BİRİ BİZİ GÖZETLİYOR

 ABD’de yapılan bir araştırmanın sonucunda, akıllı telefonların ve bilgisayarlarımızda bulunan bazı uygulamaların kullanıcıların izni alınmadan görüntülerinin gizlice çekilerek üçüncü parti reklam şirketlerine yolladığı ortaya çıktı.

Günümüzde bazı insanlar özel hayatlarını gizlemek adına telefon ve bilgisayarlarının ön kameralarını kapatmak için bant yapıştırıyorlar. “Siber korku” olarak adlandırılan bu durumun temelinde Facebook, Instagram ve Twitter gibi günümüzde sıkça kullandığımız sosyal medya uygulamalarının çokça kullanılması yatmaktadır. ABD’de Northeastern Üniversitesi’nde bulunan araştırmacılar bu korkuların gerçeklik payını araştırmak için bir araştırma yaptılar.

Araştırma sonucunda akıllı telefonlarda bulunan bazı uygulamaların ekran görüntülerini gizlice çekerek üçüncü parti reklam şirketlerine yolladığı ortaya çıkmıştır. Ülkemizde buna benzer tahminler Yemek Sepeti üzerinden çokça yapılmaktadır. Yemek Sepeti uygulamasının aslında telefonlar üzerinden ortamı dinleyebildiği ve bu sayede bildirimler yolladığı öne sürülmektedir fakat durum düşünüldüğü gibi değildir. Çünkü bu tarz uygulamalar günün en çok yemek siparişinin verildiği saatleri belirli programlar kullanarak analiz ederler ve en çok sipariş verilen saatlerde bu bildirimleri yayınlarlar. Ayrıca Amerika’da yapılan bu araştırmada, telefonların gizli bir şekilde kullanıcılarının görüntülerini ya da konuşmalarını kaydettiği iddiasını kanıtlayamadılar.

Cep telefonlarında veya bilgisayarda bulunan uygulamalarının gizlice kullanıcılarının özel hayatlarını reklam şirketlerine veri sağlamak için kaydettiği her ne kadar bir komplo teorisi gibi görünse de aslında tamamen kullanıcıların rahatlığı düşünülüyor. En basit örnek, internet üzerinden yaptığınız tüm aramalar kayıt altına alınır ve bu kayıtları arama motorları analiz şirketlerine yollayıp bunlara göre reklam yayınlarlar. Bu sayede istediğiniz ürüne veya uygulamaya rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz.

Telefon kullanıcılarının günlük hayatta konuştuklarının Facebook reklamları olarak karşılarına çıkmasından sonra “dinleniyor muyum?” veya “gözetleniyor muyum?” tarzında şikayetlerin arttığını belirten araştırmacılar bu şikayetleri baz alarak araştırmalarını yapmayı sürdürüyorlar. Bilim insanları, Android ve IOS’taki en popüler 15 binden fazla uygulamayı içeren bir çalışma yaptılar. Çalışmanın sonucunda Facebook ve ona ait uygulamaların yanı sıra, Facebook’a bilgi gönderen 7 binden fazla uygulamanın olduğunu gözlemlediler.
Her ne kadar telefonların dinlendiğine dair bir kanıt olmasa da ortaya çok daha rahatsız edici bir sonuç çıktı. Bu bulguya göre kamera ve mikrofona erişim izni verilen uygulamalar ekran görüntülerini reklam şirketlerine gönderebiliyor bu da kullanıcı sözleşmesinde bulunan maddeler arasında yer almaktadır. 10 Android telefon üzerinde ortaya çıkan bulgulara göre uygulamalarda örneğin yemek ya da kargo siparişi vereceğiniz zaman, adres bilginizin bulunduğu bir ekran görüntüsü kaydedilip üçüncü taraf şirketlere gönderilebiliyor. Bu kullanıma göre kişisel mesajlarınızın ya da banka bilgilerinizin ekran görüntüsü de olabiliyor. Çalışmadaki bilim insanlarından David Choffnes’in açıklaması da şu şekilde oldu, “İnsanların konuşmalarının gizlice kaydedildiğine ilişkin herhangi bir kanıt görmedik. İnsanların anlayamadığı şey şu ki, belki bir telefonun kamerası kadar kapsamlı olmasa da bir şekilde izleniyoruz."

Eğer bilinçli bir kullanıcı olmak istiyorsak kullanıcı sözleşmelerini dikkatlice okumalı ve bunlara göre hareket etmeliyiz. Kameralarımıza bant yapıştırmanın bir çözüm olmadığını bilmeliyiz. Aksi takdirde göreceğimiz zararlardan yine biz sorumlu oluruz.

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL