BATAN GEMİNİN MALLARI BUNLAR!

Son zamanlarda borsanın sürekli olarak değer kaybı yaşaması gündemdeydi. Özelikle 24 Haziran seçimleri sonrası hafif de olsa bir tırmanışa geçen borsaya hala güvenli bir liman olarak yanaşmak pek mümkün gözükmüyor. Özellikle BIST endekslerindeki oynamaların inişli çıkışlı grafiği, yatırımcıyı korkutuyor fakat buna rağmen yurtdışından yatırımlar gelmeye de devam ediyor.

Bugünlerde dedikodu kazanlarının kaynamaya başladığını görüyoruz. Trendyol’un Ali Baba gibi büyük bir şirket tarafında yatırım alacağından tutun da MediaMarkt’ın Teknosa’ya talip olmasına kadar birçok yatırım ve satın alma haberleri dolaşmaya devam ediyor. Bunların yanı sıra Türkiye’nin en büyük şirketlerinin patronları ise sahip oldukları mülkleri satışa koymuş gözüküyor. Bunun en büyük örneği ise Ferit Şahenk’in taşınmazlarından tutun da ultra lüks yatlarına kadar birçok mülkünü satması oluyor.

Bir yanda yatırımlar almaya devam eden şirketlerimizi diğer yanda ise mal varlıklarını elinden çıkarmaya çalışan zenginleri görüyoruz. Durumun karmaşası içinde ekonominin dengesinin bozulduğu da ortada.

Sık sık medyada adını duyduğumuz Ferit Şahenk’in, İsviçre’de bulunan ve Doğuş Otomotiv’e bağlı olan Porsche satış ve satış sonrası hizmeti veren firma hisselerini de elden çıkarmaya çalıştığı haberlerine tanıklık ediyoruz. Peki neden?

Aslında nedeni basit. Borçluyuz.

Dış borç rakamlarına baktığımızda özel sektöre ait borcun 300 milyar dolardan fazla olduğunu görüyoruz. Doğuş Holding gibi şirketlerin bankalara olan borçları dudak uçuklatıcı cinsten ve bu borçların yeniden yapılandırılması için talep de bulunulduğu haberlerine de şahitlik ediyoruz. Her ihtimale karşı şirketlerin borçlarını ödemeleri için bir fona sahip olmaları gerekiyor fakat bu fonu sağlayamayan şirketlerin çöküşü de kaçınılmaz.

Tam olarak ne yapmak istediklerini kestiremesek bile, ilerde oluşabilecek bir iflas durumuna kendilerini hazırlama çabası mı yoksa iş yükünden kurtulmak için ve zevkleri değiştiği için mi satışlar hız kazandı?

İlerleyen dönemlerde bu gibi örnekleri yaşamamız olası duruyor. Özellikle şirketlerin iç ve dış borçları büyüdükçe bankalarla masaya oturmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Peki bankaları kim kurtaracak?

İşin en can alıcı noktası da bu! Bankalar da ülke içine para sağlamak için ülke dışından borç alıyor ve ödemeleri zora sokacak bu hamleler en çok da bankaların canını sıkacak gibi…

 

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL