27 YAŞ LANETİ EPİZOT 1

Nedir bu “27 Yaş Laneti”, bir çeşit yetişkin sorunu mu? Yoksa fantastik korku filmlerinde görülen ve sayılarla belirtilen felaketler silsilesi mi? İkisi de değil. Bu, “27 Yaş Laneti” tarihten günümüze yaşayıp şaibeli bir ölüm ile yahut intihar ile göçüp giden müzisyenlerin öldüklerindeki yaşlarıdır. 27. yaşlarını dolduramadan aramızdan ayrılan müzisyenlerin yaşamış oldukları zorluklar ve o zorluklarla nasıl başa çıktıklarını anlatan bir yazı bu; “27 Yaş Laneti...

Jimi Hendrix

Bir müzisyen düşünün...
Bu müzisyen çocukken süpürgeyi bir gitarmışcasına çalarak büyüyüp duyduğu sesleri notaya dökmeden rahat edemeyen, sahnede kazara gitar parçalayıp bu olayı bir akım haline getiren, bir sürü müzisyene ilham ve örnek olan bir müzisyen; Jimi Hendrix.

Nam-ı diğer “Blues Müziğinin Tanrısı” dindar bir babanın ve kızılderili bir annenin oğlu olarak 27 Kasım 1942 yılında Seattle’da doğdu. 16 yaşına geldiğinde annesini kaybetti. Jimi artık öksüz bir çocuk olarak devam etmekteydi hayatına.

Jimi, okul yıllarında aykırı bir öğrenciydi. Lise yıllarında ise siyahi bir çocuk olduğu için zorbalığa maruz kalmıştı. Garfield Lisesi’nden mezun olamadı.

Gençliğinde 2 araba çalan Hendrix, ya hapse girecekti ya da Amerikan ordusuna katılacaktı. Amerikan ordusuna katılmayı seçti fakat orduda verimli bir asker olamadı. 1 yıl kadar verimsiz bir asker olduktan sonra komutanları ordudan ayrılmasının uygun olacağını belirtti. 

Jimi Hendrix, elektro gitarın babası, 18 Eylül 1970 tarihinde, Londra’da kaldığı otel odasında hayata gözlerini yumdu. Aldığı yüksek dozda alkolün kullandığı ilaçlarla tepkimeye girmesi sonucunda baygın kalmış, kusmuş ve kusmuğu ile boğulmuştur. Menajeri tarafından her 10 yılda bir anısına konserler düzenlenmektedir ve ayrıca 2003 yılında Rolling Stone dergisinde tüm zamanların en iyi 100 gitaristinden biri olarak seçildi.

Gitarın Albert Einstein’ı, Blues müziğinin tanrısı, şeytanın dahi kıskandığı adam Jimi Hendrix 27 yaşını dolduramadan göçtü aramızdan.

Kurt Cobain

Hayatı sıkıntılarıyla pençeleşmekle geçen bir başka müzisyen ise Kurt Cobain’di. Aykırı karaktere sahip olan Kurt de kısa sürede birçok müziksevere hitap etmeyi başarmıştı. 

20 Şubat 1967’de Aberdeen’de doğan Kurt Cobain zor bir çocukluk geçirdi. 

Öğrencilik yılları pek iyi sayılmazdı. Okulu bitirmek için yeterli krediyi toplayamadığından dolayı annesi evden kovmuştu. 12 yaşında gitar çalmayı öğrendi. 

Maddi sıkıntılarından ötürü okuduğu lisede hademelik yapmaya başladı. İlerleyen yıllarda bu olayı aktarmak için Smells Like Teen Spirit şarkısının klibinde göndermede bulunacaktı.

Nirvana, 1992 yılında MTV Video Müzik Ödülleri’nde en iyi yeni grup ve en iyi alternatif klip ödülüne aday gösterilerek tırmanışa geçti. Nevermind albümlerinin satışı yalnızca ABD sınırları içinde 5 milyonu aştı.

Kurt, gitar çalmayı ve söz yazmayı çok seviyordu fakat ünlü olmak istemiyordu. Hayranlarının kendisine duyduğu ilgisi rahatsız edici ve saçma geliyordu. Mide ağrıları ile baş etmeye çalışırken eroine baş vurdu. Nedeni belli olmayan sırt ağrıları da vardı ve bazen sahne arkasında bile uyuyakalmasına sebep olan narkolepsi hastalığı da vardı.

Kurt, 1989 yılında yorucu bir turne sırasında Roma’da bir gösteride 4 ya da 5 şarkı çaldıktan sonra çalmayı bıraktı ve ses sisteminin üstüne tırmandı. Sinir krizi geçiriyordu, atlamak niyetindeydi. Korkan hayranlarının ona yalvarması üzerine “Hayır hayır, sadece bir dalış yapacağım” diyordu. Korkuyla geçen bir süreden sonra nihayet Kurt aşağı inmeye ikna edildi.
Hayatına Courtney Love girdi. Birlikteliği duyulmuştu. Bir süre sonra da Courtney’in hamile olduğu öğrenildi. Gözlerden uzak bir yerde 1992 yılında evlendiler.

18 Ağustos 1992 yılında kızı Frances Bean dünyaya geldi. Courtney’in doğum için yattığı hastanede kür tedavisi gören Kurt, hayatıyla oyun oynamayı bıraktı ve temizlendi. 

Bir süre sonra eşi Courtney ile kavga etti. Kendisini bir odaya kilitlemişti. Polisler evde yaptığı aramada birçok silah, mermi ve çeşitli haplar buldu. Kurt, eşiyle birlikte Los Angeles’ta bir uyuşturucu tedavi merkezine gitti ama orada sadece 48 saat geçirdikten sonra merkezi terk etti.

Kurt henüz 12 yaşındayken evden kovan annesi Wendy O’Connor, oğlunun 6 gündür kayıp olduğunu ihbar etti. 8 Nisan 1994’te Kurt’ün cesedi, Seattle’daki evinin garajında, alarm sistemi takmak için gelen bir elektrikçi tarafından bulundu. Göğsünün üzerinde bir pompalı tüfek ile sırt üstü uzanmış durumdaydı. Tek bir kurşun ile yüzüne ateş etmişti.

Geride bir intihar mektubu bırakan Kurt Cobain’in ölümü daha sonra ortaya çıkan deliller yüzünden intihar mı yoksa cinayet mi şeklinde kafa karıştırdı ve hiçbir zaman açığa çıkmadı. Bırakılan mektup “Sizi seviyorum, sizi seviyorum!” sözleri ile sona eriyordu.

3 aylık bir Kuzey Amerika turnesinden sonra MTV kanalı için New York’ta bir Unplugged konser vermişlerdi. Bu konserde Kurt Cobain cover parçalar söylemişti. Seçmiş olduğu şarkılar genelde ölüm ve şöhret temalıydı. Kurt Cobain sanki öleceğini biliyormuş gibi sahneyi zambaklarla donatmıştı.

İstemediği ve her zaman ittiği şöhretinin hala peşini bırakmadığı Kurt Cobain’in de 27 yaşında hayata gözlerini yumması, bizleri 27 yaşının lanetli oluşuna inandırmak için gerekli olan birkaç veriden sadece biri.
 
Etiketler:
PAYLAŞ : Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Pinterest'te paylaş Linkedin'de paylaş Tumblr'da paylaş

Bültenİmİze abone olun

KAYDOL