AYRIMCILIK DEĞİL EŞİTLİK İSTİYORUZ

 Yıllardır süregelen kadın hakları ve feminizm algılarını, her konuda olduğu gibi yanlış anlamakta üstümüze yok. Toplumsal normların getirdiği erkek egemen toplum anlayışı, kültüre hakim olan dini olgular ve kadın olarak yüzyıllar boyunca bastırdığımız duygular yüzünden aslında ne istediğimizi de bilmiyor ya da bazı ince noktaları kaçırıyoruz. Genel dünya görüşü olarak aslında biz kadınlar ayrımcılık değil, eşitlik istiyoruz. Buna rağmen bunu gönülden isterken bile söylemlerimizle kendimizi ayrıştırmayı seçiyoruz.

Peki kendimizi nasıl mı ayrıştırıyoruz? Erkeklerin azınlıkta olduğu ortamda statüler ne olursa olsun ‘Zaten erkeksin o yüzden kadınlara böyle yaparsın’ diyerek. Ortada hiçbir durum olmadan kendimize bir ezilmişlik duygusu yaratarak ve bunun üzerine birini suçlu konumuna sokarak. ´Erkekler masumdur, asla medeniyet dışı değildir´ demek değil bu; fakat bir ortamda kadının kıyaslama yolu ile kendi kendini ayırması kadar da yanlış bir durum yok.

Bu bahsettiğim konu sadece günlük hayatta geçerli olsa eğitim seviyesi, sosyo-ekonomik durum gibi kaygıların dışa vurumu diye düşünülebilir. Fakat maalesef, çok bilinen bir üniversitenin yüksek lisans derslerinde yer alan ve kendini kanıtlamayı başarmış bir kadın akademisyenin bile ağzından dökülüyor bu sözler. Sınıfta erkek azınlığı olduğu anda, kendilerini ayrıştırarak, üstelik en kötüsü de eziklik psikolojisi içinde ‘feminizm’ adı altında yanlış bir duruşa sebep oluyorlar.

İşin temelinde kadın üstünlüğü, erkek üstünlüğü olmadığını algılamak öncelikli konu. Anlamanın dışında içselleştirerek algılamak olukça önemli. Bir dünya görüşü ve hümanistik yapı içerisinde, yüzyıllardır kadın olarak arka planda olsak da gücümüzü biliyor fakat önde değil, eşit olmak istiyoruz. İş alanında, okulda, sosyal çevrede, gezerken, ders çalışırken, sohbet ederken erkeklerden daha geri olmak istemediğimiz gibi, illa önde olalım kaygımız da yok, olmamalı!

İnsan dediğimiz varlık cinsiyeti ile değil, aklı ile ayrışan varlıklar ve aklın da cinsiyeti yok. Bunun farkında olan tüm kadınların, toplumsal baskının getirdiği ezilmişlik duygusundan kurtularak, ayrımcılığa değil eşitliğe yönelik yollarla yaşamasını destekliyoruz. Unutmayın! Her kadın aynı olmadığı gibi her erkek de aynı değil ve ayrıştırmak yerine birleştirici olmak, kadının gücü! Gücünüzü kullanın!

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL