BU KONULARI KONUŞURKEN DİKKAT!

 Ölüm ve boşanma konuları hassas olduğu kadar hayatın gerçekleri… Bu konuların konuşulması zor iken; henüz soyut kavramları anlama becerisi gelişmemiş (ergenlikle birlikte gelişmeye başlar.) olan çocuklarla konuşulması daha da zor olabilir. Fakat zor olduğu kadar da konuşulması gerekli olduğunu söylemekte fayda var.

Boşanma

Hukuksal anlamda boşanma, evlilik sözleşmesinin bitmesidir. Boşanma birçok kişi için bir kayıp olarak algılanır. Çatışmalı bir evlilik çocuklara da faydadan ziyade zarar getirir. Uzman Psikolog ve Pedagog Reyhan Ateş Yücel ‘’Kavgaların tükenmediği, eşlerin birbirini tahrip ettiği, kimi zaman yok saydığı evliliklerin içinde yetişen çocuklar; çok daha derin psikolojik problemlere sahip olabilir.’’ diyor. Ailedeki herkesin duygusal süreçleri farklı zaman ve şekillerde yaşandığı gibi çocuklarda da durum aynı. Yaşa, karakteristik özelliklere, gelişimine, çevresel etmenlere bağlı olarak çocukların boşanmaya tepkisi değişmekte.

Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkileri arasında anksiyeteli depresyon, akademik becerilerde düşme, agresyon (saldırganlık), anti-sosyal davranışlar görülebilir. Bir ilkokul çocuğu boşanmadan kendini sorumlu tutabilirken, 9-12 yaş aralığındaki çocuklar artık kendini suçlamaz ve iki tarafı da anlamaya çalışır.

Boşanmayı çocuklara duyurmak anne babanın ortak işi olmalıdır. Alınan kararın iletilmesi çocuğun yaşına göre de farklılık göstermelidir. Okul öncesi dönemde çocuklara çok yalın ve kısa açıklamalar yapmak uygundur. Çocuk büyüdükçe soruları da artacak, onu ilgilendiren kısmı ile ilgili cevapları arayacaktır. Boşanmanın nedeninin asla o olmadığı, eşlerin kimi zaman anlaşamadıkları, aynı evde yaşamanın onlar için zor olduğu ama anne baba olarak onun her zaman yanında olduklarını söylemeleri yeterlidir. Sordukları ya da merak ettikleri konulara kısa ve öz cevaplar vermeyi deneyebilirsiniz.

Kayıp (Ölüm)

Konuşulması oldukça güç ve hassas olan bir diğer konu. Çocuklarda; inkar etme, kabullenmeme, ölen kişinin sorumluluklarını kimin yapacağını merak etme, abartılı davranışlar (çok hareketlilik, mutluluk, depresyon, endişe, korkular), alt ıslatma, tırnak yeme davranışları görülebilir.

Peki, çocuklara durumu nasıl açıklamalıyız? Benim tavsiyem; her canlının bir ömrü olduğunu söylemek ve buna en iyi örnek olarak da bitkilerden yola çıkmak. Önce bitkinin tohumunu anlatmak, onu suladıktan sonra nasıl çiçek açtığını ve ömrü bittiğinde solduğunu açıklamak etkili olacaktır. Ölüm haberi mutlaka çocuğa yakın ve sevdiği bir kişi tarafından verilmeli. Çocuk belirsizlik yaşamamalı ve merak ettiği şeylerin cevabı net bir şekilde verilmeli. Rutin hayata dönülmeli.

Çocuklara durumu açıklarken kelimeleri çok dikkatli seçmek gerek. Örneğin; uzun bir uykuya yattı, cennete gitti, meleklerin yanında, çok hastaydı,  yaşlandı gibi cümleleri söylemek oldukça yanlış. Uzun bir uykuya yattı denildiğinde çocuk uyumak istemeyebilir veya çok hastaydı denildiğinde her hasta olan kişinin öleceğini düşünebilir.

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL