BİLİNÇLİ EVSİZLİĞİ DE SEÇEN İCAT ÇIKARAN TRANS EYLEM

Eylem sosyoloji mezunu, sosyal sorumluluk projeleriyle başta seks işçisi tüm kadınları bilinçlendirmek, hijyen ve sağlık, haklar, cinsiyet geçiş öncesi konuları misyon bilerek tüm çabalarını bu noktalara sarf etmiş bir kadın!

İngilizce ve Fransızca’dan 10’a yakın eğitim bilimleri ağırlıklı kitap çevirisine de imza atmış, belki de transfobi sayesinde yaşamayı, akedemik kariyerini bir nebze tadabilmiş.

Gezi süreci sonrası sokakta kitap satmaya başlayarak bir yandan da farklı bir dünyayı deneyimlemeye doğru yol almaya başlamış. Bilinçli bir tercih ve tepki olarak evsizliği de deneyimlemiş cesur bir kadın.

Aynı zamanda Post dergide ‘Yüksek Burjuvazinin Gizemli Çekiciliği, Gizli Şiddeti’ adında bir makalesi de yayınlanmış!

Ekonomik buhran sürecinde bir arkadaşıyla Kara Kedi / Vegan Cafe’de açarak (Ağa Camii’den girince, sağdan üçüncü sokak 17/a) şimdilerde bir yandan da işletmeciliğe soyunmuş, bu bile bir cesaret örneği! Her ne kadar mekânlarını iletişim, buluşma noktası olarak adlandırsalar da veganlar için uygun fiyatlı bir seçenek oluşturmuşlar. Biraz da sorularla terletip tanıyalım mı sevgili Eylem’i?

Nasıl bir aileye ve çevreye doğdun? Şuan ilişkilerin nasıl?

İstanbul’da orta sınıf bir aile içine doğdum. 22 yaşında cinsiyet kimliğimi aileme açabilme sürecine girdim. Ailem üç aşağı beş yukarı tüm ailelerle aynı reaksiyonu gösteriyor.

Homofobiyle ilk tanışma deneyimin nasıl oldu?

Ortaokul yıllarında yaşıtlarımın yarı çocukça alay ve tavırlarıyla karşılaştım.

Eylem sosyolog olarak akademisyen kalmak istedi mi? Akademik çevrede fobiklik ne durumda?

Puanlarım iyi olmasına rağmen akademik kadroya girme şansım olmadı. Ağırlıklı olarak transfobi bunu etkiledi.

Yaşadığın ülkede translara çizilen kalıplar neden yetmedi? Kalıplarının dışına çıkıp ‘icat çıkarmak’ zorunda mıydın?

Artık bazı şeyler değişmeye başladı. Ailelerin sahip çıktığı azınlıktasınız, başka arayışlara girebiliyorsunuz. Fuhuş sizin seçeneğiniz olmaktan çıkabiliyor, insanlar önünde seçenekleri olduğunu fark ettikçe daha cesur arayışlara girebiliyor.

Translar ve Lgbti+lar genelinde nasıl tepkiler aldın? Şanssızlıktan kaynaklı köşeye sıkışmış hayatlar sonucu belli korkularla ya da kaygılarla seni de aşağıya çekmeye çalışanlar oldu mu?

İlginç bir soru! (Gülüşüyoruz) başta ufak tefek laf atmalar tarzı bulaşmalar olduysa da zamanla bunları geri çevirmeyi, kendinizi ifade edip savunmayı öğreniyorsunuz. Zamanla tüm dengeler oturuyor. Bariz bir fesatlık yoksa kendimi ifade ederek onları kazanmayı başarıyorum.

Senin verdiğin mücadelenin (özel/iş/kariyer) birileri için ön açıcı olduğunu düşünüyor musun?

Böyle bir iddiada bulunmak çok büyük bir söylem olur. Muhtemelen birbirimizi dönüştürüyor olabiliriz, deneyimlerimden kendilerine pay çıkaranlar oluyordur sanırım.

Yurtdışına çıkmayı düşündün mü? Yurtdışında doğsaydın iş ve özel hayatında her şey farklı mı olurdu?

Yurtdışına çıktım. Yerleşmek üzere Arjantin’e gittim. Suç oranlarının ve ekonomik durumun bize benzerliği sebebiyle bir süre sonra geri dönüş yapmak zorunda kaldım. İki kez soyuldum. Çeşitli işlerde çalışarak uçak biletimi alınca geri dönüşü seçtim. Transfobiyi yoğun olarak yaşamadım ama yerleşmek için zor bir ülkeydi. Akademik olarak mesleğimi icraa etmenin önünde de yoğun şekilde İspanyolca bariyerleri vardı. Bariyerleri aşmak 4-5 senemi alırdı. Dönüşüm Gezi Ayaklanması sürecine denk gelince umutlandım ve o motivasyonla da halen burdayım!

Trans bir kadın olarak yapmayı en çok arzuladığın şeyler? Trans olarak yapamadığın/uhte kalanlar neler?

Akademik olarak kalamamak biraz can acıtıcıydı… onu da yarı akademik/amatör olarak gideriyorum. Bu alanda bir statüm olmasa da özel çabalarımla bunu gideriyorum. Bir nevi profesyonel amatörüm. Panellere çağırılmıyor olsam da… Uhte diyebileceğim ise dışımda gelişen, ortaya koyduğum güzelliklere dışarıdan gelen müdahaleler. Misal; sokakta kitap panayırı kurmuştum. Öğrenciler, sanatçılar, güzel insanlarla çevrem örülüyordu. Her şey yolundayken 2-3 sene sonra bir anda garip tipler ortaya çıkıp huzurumu ve düzenimi bozma çabasına girdiler. Kimdiler, birden birilerinin gözüne mi battım bilinmez!

Eylem nelerden motive oluyor, nasıl ayakta kalıyor?

Üretebilmek, ortaya bir şeyler koyabilme arzum ve birikimim belki de.

Son sorum biraz kadınca olsun. Aşka inanır mısın? Senin gezegende aşk var mı?

Aşkın bir yanılsama olduğunu bilsem de o anki verdiği enerjiyi, dönüştürme, iyi hissettirme gücünü seviyorum. Aşk değil belki ama zaman zaman yaşanan romanslar var diyelim ayda birkaç kez. Kısa ilişkiler de denebilir.

En azından eleğimi astım demedi… Çok malzeme çıkmadı bize ya neyse…

Kalıpları kıran, kendi yolunu çizme başarısını gösteren güçlü ve ‘icat çıkaran’ kadınlara aşkım artık malumunuzdadır. Bu röportajda da böyle bir kadınla tanışmanızı istedim. Eylem benim için de yakinen tanıma fırsatı bulduğum yeni bir kadın oldu. Yetkin, bilinçli, hoş sohbet ve ilginç hayat deneyimleriyle büyüleyici bir kadındı.

Enerjinle, ışığınla, yetkinliğinle bana ve röportaj serime renk kattın! Seni yine çıkardığın icatlarda görebilmek ümidiyle. Sevgiler Eylem!

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL