8 MART´A DOĞRU

 Dünya Emekçi Kadınlar Günü ya da şimdilerde kabul gören adıyla Dünya Kadınlar Günü’ne yaklaşıyoruz. 8 Mart…

Bu yazıda 8 Mart’ı, biraz alanların yapısını, kronolojisi üzerinden de giderek, Work’n Women twitter hesabında açtığımız anketi de yazıya katarak, sizlerle de yazılan bir yazıya dönüştürme niyetindeyim. Anketin amacı sizlerin 8 Mart alanlarına bakışına göz atmak, alanlarda neleri önceliklendirdiğinizi incelemek biraz da.

129’unun yanarak can verdiği, 40 kadının başta insanlık ve direnişin tarihini derinden değiştirdiği gün 8 Mart 1857! New York’ta 16 saatlik çalışma süresine itirazları ve düşük ücrete karşı dokumacı kadınların direnişiyle değişen tarih ve de hayatlarımız. ABD’de basının sansürüne rağmen cenazeler çok kalabalık bir kitle tarafından defnedilmişti. 1910 yılında 2. Enternasyonel’e bağlı gelişen Sosyalist Kadınlar Federasyonu’nda Alman Sosyal Demokrat Partisi’nden Clara Zetkin’in önerisi ve yoğun kabulle de tüm dünyada 8 Mart emeğin, elbette emekçi kadının günü olarak alanlara inilen bir güne dönüşecekti.

Ülkemizde de 1975 yılında ‘Birleşmiş Milletler Kadınların On Yılı’nın etkileri ile ‘Türkiye 1975 Kadın Yılı’ kongresi yapılmıştı. 80 ve sonrasında malum gerekçelerle bazen kadınlara açıldı alanlar, çoğunluklaysa kadınlar alanları zorladı demek daha doğru olur.

Kısa bir giriş ve kronolojisinden sonra sizlerin de dahil olduğu anket üzerinden devam edelim. “8 Mart alanı ne ifade ediyor?” diye sorup, “Emek mücadelesi, cinsel ayrımcılık/devrim, bütün kadın sorunları, hepsi” diye şıklandırmıştık anketimizi. Katılım 29 kişiyle sınırlı kalmış olsa da sizlerin katılımını öncelikli buluyor ve fikirlerinizi önemsiyoruz elbette.

Hepsi diyen oran %62. Alanlarda kadına dair her sesin biricik ve öncelikli olduğunu, bütünün ayrıştırılmanın yetersizliğini belirtmişler diye düşünüyorum.

Yüzde 15 bütün kadın sorunsalları demiş. Burada da bir bütünsellik, birleştiricilik söz konusu. Bunu da önemsemek gerekir elbette.

Cinsel ayrımcılık ve cinsel devrim arayışıyla alanlarla olanlar ya da olunmalı diyenlerse yüzde 4. Burada biraz alanlarda, özellikle son dönemlerde bazı döviz ve lolipopların “genel ahlak ya da öncelik bu mu olmalı” minvalindeki sert çıkışların etkisi var mı ya da bastırılma hissiyatı? Cinsel ayrımcılık yaşanmıyor mu, cinsellik dile getirilmemeli mi? Bu da “şu an zamanı değil” deyip, saman altı edeceğimiz konulardan mı? Öyleyse de zamanı ne zaman? Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğindeyiz oysa ki…

“Emek mücadelesi demek” diye oylamış yüzde 10’luk kesim alanlar için. Emek mücadelesi yadsınamaz ki alanların başlangıcı da bu. Bu emeğin ürünüdür kuşkusuz. Herkesin de buna saygısı sonsuzdur. Belirtmek istediğim, alanları salt emek üzerinden kodlama, beklentisine girmek ayrıştırmaya yol açar. Emeğin çeşitleri olduğu gibi hangi emeği önceleyebiliriz, hangisi için ‘daha kutsal, daha değerli’ diyebiliriz gibi açmazlara sürüklenmez mi? Görece daha iyi konumda olan, misal beyaz yakalılar da daha da ucuza gidersek legal ya da illegal çalışmaya zorlanan, zorunda kalan seks işçisi kadınlar da alanlarda yer bulabilmeli mi? Ev işçisi ya da evinde işçiliğe zorlanan kadınlar?

Emekle, kanla, terle açılan alanlarda herkes kendi önceliğinde yer alabilmeli derim. Hele de günümüzde, ülkemizde alanlara çıkabilmek, çıkmanın faturası gün geçtikçe ağırlaşıyorken…

Alanda Şule Çet dövizi de bulunmalı mesela, KHK’zede bir kadın da sesini duyurmalı. Mini eteğin de savaşı verilmeli, kendi iradesiyle örtünmüşse ve bundan da hoşnutsa başı örtülü bir kadına da yer olmalı alanda. Kürt bir kadın da ait hissetmeli kendini, trans bir kadın da o alana. Bir yandan Flormar Direnişi de ses bulabilmeli, öte yandan "çocuklardan, bedenimden de elini çek" diyebilmeli alanlar.

Bütünsellik bölünmemeli, kim kendince neyi öncelikli buluyorsa sorunlarında, öylece gelmeli alanlara. Kamusal alan biz kadınlara daha da daralıyorken, kendi aramızda da zümrelere ayrılmadan, birleşmenin, tahammül edebilmenin yollarını bulmalıyız kadınlar olarak.

Kadınlar vardır, kadınlar her yerde!

Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL