ADI KADAR TATLI OLMAYAN BİR TERİM: KONFOR ALANI

Konfor alanı; kişinin alıştığı düzeni koruyarak, risk almaktan kaçındığı, kendisini güvende hissettiği etrafı görünmez duvarlarla çevrili bir alandır. Kendinizi rahat hissettiğiniz her an bir konfor alanı içerisindesinizdir. Her şey yolunda gibi, iyi gibi, keyifli gibi gelmektedir. Fakat bu durum geçici bir süreçtir. Konfor alanının ileri seviyelerinde sıkıcılık, monotonluk baş gösterecektir.

Herkes için konfor alanı değişiklik gösterir. Kimi için konfor alanı yaşadığı şehirken, başka biri için işyeri, bir başkası için ise bilgisayar başındaki koltuğu olabiliyor. Örneğin; evinizdeki mutfak masanızda genelde aynı koltuğa oturarak yemek yediğiniz hiç dikkatinizi çekti mi? Ya da televizyon seyrederken genelde aynı koltuğa oturmanız, aynı kanepeye uzanmanız… Tüm bu örnekler hayatınızda farkında olmadan yarattığınız sayısız konfor alanlarınızdan sadece bazıları.

Bu alan insanın farkında bile olmadan içinde yaşamını sürdürdüğü yerdir. Sizi gelişimden uzaklaştırır. Ayrıca, değişime karşı direnç göstermenize neden olur. Bir süre sonra bu alandaki hiçbir şey size heyecan vermemeye başlar, hayatınızda monotonluk hâkim olur.

Bu alanın içerisinde bulunan birey köreldiğinin farkında değildir. Çıkış yolu ise cesarettir. Konforlu alanının bir tık dışı gelişme alanıdır. İşte bireyleri ve kurumları geliştiren ve olması gereken bölge burasıdır. İki tık dışı ise panik alanıdır. Yüksek derecede stres ve kaygının hüküm sürdüğü, bocalamanın ve kararsızlığın kendini gösterdiği evredir. Stresle baş edemeyen bireyler konfor alanına geri döneceklerdir. ‘’Stresle Başa Çıkmanın Yolları’’ yazımda sizlere bu konuda da ufak tavsiyelerim olmuştu.

Yıllardır aynı meslekte çalışıyorsunuz ve artık size hiç bir şey katmadığını düşünüyorsunuz. Karşınıza yeni iş fırsatları çıkıyor ve iş değiştirmeniz için sizi teşvik ediyor. Fakat arka plandaki ego durmadan konuşuyor. “Sakın işini bırakma. Bu zamanda iş bulmak zor. Az çok bir maaşın var hayallerini unut işine odaklan. Ya istediğin iş tutmazsa bu işten de olursun. Emekliliğine az kaldı otur oturduğun yerde.” Egoyu dinleyen birey hayalindeki yeni işten vazgeçecek ve rutin hayatına devam edecektir. Eğer bu halinden memnun olsaydı sorun olmayacaktı. Fakat memnun olmadığı için konfor alanı azap alanına dönüşecek rahatsızlık vermeye başlayacaktır.

Peki, Ne Yapılmalı?

Bu alanın dışı bilinmezlerle dolu; hatta bunu düşünmek bile insanı korku ve strese sürüklüyor. Konfor alanının dışına adım atmak ve sağ salim geri dönmekse, bir maceraya atılıp başarılı olmanın hazzını veriyor; insanın kendisiyle gurur duymasını ve bir daha denemek için cesaret kazanmasını sağlıyor. Yepyeni alanlarda kazanılan başarının verdiği cesaretle bu alanın dışına çıkmak bir süre sonra daha da kolay ve rahat gelmeye başlıyor ve anlıyoruz ki aslında kontrol alanımız genişliyor.

Konfor alanının dışına çıkmanız için önce korkularınızı keşfetmeniz gerekir. Sonrasında küçük adımlarla ilerlemeli ve attığınız her adım için kendinizi kutlamalısınız. Adımlarınız küçük ama sağlam olmalı. Hata yapmaktan asla korkmayın! Hata yaparak doğrulara ulaşabiliriz. Hatalarınızın hepsini tecrübe defterinize kaydedin. Hatalar artık birer tecrübe olsun sizin için.

İnsanın her zaman konfor alanları olmalı. Bu büyük bir gerçek. Sadece bunların bilincinde olup gerekli zamanlarda heyecan alanına çıkmayı bilmeniz gerekiyor. Aksi taktirde hayatınız monotonluk ve keşkelerle dolu olacaktır.

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL