakları Sözleşmesi, dünyadaki tüm çocuklar için aynı anlamı taşır ve ırk, dil, cinsiyet, din, etnik ya da toplumsal farklılıklar gözetilmeksizin bütün çocuklar için eşit ölçüde geçerlidir.

Günümüzde Çocuk Hakları Sözleşmesi A.B.D ve Somali hariç tüm ülkelerce (193 ülkede) onaylanmıştır, böylece en çok kabul gören insan hakları belgesi olmuştur. Sözleşmeyi onaylayan her ülke çocuklarla ilgili yükümlülüklerini yerine getirmelerinde, anne babalara ve sorumlu olan tüm kuruluşlara yardımcı olacak tüm önlemleri almakla yükümlüdür.

Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin temel ilkeleri:


• Ayrım gözetmeme,
• Yaşama ve gelişme hakkı,
• Çocuğun yüksek yararının (güvenliğinin) korunması,
• Çocuğun görüşlerine saygı gösterilmesi olarak sıralanabilir.


Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yer alan bazı maddeler ise şöyle:


• Eğitim Hakkı “Taraf devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul ederler ve bu hakkın fırsat eşitliği temeli üzerinde (tedricen) gerçekleştirilmesi görüşüyle özellikle, ilköğretimi herkes için zorunlu ve parasız hâle getirirler” (Çocuk Hakları Sözleşmesi, m. 28).
• Oyun ve Eğlenme Hakkı “Taraf devletler çocuğa dinlenme, boş zaman değerlendirme, oynama ve yaşına uygun eğlence etkinliklerinde bulunma ve kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılma hakkını tanırlar” (Çocuk Hakları Sözleşmesi, m. 31).
• Bu sözleşmeye göre taraf devletler, çocuğun ana-babasının ya da onların yalnızca birinin, yasal vasi veya vasilerinin ya da bakımını üstlenen herhangi bir kişinin yanında iken bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet veya suistimale, ihmal ya da ihmalkar muameleye, ırza geçme dahil her türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için; yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alırlar” (Çocuk Hakları Sözleşmesi, m. 19).

Her çocuğun eşit haklara sahip olduğu günlere…

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL