BEYAZ GÜL: SOPHIE

 Yoğun gündem ve başka yazılar sebebiyle, yazmayı düşündüğüm fakat unuttuğum bir yazıyı okuyacaksınız. Rahat olduğum anlarda en büyük tutkum sinemadır. Tesadüf eseri açtığım kanaldaki film ilk anda ilgimi çekti. Sophie School: The Final Day filmin adı.

Münih 1942 yılı. Münih Üniversitesi’nin iki öğrencisi Sophie ve abisi Hans School kardeşlerin kısa süren ve idam sehpasında sonlanan kelebek dokunuşu misali kısacık öyküsü ve verdikleri cesaret dolu hayatları. Belki de unutulmaması için ya da onurlarına bir selam istedikleri için bir gece yarısı filmle anımsatmışlardır kendilerini School Kardeşler.

Protestan ve zulme karşı susmayan bir ailenin çocukları Sophie ve Hans. Ortalığın gambaz ve korkak dolu olduğu günler. Kraldan çok kralcı bir hademe. Aydın ve gerçeği gören, yanlışa yanlış diyen pırıl pırıl gençler.

Beyaz Gül adlı bir gruba mensup, kurucuları da oldukları söylenir. Scholl Kardeşlerden Sophie, üniversitenin en üst katından abisiyle beraber hazırlayıp çoğalttıkları bildirileri atarken hademeye yakalanacak ve anında gestapoya gambazlanacaktır. Abisini ve arkadaşlarını ele vermemek için direnen 21 yaşında genç bir kadın… Abisiyle tutuklanıp el yazısı örneklerinden en küçüğü 1 aylık olan 3 çocuk babasıyla arkadaşları, acilen apar topar idamlarına karar verilecekti.

4 günde mahkemeleri yapılıp, idama gidecekler. Hitler’e hakaret, Leningrad’ı övmek, askeri birliği ve düzeni bozmak…

Sözde ‘Halk Mahkemesi’ kurulup içini rütbeli askerlerle dolduracaklardı. Son söz haklarını bile evli arkadaşlarının kurtulması için harcayacak kadar erdemli kardeşlerdi.

Sophie’nin son cümlelerinden birisi mahkeme başkanına “Bugün bizim olduğumuz yerde sizler olacaksınız. Gerçek halkın adaletinden kurtulamayacaksınız, yargılanacaksınız” oldu. Cellatlarının gözlerinin içine bakarak…

Gençler ve gerçekler tüm faşistleri, diktatörleri korkutuyor. Gençlerin aydınlık beyinleri ve cesaretleri korkutuyor gaddarları. En çok gençleri ve çocukları katletmeleri bundan…

Yenemediniz Schollleri, yenemediniz düşüncelerini, yenemediniz Beyaz Gül’ü. Altıncı bildirileri, idamlarından sonra bile elden ele ülke dışına kaçırıldı. İngiliz askerlerince tüm Almanya üzerinden kutlandı. İlk kez Alman Bildirgesi olarak, ideallerı her yere ulaştı. Bu yazıya konu oldu, adlarına filmler çekildi, tarih yazıldı. Unuttuğunuz cellatlar ölür, kahramanlar insanlığın ortak hafızasına gömülür.

Beyazdır gülün adı. Beyazdır erdemin ve onurun adı! Ben bir beyaz güle sevdalandım, dilimde türküdür adın…

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL