"BU SON GECE, ÖLÜM YAKIN, SEVİŞ BENİMLE!"

 Sürekli her şeyi planlayarak yaşıyoruz. Bir zaman dilimimiz olmazsa, birileriyle ilişkilerimizi düzenlemezsek sanki dünyanın en mutsuz insanı olacağımızı düşünüyoruz. Her şey bir çizelge altında, özel ilişkilerimiz, arkadaşlıklarımız, randevularımız hep planlı. Kapana kısılmış gibi hissetmiyor musunuz bu şekilde? Sanki sizden başka biri bunu planlamış da siz yaşamak zorundaymış gibi hissetmiyor musunuz?

Tam da bu noktada Tarkan giriyor devreye. Diyor ki “Bu son gece…” Bu son geceniz olabilir ve körü körüne planladığınız her şey bir anda yitip gidebilir. O evdeki, o şehirdeki, o işteki, o hevesteki, o istekteki son geceniz olabilir. O zaman neden bu kadar planlı yaşama isteği? Zaten okul iş yeterince sizin yerinize plan yapıyor. Bırakın da bir kere olsun ‘bu son gece…’ diyerek anı yaşayın. Tadını bir kere aldınız mı zaten hep öyle gidecek.

Sonra Tarkan devam ediyor: “Bu son gece ölüm yakın…” Evet ölüm çok yakın. Sen, ben, aşık olduğun insan, annen, baban, arkadaşın her an ne olduğunu anlamadan gidebilir. Sonsuza kadar… Ve senin planlarına sadık kalmak için ertelediğin, ajandanın bir köşesinde bulundurduğun insanı bir daha göremeyebilirsin. Belki de 1 saat önce seni aramıştır görmek için ama sen ona başka bir zaman dilimini uygun görmüşsündür. Sen de gidebilirsin mesela. Hayatta yapmak isteyeceğin son şeydir herhalde istediklerini yapamadan ölmek. O yüzden bırak, yapacaklarını yap, bırak gerisi akışında gelsin, en fazla uykusuz kalırsın, biraz hasta olursun, geçer.

Tarkan bir de şey demiş: “Bu son gece, ölüm yakın, seviş benimle” Yaşayın, her şeyi sonuna kadar yaşayın. ‘Aman o da bana aşık olsun, o da benimle ilgilensin, onunla da sevgili olayım’ demeyin. Evet uzun ilişkinin tadı hiçbir şeyde yok ama belki sizi iyi hissettirecek insan bir daha yanınızda olmayacak, belki de hiç beklemediğiniz anda kapılarını sonuna kadar size açacak. Ama planlamayın. Planladıkça birbirine girecek her şey, içinden çıkamayacaksınız.

“Bu son gece, ölüm yakın, seviş benimle” sözlerini felsefe olarak benimseyenlerin ne kadar da mutlu olduğunu görüyoruz. Onlar aşık olup acı çekmiyor mu? Onlar işsiz kalmıyor mu? Onlar bağlarından koparılmış boşlukta gibi hissetmiyor mu? Emin olun bu duyguları da sonuna kadar yaşıyorlar. Hem de sürekli planlı yaşayan robotlardan daha çok. Ama ne var biliyor musun onlar son gece yaşayıp sürekli eğlenenler, onlar sürekli ölüm var gibi karamsar düşünüp herkese vakit ayıranlar, onlar namus adı altında kendini zincirlemek yerine sevmeyi de sevişmeyi de dibine kadar yaşayıp hiç beklemedikleri insanlarla sonsuza kadar götürenler. Çünkü onlar güçlü ve özgür olanlar. Nasıl mı bu kadar eminim? Özgürleştiğimden beri, hep böyleyim…

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL