ADALETİNİZ, ERKEKLİĞİNİZ BATSIN

 Yazmak istemiyorum artık. Kelimelerin yetersiz kaldığından ya da kendimi ifade edememekten korktuğumdan değil. Sadece belli konularda yazmak istemiyorum artık: Kadına şiddet.

Kadına şiddet bilançoları her gün daha da karamsar hale geliyor demek de çok isterdim ama artık şiddet yok. Evet doğru! Şiddet yok. Direkt öldürülüyoruz. Bugün bir anne kızının gözlerinin önünde, yarın ben sokakta yürürken, diğer gün sen bir erkeğin birkaç dakikalık haz alması uğruna belki de hiç bilmediği bir yerde.

Artık yazmak istemiyorum. Kelimelere döktüğüm her kadın cinayetinde daha çok kanıksamaktan korkuyorum çünkü. Ülkenin bir gerçeği haline geldiğini kabul etmekten korkuyorum her yazdığım kelimede. Sebeplerini sorguluyorum, suçluya bir haklı sebep vermek için değil, ölen kadın hak etmek için ne yapmıştır diye. Çözüm yok, çare yok.

Yeni Türkiye’nin getirdiklerini kabul etmek kadın cinayetlerini de kanıksamaksa ben öğrenilmiş çaresizliğimi yaşamak istemiyorum. Karşımda çocuğum “Anne ölme” diye bağırırken, boynumdan akan kanları izleyenleri düşünmek istemiyorum. Sadece bir sayı olmak istemiyorum. Her yıl düzenli olarak derneklerin çıkardığı kadına şiddet rakamlarından biri haline dönüşmek istemiyorum.

Mini etek giydiğim için sizin zevklerini tatmin etmeye açık olmadığımı, seviştiğim için her istediğinizde sizin olmayacağımı, evliliğimi yürütemediğim için namusunuz adına işkence görmeyeceğimi bilmek zorundasınız. Ölümün sizden geleceği korkusuyla adımlarımızı dikkatli atmayacağımızı anlamak zorundasınız.

“Namus” adı altında uyuşturduğunuz beyinlerinizle hayvanlara, şişeye tecavüz ettiğinizi unutmuyoruz. Her geçen gün daha çok istismar edilen çocukların neler yaşadığını belki hissetmiyor ama unutmuyoruz.

Bir kadın olarak sadece yaşamak istiyoruz. Kendi hür irademizle, kendimizi ifade ederek, hayatımızı kendimiz çizerek ve bir gün bizi öldürmeyeceğinizden korkmadan… Yani doğamız gereği önünüzde bir fazlalık olması bizi öldürebileceğiniz anlamına gelmiyor. Kendi çocuğumuz ya da yanımızdan geçen bir çocuğun, geleceğin kadını olan bir kızın acaba başına neler gelecek diye düşünmek istemiyoruz.

Artık istediğimizi giymenin, eğitim hakkının, seçim kararlarının savaşını kazanmanın da ötesine geçip yaşama hakkımıza dokunulmamasını istiyoruz. El kaldırdığınız her kadının sizden daha güçlü olduğunu, şartların verdiği durumla ölüme mahkum olduğunu biliyoruz ama buna her geçen gün daha çok direniyoruz.

Adaletinizin tecavüzcü, tacizci, dolandırıcı ve en çok da kadın katilleri üzerinde işlemediğini çoktandır biliyoruz. Bundan cesaret alarak kadını malınız gibi gördüğünüzün de farkındayız. Tüm bunlara rağmen, bundan sonra hiçbir çocuk gözlerinin önünde ölümü görmesin, hiçbir kadın erkek çocuk doğuramadığı için vücudunda kalıcı izler kalmasın, çocuklar hafızalarında tecavüzlerinizin izlerini değil çocukluk oyunlarını hatırlasın diye sizin gibileri ifşa etmenin yolunu bulacağız.

İnsanlığınızın en tehlikeli haline büründüğü coğrafyada kadınların gücünden daha büyük bir korkunuz olmadığını anlayana kadar siz öldürmeye devam etseniz de biz ölmüyoruz. Her seferinde daha çok doğuyoruz ama kayıplarımızı da bırakmıyoruz. Her gün binlerce kadın şiddete uğrarken onları sayı olmaktan kurtarıyoruz.

Artık yazmak istemediğim noktada, hiçbir şekilde alamayacağınız cezalarınız için tek sözüm adaletiniz batsın, erkekliğiniz batsın. Artık benim gözümde ‘erkek’ sadece bizi sizden ayıran bir sıfat!

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL